Sözcü Plus Giriş

Mahmut Tanal, TBMM’deki saldırı girişiminin detaylarını anlattı

CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal, TBMM'de Meclis çalışanını rehin almak isterken etkisiz hale getirilen DHKP-C terör örgütü mensubu biri kadın 2 kişi ile ilgili, "TBMM'ye ziyaretçi olarak gelen bir kişi, kesici ve delici aletlerle nasıl içeri girebiliyor? Atatürk tişörtüyle vatandaş Meclis'e giremezken, demek ki terör örgütü üyeleri ve terör örgütü bağlantısı olan şahıslar, kesici ve delici aletle makamıma kadar girebiliyormuş. Olayın 5 saat sonra duyurulması asıl amacı gösteriyor" dedi. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Altun, TBMM'deki saldırı girişimine ilişkin, "DHKP-C’li iki teröristin Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde gerçekleştirmeye çalıştığı terör eylemi doğrudan millet iradesini hedef alan bir saldırı girişimidir" ifadelerini kullandı.

10:30 -

Salı günü öğle saatlerinde, TBMM binasının ziyaretçi kabul bölümünde görevli personeli rehin almaya çalıştıkları öne sürülen iki kişi gözaltına alındı.

TBMM Başkanlığı, TSİ 14:50 civarında yaşanan olay hakkında açıklama yaptı ve zanlıların banko görevlisini rehin almaya çalıştığını duyurdu.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, konuyla ilgili yaptığı yazılı açıklamada, zanlıların kesici aletlerle Meclis personeline saldırmaya çalıştıkları ve “orantılı güç kullanılarak etkisiz hale getirildikleri” aktarıldı.

Savcılık, zanlılardan Eylem Yücel’in üzerinden bomba süsü verilmiş bir düzeneğin çıktığını da açıkladı.

Açıklamanın devamında şüpheli Mulla Zincir ve Eylem Yücel isimli şüphelilerin, DHKP/C üyesi oldukları yönünde suç kayıtları olduğu ifadesi de yer aldı:

“Adı geçen şahısların yapılan UYAP/ARŞİV tetkikinde; DHKP/C terör örgütü üyesi olmak, örgüt propagandası yapmak, Kanuna Aykırı Toplantı ve Yürüyüşlere Silahsız Katılarak İhtara Rağmen Kendiliğinden Dağılmama suçlarından bir çok suç kaydının olduğu ve haklarında açılmış kamu davalarının bulunduğu tespit edilmiş ve Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatı ile gözaltına alınmışlardır.”

‘Millet iradesini hedef alan bir saldırı girişimidir.’

Olayla ilgili olarak, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun da Twitter hesabı üzerinden bir değerlendirme yaptı.

Altun, ‘terör eylemi’ olarak tanımladığı olayın ‘doğrudan millet iradesini hedef alan bir saldırı girişimi’ olduğunu savundu:

“DHKP-C’li iki teröristin Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde gerçekleştirmeye çalıştığı terör eylemi doğrudan millet iradesini hedef alan bir saldırı girişimidir. Milletimizin huzuruna yönelik bu terör eyleminin iç ve dış tüm bağlantıları ortaya çıkarılacak ve hesap sorulacaktır. ”

‘Mahmut Tanal’ın ismini vererek Meclis’e girmek istediler’ iddiası

Demirören Haber Ajansı, olayla ilgili haberinde, iki şüphelinin TBMM’ye CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal’ı ziyaret edeceklerini söyleyerek girmek istediklerini duyurdu.

Mahmut Tanal ise olayla ilgili basın açıklaması düzenledi ve “Söz konusu şahısları kesinlikle ama kesinlikle tanımıyorum, hayatımda hiç karşılaşmadım” dedi.

Şüpheli Mulla Zincir’in Salı günü daha erken saatlerde odasına ziyaretçi olarak girmiş olduğunu, daha sonra çıkarak yaklaşık 3 saat sonra Eylem Yücel adlı kişiyle yeniden Meclis’e girmeye çalıştığını belirtti ve Mulla Zincir’in girişte yapılan GBT (Genel Bilgi Toplama) kontrolünde örgütle bağlantısı tespit edildiyse daha erken saatlerde Meclis’e girişine nasıl izin verildiğini sorup tepki gösterdi:

“Polis, GBT sorgulaması sonucu şahısların terör örgütleriyle bağlantılarını tespit edip beni uyarması gerekirken bunu yapmamıştır. Hiçbir milletvekilinin ziyaretçilerin meclise girişine izin verme yetkisi yoktur. Danışman arkadaşlarımız randevu isteyen kişileri kimlik numaralarıyla sisteme bildirir, Meclis İdaresi bu talebi onaylama veya reddetme yetkisine sahiptir. Yasaklı olan kişilerin Meclis’e alınmaması gerekiyor, kimin girişinin sakıncalı olup olmadığını 600 milletvekili bilemez, bunu GBT’sini ve sorgulamasını yapan emniyet yetkilileridir, meclis idaresi tespit edip ona göre izin verir ya da vermez” dedi.

Tanal bu kişinin Meclis’e yeniden girişi için randevu sistemine tarafınca bir giriş yapılmadığına da dikkat çekti.

OLAY 5 SAAT SONRA DUYURULDU

Saldırı girişiminde bulunan şüphelilerin bazı basın kuruluşlarında kendisi ile ilişkilendirilmeye çalışılmasına da tepki gösteren Tanal şöyle devam etti/span>

“Bu menfur olay üzerinden 5 saat geçtikten sonra son dakika haberi olarak basına servis edilmiştir. olayın olduğu saat 15, olayın servis edildiği saat 5 saat sonra. Burada aslında yaratılmak istenen, hadise, menfur olay, geceleyin olmuş gibi bir karanlık emelle Mahmut Tanal’ı da bu alana çekerek nasıl CHP’yi nasıl milletvekili terör örgütleriyle ilişkilendirebiliriz, nasıl irtibatlandırabiliriz, asıl amaç ve hedef, 5 saat sonraki servisin asıl amacı budur. ‘Mahmut Tanal izin verdi’ diye yazarak, şahsımı bu menfur saldırının sorumlusu olarak göstermeye çalışan basını kınıyorum. Çünkü bu hadisede bir mağdur varsa, o mağdur yaralanan kardeşim polistir, rehin alınmak istenen meclis personelidir ve aynı zamanda mağdur olan benim.”

‘ASIL HEDEF BENDİM’

Tanal, Mulla Zincir’in Fransa’dan geldiğini, yurt dışına çıkış yasağı olduğunu ve bu sorunun çözümünde nasıl bir yol izlemesi gerektiğini sorduğunda, hukukçuya gitmesi gerektiğini söylediğini belirtti. Şahsın odasından kalkmak istemediğine işaret eden Mahmut Tanal “Belki burada fırsat bulamadı. Burada bence asıl hedef bendim. Nasıl ki DHKP-C terör örgütü mensupları, İstanbul Cumhuriyet Savcımız Mehmet Selim Kiraz’ı adliyedeki odasında alçakça şehit etmişti. Erkek şahıs fırsat kollayıp beni rehin almak istemiş olabilir. Çünkü odam çok kalabalıktı. O kalabalıkta bu fırsatı bulamamış da olabilir. Hatta danışmanlarımdan bir tanesi avukattır. Aynı zamanda avukat sorunlarıyla ilgili gelen 3 tane avukat vardı odamda. Tutulan kayıtlara göre, Mulla Zincir isimli şahsın benden sonra Meclis’ten çıkış saati 12.30’dadır. Saat 14.50’de Mulla Zincir isimli şahıs, Eylem Yücel isimli kadın şüpheliyle birlikte Meclis’te saldırı eylemini gerçekleştiriyor. Benden gittikten sonra, Meclis’ten çıkış yaptıktan sonra benim insanların davranışlarını, hallerini hareketlerini, eylemlerini kontrol edebilme şansım yok ki. Benim böyle bir görevim de yok, sorumluluğum da yok” dedi.

DHA

‘TERÖR ÖRGÜTÜ ÜYELERİ MAKAMIMA KADAR GİREBİLİYORMUŞ’

Mahmut Tanal, şahsın saldırıyı gerçekleştirdiği ikinci gelişinin kendisiyle irtibatlandırılmasını anlayamadığını söyleyerek, “Burada güvenlik zafiyeti var aslında. Güvenlik açığının üzerinde kimse durmuyor. TBMM’ye ziyaretçi olarak gelen bir kişi, kesici ve delici aletlerle nasıl içeri girebiliyor? Güvenlik görevlilerinin işi ne peki? Ziyaretçi Kabul Salonu’nda banko sıralarına gelene kadar iki güvenlik kapısı var. İki kapı da X-Ray cihazlarıyla, yüz tanıma sistemleriyle donatılmış. Birinci kontrol noktasından geçiyor, her nasılsa fark edilmiyor. İkinci kapıda da fark edilmiyor, kimse şüphelenmiyor ve makamıma kadar çıkıyor. Yine ziyaretçi kabul salonundan Halkla İlişkiler binasına girerken kapıda polisler bekliyor. Şüphelendikleri şahısları durdurup kimlik sorgulaması yapabiliyorlar, üst araması gerçekleştirebiliyorlar.  Atatürk tişörtüyle vatandaş Meclis’e giremezken, demek ki terör örgütü üyeleri ve terör örgütü bağlantısı olan şahıslar, kesici ve delici aletle makamıma kadar girebiliyormuş. ‘Mahmut Tanal izin verdi’ diye yazarak şahsımı bu menfur saldırının sorumlusu olarak göstermeye çalışıyorlar. Oysaki bu hadisede bir mağdur varsa o da ben ve yaralanan polis kardeşimiz ile rehin alınmaya çalışılan personeldir” dedi.

DHA

‘KİMİN SAKINCALI OLUP OLMADIĞINI BİLEMEYİZ’

Hiçbir milletvekilinin, Meclis’e ziyaretçilerin girişine izin verme yetkisi olmadığına dikkat çeken Tanal, “Danışman arkadaşlarımız sadece randevu isteyenleri, TC kimlik numaraları ve isimleriyle birlikte sisteme bildirir, yani talepte bulunur. Meclis idaresi, bu talebi onaylama veya reddetme yetkisine sahiptir. Yani yasaklı olan kişilerin, terör örgütü üyelerinin alınmaması gerekiyor. Kimin girişinin sakıncalı olup olmadığını, kimin terör örgütü üyesi olup olmadığını biz milletvekilleri bilemeyiz. Bunu GBT sorgulamasını yapan emniyet yetkilileri ve Meclis idaresi tespit edip ona göre izin verir ya da vermez, Meclis’e girişini onaylar veya yasaklar.”

DHA

‘BUGÜN HAYATTA OLMAYABİLİRDİM’

Mahmut Tanal, Meclis’teki odasında DHKP- C’li terörist tarafından odasında şehit edilen İstanbul Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim Kiraz’ın Türk bayraklı fotoğrafının yer aldığını anımsatarak, “Benim Yargı Şehidimiz Mehmet Selim Kiraz’ı katleden terör örgütünün mensuplarıyla buluşmam, görüşmem, hele ki bunun Meclis çatısı altında yapıldığı iddiası akla, mantığa sığmaz. Kadın şahıs, polislerce içeri alınmıyor, erkek şahıs içeri alınıyor. Mulla Zincir isimli şahsın makamıma giriş-çıkışı toplam 15 dakikadır. Oysa kayıtlarda kapı giriş saati 11.09’dur, kapı çıkış saati 12.30’dur. Erkek şahıs kalan süre zarfında Meclis’te nereleri dolaştı? Benden sonra kimlerle görüştü? Olayın iç yüzü hiçbir şüpheye mahal vermeyecek şekilde aydınlatılmalıdır. DHKP- C terör örgütü bağlantılı erkek şüpheli, odama kadar kesici-delici aletle mi geldi? Burada asıl hedef Mahmut Tanal’dı. Hedef seçildiğimi düşünüyorum. Fırsat bulamadılar. Makam odamın içerisi çok kalabalık olmasaydı bugün hayatta olmayabilirdim. Şahsın hareketleri tuhafıma gitti. Odama diğer ziyaretçileri, danışmanlarımı almamış olsaydım ve kapıyı kapatmış olsaydım iş bitmişti bence. İkinci şehit Savcı Mehmet Selim Kiraz vakası yaşanabilirdi. Erkek şahıs, yanında getirdiği kesici ve delici aletle beni rehin alabilir, saldırabilirdi” diye konuştu.

‘İLKİNDE HEDEF KILIÇDAROĞLU, İKİNCİSİNDE BENDİM’

Mahmut Tanal, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Çubuk’taki şehit cenazesinde saldırıya uğradığı olayı hatırlatarak, “Dünkü hadise Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun Çubuk’ta şehit cenazesinde linç girişimine maruz kalmasının, partimize yönelik kumpasın ikinci ayağıdır. İlkinde hedef Kemal Kılıçdaroğlu’ydu, ikincisinde hedef Mahmut Tanal’dı. Bu yıldırma politikasıdır. Bu kirli olay üzerinden kumpas kuruluyor. Burada kim kirli hesap içerisine girmişse amaçlarına ulaşamayacaklardır. Çünkü benim alnım ak, vicdanım da rahattır. 23 Haziran İstanbul seçimlerine doğru yol alırken herkesin azami hassasiyet gösterip sorumlu davranması lazım. Provokasyonlarla bu süreci sabote etmek isteyenler, seçmene yönelik algı operasyonları başlatanlar çıkacaktır. Bu hadise nedeniyle bir kez daha üzerine basa basa vurguluyorum ki, Mahmut Tanal olarak her türlü terör eylemini, girişimini, saldırısını lanetliyorum. Ayrım yapmaksızın tüm terör örgütlerini lanetliyorum. Terörle bir yere varılamaz. Terör insan hakları düşmanıdır, hukuk devleti düşmanıdır, demokrasi düşmanıdır, milli birlik ve beraberliğimizin, dayanışmanın, kardeşliğin düşmanıdır. Algı operasyonlarıyla bizi terör örgütleriyle yan yana getirmek isteyenleri de kınıyorum, bu mübarek ramazan ayında onları Allah’a havale ediyorum” diye konuştu

Son güncelleme: android-time 11:46 16.05.2019
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more