Sözcü Plus Giriş

Kalın: F-35’ler ülkemize mutlaka gelecektir

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, kabine toplantısının ardından yaptığı açıklamada, "F-35 programından Türkiye’nin haksız bir şekilde çıkartılmaya çalışılması adımıdır. Mevkidaşlarımızla konuşmaya devam edeceğiz. Orta uzun vadede bu sorun mutlaka aşılacaktır. Türkiye’nin hakkı olan F-35’ler ülkemize mutlaka gelecektir" dedi.

18:36 -

Cumhurbaşkanlığı kabinesi saat 16.00’da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında Beştepe’de toplandı. Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın, toplantı sonrası açıklamada bulundu. Kalın, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın toplantıda yaptığı açılış konuşmasında, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin vatandaşlara daha iyi hizmet verilmesi noktasındaki öneminin altını çizdiğini kaydetti.

İLGİLİ HABERABD'den flaş F-35 açıklaması: Türk pilotlara eğitim geçen hafta durdurulduABD'den flaş F-35 açıklaması: Türk pilotlara eğitim geçen hafta durduruldu

“CUMHURBAŞKANIMIZIN TALİMATLARI OLDU”

Toplantıda S-400 ve F-35 geriliminin gündeme geldiğini ifade eden Kalın, “Bu tür operasyonlara karşı savunma sanayii alanında ve teknoloji katkı payı yüksek üretim alanlarında faaliyetlerin artırılması konusunda da Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatları oldu. Bununla ilgili de özellikle ihracat gücümüzü artırmaya dönük adımlar ve tedbirler bundan sonra kararlı bir şekilde adımlar atılmaya devam edilecek” dedi.

“BİRİMLERİMİZ BU SÜREÇLERİ TAKİP EDİYOR”

Kalın, terör örgütü PKK ile mücadelenin kararlılıkla devam ettiğini belirterek, “Özellikle 31 Mart'ta yapılan seçimler, 23 Haziran'da yapılacak olan seçimlerin dinamikleri dikkate alındığında terör örgütünün ortalığı bulandırmaya dönük bir takım adımlar atmaya çalışacağını, terör saldırılarına yeltenebileceğini dikkate alarak birimlerimiz teyakkuz halinde bu süreçleri de takip ediyorlar” diye konuştu.

3 BAKANLIK SUNUM YAPTI

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın İdlib’de yaşanan gelişmelerin endişe kaynağı olduğunun altını çizdiğini aktaran Kalın, “Gerek İdlib'de, gerek Tel Rıfat’ta, gerek Fırat’ın doğusunda bu güvenlik alanının sağlanması ve ülkemize dönük herhangi bir tehdidin ortaya çıkmaması için bundan sonra da gerekli adımlar atılmaya devam edilecektir” ifadelerini kullandı. Kalın, toplantıda Milli Savunma Bakanlığı’nın, Milli Eğitim Bakanlığı'nın ve Dışişleri Bakanlığı'nın sunumlar yaptığını da belirtti.

“PKK DEVLETİ İHTİMAL DIŞI”

Suriye’de yaşanan gelişmelerin yakından takip edildiğini vurgulayan Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın, “Sayın Cumhurbaşkanımızın dirayetli liderliği sayesine, hemen güneyimizde Türkiye-Suriye sınırında kurulmak istenen PKK devleti artık ihtimal dışı hale gelmiştir. Bunu Afrin'de de, İdlib'de de, Fırat'ın doğusunda da kararlı bir şekilde yapmaya devam edeceğimizden hiç kimsenin şüphesi olmasın” dedi.

“ULUSAL ÇIKARLARIMIZI ESAS ALAN POLİTİKA İZLİYORUZ”

ABD Savunma Bakanı Vekili Patrick Shanahan’ın Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’a gönderdiği mektuba değinen Kalın, Türkiye’nin barışın, istikrarın, huzurun ve karşılıklı saygının merkezde olduğu bir dış politika izlediğini vurguladı. Kalın, şöyle konuştu:

“Biz adımlarımızı atarken bütün dinamiklerin birbirini etkiler hale geldiği dünyada ulusal çıkarlarımızı esas alan bir dış politika izliyoruz. Bunun için de 360 derece perspektifinde dünya olaylarına bakıyoruz. Bizim AB, ABD ile Rusya, Çin gibi küresel aktörlerle, Ortadoğu-İslam ülkeleriyle, Afrika, Uzak Doğu ve Latin Amerika ile ilişkilerimiz bir sıfır toplamlı dış politika perspektifine dayanmaz. Tam tersine biz bir ilişki öbeğini, bir başka ilişki öbeğinin alternatifi olarak görmedik.”

“MİLLİ GÜVENLİĞİ SAĞLAMAYA DÖNÜK ADIMLAR”

Avrupa ve Amerika ile kurdukları iyi ilişkilerin, Rusya ve Çin’le kurdukları ilişkilere bir mani teşkil etmeyeceğine vurgu yapan Kalın, “Hala dış politikayı ve dünyayı sıfır toplamlı bir perspektiften okumaya çalışanlar zaman zaman bu tür spekülatif haberler yaparak, Türkiye'nin NATO'daki statüsünü tartışmaya açmaya çalışmaktalar. Türkiye’nin geleneksel ittifak sistemlerden çıkıp başka alanlara yöneldiğini iddia etmekteler. Hâlbuki biz tamamen ulusal çıkarlarımız çerçevesinde, herkesle karşılıklı saygı ve çıkar ilişkisi temelinde kapsamlı ilişkiler geliştirmeyi hedefliyoruz. Güvenliği de bu çerçevede bir bütün olarak ele alıyoruz. S-400, Patriot, F-35 meselesi, bütün bunlar Türkiye'nin milli güvenliğini sağlamaya dönük adımlardır. Biz güvenliği bir bütünlük içinde ele aldığımız için şunu ifade ediyoruz; ‘hepimiz güvende olmadan hiçbirimiz güvende değiliz.” dedi.

“BU DEVLET CİDDİYETİNE YAKIŞMAZ”

Kalın, açıklamalarının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı. Kalın, Milli Savunma Bakanlığı’na F-35 savaş uçakları hakkında ABD Savunma Bakanlığı’ndan gönderilen mektuba ilişkin soru üzerine, şunları söyledi:

“Sayın Savunma Bakanımıza gönderilen bu mektup, sadece üslubu değil, muhtevası itibarıyla müttefiklik ruhuna da aykırıdır, ikili ilişkilerin nezaketine de aykırıdır. Türkiye Cumhuriyeti gibi bir egemen ve bağımsız bir ülkenin durduğu yere de tamamen karşı bir yaklaşım. Bu mektubun tabii neredeyse gönderildiği zamanla eş zamanlı olarak sızdırılmış olması da bir ciddiyetsizliktir. Bu tür yazışmalar devlet kurumları arasında yapılır, bunların bir mahremiyeti vardır. Bunlar aynı gün, birkaç saat içinde veya ileriki zamanlarda, kamuoyu ya da basın üzerinden baskı oluşturmak amacıyla sızdırılmaz. Bu devlet ciddiyetine yakışmaz. Biz bu mektubu aldığımız zaman değerlendirmelerimizi yaptık, ilk açıklamada bir cevap hazırlanıyor denmişti, burada bir değişiklik yok.”

“BOLTON İLE TELEFON GÖRÜŞMESİ YAPTIM”

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’ın ve diğer ilgililerin Amerikalı muhataplarıyla temaslara devam ettiklerini hatırlatan Kalın, şöyle konuştu:

“Ben de biraz önce Sayın Trump’ın Ulusal Güvenlik Danışmanı Sayın Bolton ile telefon görüşmesi yaptım. Biz hiçbir zaman bu ilişkileri germekten, koparmaktan, vesayet altına birilerinin almaya çalışmasından yana olmadık. Bu ilişkileri yönetirken, karşılıklı çıkar ve saygı temelinde her zaman kendimize temel ilke ittihaz ettik. Buradan bir geri dönüş söz konusu değildir. Bu cevap hazırlanırken de mektubun muhtevasına, üslubuna, perspektifine uygun bir cevabın verileceğinden hiç kimsenin endişesi olmasın. Ama müzakerelerimiz devam edecek, görüşmelerimiz devam edecek. F-35 programından Türkiye'nin haksız bir şekilde çıkarılmaya çalışılması adımı, pilotlarımızın eğitiminin askıya alınması, başka yaptırımların gündeme gelmesi, bu konuda Pentagon'un hukuki zemini olmadan, resen bir takım inisiyatiflere yönelmesi, ittifak ruhuna aykırıdır, Türkiye'nin egemenlik haklarına da saygısızlıktır. Bunları her vesileyle görüşmeye devam edeceğiz.”

“PLANLANAN TELEFON GÖRÜŞMESİ YOK”

Kalın, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, ABD Başkanı Donald Trump ile telefon görüşmesi yapıp yapmayacağı yönündeki soruya, “Bizlerin bu temaslarının neticesine bağlı olarak kendisinin bir telefon görülmesi olabilir, ama şu an itibariyle planlanan bir görüşme yok. Zaten yaklaşık 15-16 gün sonra Japonya'da bir ikili görüşme yapacağız” diye yanıt verdi.

“F-35'LER ÜLKEMİZE MUTLAKA GELECEKTİR”

Türkiye’nin F-35 projesinin müşterisi değil, ortağı olduğunun altını çizen Kalın, şöyle devam etti:

“1 milyar doların üzerinde buraya fon katkısı yaptık, üretimlerin bir parçasıyız. Pilotlarımız teknik elemanlarımız eğitimlerini alıyor, bu uzun vadeli bir yatırım. Umarız Amerikan yönetimi, özellikle Pentagon, bu S-400 meselesini bahane ederek burada ikili ilişkilere zarar verecek, kalıcı zarar verecek tavır ve tutumlarından bir an önce vazgeçerler. Çünkü orta uzun vadede bu sorun mutlaka aşılacaktır. Türkiye’nin hakkı olan F-35’ler ülkemize mutlaka gelecektir.”

“GÜVENLİK ZAAFININ OLUŞMASI SÖZ KONUSU BİLE DEĞİL”

TBMM’de görüşülen ‘Askeralma Kanun Teklifi’ne getirilen eleştirilerin hatırlatılması üzerine Kalın, muhalefetin getirdiği önerilerin mutlaka değerlendirileceğini kaydetti. Teklifin çok hassas bir şekilde hazırlandığını belirten Kalın, sözlerini şöyle tamamladı:

“Birçok aşamadan gelindi, istişareler yapıldı, TSK’nın askeri kapasitesi hem sayı, hem nitelik olarak etraflı şekilde ele alındı. Onun üzerine bu yasa bu şekilde teklif olarak getirildi. Orada Türkiye'nin güvenlik ihtiyaçlarının karşılanmasında zaafa yol açabilecek bir uygulamayı gündeme getirmemiz, zaten söz konusu olamaz. Böyle bir güvenlik zaafının oluşması söz konusu bile değil. Tam tersine TSK'yı daha aktif, modernize, atak, güçlü, koordineli hale getirici bir yasadan bahsediyoruz. Ama buna ilave olabilecek, bu değerleri daha da kuvvetlendirebilecek teklifler varsa bunlara olumlu bakılabilir. Şu aşamada böyle bir zaafa yol açabilecek bir endişenin olmaması gerektiğini ifade etmek isterim.” DHA

Son güncelleme: android-time 21:17 13.06.2019
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more