Sözcü Plus Giriş

‘Şehirler insanlar içindir, araçlar için değil’

İYİ Parti, sürdürülebilir ve daha yaşanılır bir çevre için neler yapılması gerektiğine ilişkin panel düzenledi. Panelde konuşan İBB Trafik ve Ulaşım Komisyonu Üyesi Suat Sarı, İstanbul'da ulaşımın çevreye etkisi konusunda çarpıcı bilgiler verdi. İstanbul'da her gün 778 kaza meydana geldiğini belirten Sarı, "Mottomuz şu olacak; şehirler insanlar içindir, araçlar için değil" dedi. İSTAÇ Genel Müdürü Mustafa Canlı da, İstanbul'da günlük 18 bin 570 ton evsel atık toplandığını aktararak, İstanbul'un enerji ihtiyacının yüzde 3'ünün geri dönüşümden sağlandığını söyledi.

Ümit TÜRK
11:15 -
‘Şehirler insanlar içindir, araçlar için değil’

İYİ Parti İstanbul İl Başkanlığı, sürdürülebilir daha iyi bir çevre için şehircilik yönetiminin nasıl olması gerektiğine dair panel düzenledi. Panele katılan İBB’ye bağlı İSTAÇ A.Ş. Genel Müdürü Mustafa Canlı, İstanbul’da her gün 18 bin ton evsel atık topladıklarını belirtti. İstanbul’da geri kazanım sağlayan iki tesis bulunduğunu aktaran Canlı, “Yılda 49 bin 100 ton kompost atıktan üretilmiş cam ekonomiye geri kazandırılıyor. Geri kazanım yapılmayınca evsel atıklar depolanıyor. İstanbul’da günde 18 bin 570 ton evsel atık toplanıp depolama alanlarına götürülüyor” dedi.

“3 YILLIK TAŞIMANIN MALİYETİ, ARITMA TESİSİNE BEDEL”

Atıkların taşıma işleminde meydana gelen çöp sızıntılarının çevreye ve sağlığa önemli ölçüde zarar verdiğinin bilincinde olduklarını belirten Canlı, günde 700 seferle yaptıkları çöp taşımanın büyük bir maliyetinin olduğunun altını çizdi.Canlı, “En önemli sorun çöp sızıntısıdır. İki tane arıtma tesisimiz var. Yaptığımız analizde çöp suyunun 3 yıllık taşıma bedelinin, çöp sızıntısı arıtma tesisinin maliyetine bedel olduğunu gördük. Bu tedbir alınmamış maalesef. Bu, İSTAÇ için önemli bir sorun, belediye başkanımıza da ilettik. Bir an önce yapıp işletmeye koymalıyız. O tesisin üçte bir maliyetini taşımaya veriyorsunuz” diye konuştu.

İSTAÇ A.Ş. Genel Müdürü Mustafa Canlı

ÇÖP GAZINDAN ENERJİ ÜRETİMİ

Çöp gazından enerji üretimine de dikkat çeken Canlı, “Şu anda 72 megavatlık kurulu gücümüz var. Bununla biz, İstanbul’daki meskenlerin tüketim ihtiyacının yaklaşık yüzde 3’ünü karşılıyoruz” dedi. Canlı, çöpten enerji üretme konusunda gelişmiş ülkelerin tercih ettiği yöntemin yakma metodu olduğunu, İSTAÇ’ın da ileriki dönemde bu yönde tesisleşmeye gideceğini ve bu şekilde enerji üretim miktarını da artırmayı hedeflediklerini söyledi.

İSTANBUL EN KÖTÜ TRAFİĞE SAHİP ŞEHİRLER ARASINDA 10. SIRADA

Panelde konuşan Sarı, dünyadaki gelişmiş ülkelerin trafik yoğunluğu ve çevreye etkilerini inceleyen bilimsel bir araştırmanın sonucunu paylaştı. Dünyada en iyi trafiğe sahip 10 şehrin sırasıyla Düsseldorf, Dubai, Zürih, Tokyo, Basel, Singapur, Dortmund, Viyana, Münih ve Kanada’nın Calgary şehri olduğunu belirten Sarı, İstanbul’un ise en kötü trafiğe sahip şehirler arasında onuncu sırada olduğunu belirtti. Sarı, bu şehirleri en iyi yapan kriterlerin ise ‘trafik yoğunluğu, toplu taşıma kullanımı, araç park ücretleri, hava kirliliği, kaza oranı, yol kalitesi ve öfke kontrolü’ olduğunu kaydetti.

“ÖFKESİZ SÜRÜCÜLERE İHTİYACIMIZ VAR”

Sarı, “Çevre şartlarında daha verimli olmanız için toplu taşımanın çok iyi olması lazım ki, araç sayısı daha az kullanılsın, dolayısıyla daha az karbondioksit salınımı olsun. Park ücreti önemli, gelişmiş ülkelerde parklar çoktur ve ücretleri de düşüktür. Oralarda genel motto şudur, “Şehirler insanlar içindir, araçlar için değil” bizim mottomuz da bu olacak. Bu motto ile devam eden şehirlerin daha sağlıklı ve çevreci olduğunu görüyoruz” dedi.

Yolun kaliteli olması, dökülen asfaltın da çevreci olmasını belirten Sarı, “Daha iyi bir çevre için en önemlisi, öfkesiz sürücülere ihtiyacımız var. Öfkesiz sürücü daha doğru araç sürer, çevrecidir, pisliklerini dışarı atmaz, rahattır, stressizdir” diye konuştu.

İstanbul’daki trafik yoğunluğunun yüzde 51 olduğunu belirten Sarı, çözümün toplu taşıma kullanımında olduğunu söyledi. İstanbul’a gereken 600 kilometrelik yeraltı hattının şu anda belediyenin ilk beş yıllık hedefi olduğunu da aktardı.

İBB Trafik ve Ulaşım Komisyonu Üyesi Suat Sarı

“HERKES GİTMEK İSTEDİĞİ YERE ARACIYLA GİTMEK İSTİYOR”

Sarı, “İstanbul’da park ücretleri düşük ama yeteri kadar park yok. Gelişmiş ülkelerde gideceğiniz yere kadar artık park edemezsiniz. Bir stadyum yapılırken park yeri 2 kilometre geridedir. Şehirlere de girilirken aracınızı bir kilometre ötede park eder, yaya olarak şehire girersiniz. Ama bizde ne yazık ki herkes gitmek istediği yere kadar aracıyla gitmek istiyor” dedi.

“ESAS HEDEFİMİZ ÇOK YOL DEĞİL, TOPLU TAŞIMA OLMALI”

Dr. Suat Sarı İstanbul trafiğinde meydana gelen kazalara ilişkin çarpıcı istatistik bilgi de verdi.

Sarı, “İstanbul’da 2018 yılında 16 bin 501 ölümlü ve yaralanmalı trafik kazası gerçekleşirken 283 bin 810 adet kaza tespit tutanağı düzenlendi. Yani bu, her 14 araçtan birisi İstanbul’da kaza yapıyor anlamına geliyor. Ayrıca, İstanbul’da her gün 778 kaza oluştuğunu gösteriyor. Kazalarda 441 kişi öldü. 23 bin 158 kişi de yaralandı” dedi. Bu durumun azaltılması gerektiğini ifade eden Sarı, “Şöyle birşey var, zannediliyor ki çok yol yaparsak trafik çok akacak. Bizim esas hedefimiz çok yol değil, toplu taşıma olmalı. Çok yol demek çok sera gazı, çok karbondioksit ve çok yakıt yakmak demek” diye konuştu.

“METROBÜSLERİN ELEKTRİKLİYE ÇEVRİLMESİ PROJESİ VAR”

Trafik kaynaklı çevre kirliliğini en aza indirmek için alınacak önlemlerin başında alternatif yakıt kullanımının geldiğini belirten Sarı, “Artık elektrikli araçlar kullanmamız lazım. Metrobüs sisteminde şu anki araçların birçoğu 10 yılını doldurdu. İstanbul’daki metrobüslerin elektrikli metrobüsler olarak çevrilmesi projesi var. Bu olduğunda o metrobüs hattındaki dizel araçların çevreye verdiği zarardan daha az etkilenmiş olacağız. Dünyada bu nasıl teşvik ediliyorsa ülkemizde de bunun vergisel teşviğini yapmamız lazım. Araçların gereksiz yüklerden arınmaları lazım” ifadesinde bulundu.

KENT KÜLTÜRÜ GELİŞTİRİLMELİ

Sarı, “Kent kültürümüz olup olmadığı konusunda endişelerim var. İleri ülkelerin gelişmiş kent kültürü yönetim erklerinin halkına verdiği bilgilendirmeyle gelişiyor. Ve onu denetlemeyle gelişiyor. Ne yazık ki biz kentleri yönetenler tarafından kent kültürüyle ilgili yönlendirilmedik. İstanbul’da binlerce billboard var. Orada insanların kent mobilyalarına sahip çıkması gerektiğini, sürücülerin araçlarından pisliklerini atmaması gerektiğini, birbirlerine saygılı olmaları gerektiğini, kaldırımlarda yürünmesi gerektiğini hiç görüyor musunuz? O billboardlar ticari olacağına halkın kent kültürünü geliştirme amacına kullanılmalıdır” dedi.

Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more