Sözcü Plus Giriş

‘Reis hakkımızı yedirme’

İhlaszedeler, zaman aşımı için geri sayımın başladığını hatırlatarak Cumhurbaşkanı Erdoğan’a seslendi: Göz göre göre paralarımızın üzerine çökecekler. Cumhurbaşkanımız artık feryadımızı duysun.

Fatma VURGUN
06:00 -
‘Reis hakkımızı yedirme’

Gökben Reçel, 40 yaşında bir İhlaszede… Vaziyeti “Faizden kaçalım derken bunlara yakalandık” diye anlatıyor. İhlas'a 15 bin dolar kaptırmışlar, annesinin Hac için biriktirdiği parayı. Mağduriyetlerini şöyle anlatıyor:

“Dini duygularımızı suistimal ettiler. Din ile alakası yok tüm bunların. FETÖ darbe yaptı ülkeyi sarstı. Bunlar da maddi yönden sarstı. Sayın Cumhurbaşkanımız'a sesleniyoruz. Bizim sesimizi duysun. Bu yıl zaman aşımına takılacağımız söyleniyor. Göz göre göre paralarımızın üstüne çökecekler. Sayın Cumhurbaşkanım artık bizim feryadımıza duyarsız kalmasın. Paralarımızı kurtarmak istiyoruz.”

MÜCADELEDEN YORGUN DÜŞTÜLER Gökben Reçel ve Cengiz Tayfur iki İhlaszede. Yıllardır İhlas'a kaptırdıkları paraların peşinde koşuyorlar. Yorgunlar… Bir an önce mağduriyetlerinin giderilmesini istiyorlar. Gözleri Meclis ve Cumhurbaşkanlığı'nda…

MÜCADELEDEN YORGUN DÜŞTÜLER
Gökben Reçel ve Cengiz Tayfur iki İhlaszede. Yıllardır İhlas'a kaptırdıkları paraların peşinde koşuyorlar. Yorgunlar… Bir an önce mağduriyetlerinin giderilmesini istiyorlar. Gözleri Meclis ve Cumhurbaşkanlığı'nda…

Taksici Cengiz Tayfur da İstanbul'da yaşayan bir İhlas Finans mağduru. On binlerce İhlaszede'den biri… 19 yıl önce 400 bin lirasını İhlas Finans'a yatırdı. Parayı yatırdığında 32 yaşındaydı. Bugün 51 yaşında. Umudunu CHP'nin Meclis'e getireceği yasa teklifi ile Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'a bağlamış durumda. “Artık devletin paramızı almak için bir şeyler yapmasını talep ediyoruz. Reis sesimizi duysun” diyor. İşte 19 yıldır parasını kurtarmak için çaba sarf eden Cengiz Tayfur'un yaşadıkları:

SESİMİZİ DUYUN: 19 yıldır çok zor şeyler yaşıyoruz. Borçlandık, kendi paramız durduğu halde biz başka bankalardan borçlanarak işlerimizi çevirmeye çalıştık. Bu 70 bin insanın haklarını devlet savunmak zorunda. Bugüne kadar devletin sessiz kalmasını da hiçbir şekilde anlayamıyoruz. Sonuçta bu insanlar devletin yetki verdiği bir kuruma parasını götürüp yatırdı. Devlet her ay bu insanların parasından vergi kesti. Dolayısıyla vergisini aldığı bir hesabın ve mevduat sahibi olan bu insanları yalnız bırakmasını aklımız almıyor. Sayın Cumhurbaşkanı, Reis artık sesimizi duysun.

Cengiz Tayfur

Cengiz Tayfur

ADALETİN SUSKUNLUĞU

PARAMIZ ERİDİ: İhlas Finans'a 400 bin TL'ye yakın bir yatırımda bulundum. O zamanlar bir ticari taksinin dörtte biri bir meblağa denk geliyordu. Bugün bir ticari taksi 1 milyon 400, 1 milyon 600 TL civarında yani 400 bin gibi bir rakam ama bugünün parasına vurduğunuzda bir araba bile alamıyorsunuz. Adaletin de bu konuda ilginç bir suskunluğu var. Devletin yetkililerini özellikle savcılarımızı göreve davet ediyoruz. Bu insanlar daha nereye kadar bizim paramızı yemeye devam edecek?

2 KEZ DOLANDIRILDILAR: İhlas Finans'ın bazı mağdurları ikinci bir kez dolandırdığını belirten Tayfur, “Birçok İhlaszede'ye temlik imzalatıldı. Temlik; İhlas'ta alacağım yoktur, herhangi bir başka şirketten paramı alacağım diye imza atıyorsunuz. Beni de çağırdılar. Elime bir metin verdiler, metni okudum ve beynimden vurulmuşa döndüm. Asla imzalamadım. Şimdi temlik yapanlar da geri dönmeye çalışıyor ama dönemiyor. Onlar ikinci bir aldatılma yaşadılar.

Bir çorba içemedik ona yanarım

Seviye İmamoğlu (44)

Rukiye İşbilen (59)

Faiz haram dedik. İhlas Finans'a 26 bin dolar yatırdık. Bu para eşimin emekli tazminatıydı. Dişimizden tırnağımızdan artırıp yatırım diye yatırdık. İlk zamanlarda ödeme yapıyorlardı. Daha sonra da kesildi. Eşim, “Yanarım da tazminatımla bir çorba dahi içemedim ona yanarım” der hep. Eşim, gırtlak kanseri oldu. Parasızlıktan 12 bin lira bankadan kredi çekip ameliyat yaptırdık. Tekstil atölyemiz vardı, sıkıntıya düşünce kapattık. İki kızım üniversitede okuyor. Bu yapılanlar Müslümanlığa hiç mi hiç yakışmıyor. Tek umudumuz Cumhurbaşkanımızın sesimizi duyması. Sayın Erdoğan artık sesimizi duysun. Bizim için tek çare artık onun vereceği kararda.

Banka kredisiyle yaşıyoruz

1995 ile 1996 yıllarında “Faize bulaşmayalım” diyerek İhlas Finans'a tam 38 bin dolar yatırdım. İşlerimiz de çok güzeldi. Tekstil işi yapıyorduk. İhlas Finans kapandı paramız da içeri de kaldı. Bir daha da alamadık. İşimizi kaybettik. Çocuğum o zaman 2 yaşındaydı bugün üniversiteye gidiyor. Bankalardan kredi çekerek okutuyoruz. Hâlâ bankadan çektiğimiz kredilerle ihtiyaçlarımızı hallediyoruz. Bir Müslüman diğer bir Müslümana bunu yapar mı? Müslümanlıkla alakaları yok. Şimdi de zaman aşımı tehlikesi ile karşı karşıyayız. Çaresizce devletin vereceği kararı bekliyoruz. On binlerce kişinin mağduriyeti görmezden gelinmemeli.

Tüm son dakika haberleri için tıklayın.

Son güncelleme: android-time 09:31 01.02.2019
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more