Sözcü Plus Giriş

Sendika üyelerinden gazetecilere dayak

İzmir Gaziemir’de Belediye-İş Sendikası üyesi 30 kişilik grup, belediye basın biriminde çalışan iki gazeteciye saldırdı. Feci şekilde darp edilen iki gazeteciyi etraftaki esnaf linçten kurtardı. Ölümden dönen gazeteciler tedavi altına alınırken, Gürkan Çetinkaya’nın başına darbe aldığı, Emre Döker’in kolunun üç yerinden kırıldığı tespit edildi. Olayın bütün tarafları yaşananları SÖZCÜ Muhabiri Gökmen Ulu’ya anlattı.

Gökmen ULU
09:29 -
Sendika üyelerinden gazetecilere dayak

İzmir Gaziemir Belediyesi Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü'nde çalışan gazeteciler Emre Döker ve Gürkan Çetinkaya, Belediye-İş Sendikası üyesi bir grup tarafından saldırıya uğradı. Yaklaşık 30 sendikacının saldırısına uğrayan Döker ve Çetinkaya feci şekilde darp edildi.

Sendikacılar, iterek ve yumruklayarak saldırdığı iki gazeteciye, yere düştüklerinde de tekmeler attı. Gürkan Çetinkaya başından aldığı darbelerle yaralandı. Emre Döker'in sağ dirseğinin üç yerinde kırık ve çıkıklar oluştu.

Döker'e ilk müdahale Gaziemir Nevvar Salih İşgören Devlet Hastanesi'nde yapıldı. Durumu ağır olan Emre Döker, Kahramanlar'daki El ve Mikro Cerrahi Hastanesi'ne sevk edildi. Ameliyatı dört saat süren Döker'in koluna protez takıldı ve alçıya alındı. Doktorlar Döker'in üç ay boyunca kolunu kullanamayacağını bildirdi.

GAZETECİNİN KOLU ÜÇ YERİNDEN KIRILDI

Merkez pazar yerinde görev yaparken sendika üyelerini gördüklerini ifade eden Döker, “Bu esnada foto muhabiri arkadaşım Gürkan, sendikacıların imzasız broşür dağıtma faaliyetinde haber değeri görerek bunların fotoğrafını çekti. O anda bir şey olmadı. Yarım saat sonra, biz görevimizi bitirip alandan ayrılırken, Belediye-İş Sendikası üyeleri ‘Ne çekiyorsun? Bizi mi çektin' diye çıkışarak saldırıya geçti. Provokasyon amacıyla kurguladıkları saldırının tam ortasında kaldık. Sendika yeleği olan 30 kişilik grup arkamızdan koşturarak yumruk ve tekmelerle üzerimize saldırdı. Gürkan arkadaşım başına darbeler aldı ve fotoğraf makinesi çalınarak kırılmak istendi. Bana da saldırarak yere düşmeme neden oldular ve yerde tekmelere maruz kaldım. Bu tekmeler sırasında sağ kolumun dirseğinde üç kırık ve çıkık meydana geldi” dedi.

LİNÇ ANI MOBESE KAYDINDA

Emre Döker, olayın Gaziemir Polis Merkezi'nin önünde yaşandığına işaret etti. Alana gelen zabıta ekiplerinin saldırganları durdurması üzerine polis merkezine sığınan Döker, güvenlik görevlilerinin gözlerinin önünde olan olaya müdahale etmediklerini söyledi. Karakola girdiğinde karşılaştığı görevli polis memurunun davranışını eleştiren Döker, “Kolumun kırıldığını söylememe rağmen polis ‘şikayetçi misin' diye sordu. Oysa bundan önce olaya müdahale ederek can güvenliğimizi sağlamaları, ardından sağlığımızla ilgilenmeleri gerekirdi” dedi. Döker, acil servise götürülürken bazı basın-yayın kuruluşlarında “Belediye çalışanları sendikacılara saldırdı” şeklinde asılsız ve manipülatif haber yapıldığını belirterek, tek yanlı bu tutumu hayret ve ibretle karşıladığını söyledi. Gürkan Çetinkaya ile birlikte saldırganlardan şikayetçi olan Döker, “Sendikacıların polise verdiği ifadede 30 kişiye saldırdığımızı söylüyorlar. Umarım MOBESE kayıtları savcılık tarafından istenir ve bu linç girişimi açıkça ortaya çıkar” diye konuştu.

ÖLÜMDEN DÖNDÜK

Foto muhabiri Gürkan Çetinkaya, “Birdenbire arkamdan saçımı çektiler, başıma yumruk atmaya başladılar. O esnada Emre Döker ağabeyim ‘Durun, yapmayın' diye müdahale edince ona da saldırdılar. Emre ağabey yerde acı içinde ‘Kolum kırıldı' diye feryat etti, sendikacılar buna rağmen vurmaya devam ettiler. Olay yerine yetişen zabıta memurları ve esnaflar sayesinde kurtulduk. Ölümden döndük” dedi.

BELEDİYE BAŞKANINDAN ÇARPICI AÇIKLAMALAR

Gaziemir Belediye Başkanı Halil Arda olayın gelişimini anlattı. Arda, “Bugüne kadar belediye başkanları sendika seçimlerinde hep adres göstermiş. İşçiler de korkudan belediye başkanlarının gösterdiği sendikalara oy vermişler. Ben sendika seçiminde işçilere asla müdahil olmadım. İşçi kardeşlerimin demokratik tercihlerine saygı duydum, emekçinin özgür iradesine ve bağımsızlığına müdahale etmedim. Hepsine ‘İşçinin kaderini belirleyecek olan bizzat işçinin, emekçinin kendisidir' dedim” diye konuştu. Kurumda Belediye-İş Sendikası'nın örgütlü olduğunu belirten Arda, söz konusu sendika temsilcisinin “Ben kimseyi şantiyeye sokmam” diyerek başkaldırdığını öne sürdü. Arda, “Onlara sert çıktım, kimin şantiyesine kimi sokmuyorsun? Şantiye belediyenin. Bu şekilde sınıf mücadelesi olmaz. Davranışınız hukuka ve demokrasiye aykırı. Bu demokratik yarışta Hak-İş, DİSK, Tüm Yerel-Sen, Belediye-İş sendikaları kendilerini işçilere anlatır, kararı işçiler verir' dedim” ifadesinde bulundu.

“İŞÇİLER DİSK'İ TERCİH ETTİ, BELEDİYE-İŞ SALDIRDI”

Seçim sonucunda 584 işçinin 554'ünün bir günde DİSK'e bağlı Genel-İş Sendikası'na geçtiğini vurgulayan Arda, “İktidarı kaybeden Belediye-İş Sendikası, işçilerin tercihi üzerine kendilerini sorgulamak yerine ‘Faşist belediye başkanı' diyerek beni suçladı. İsteklerine boyun eğmediğim için, işçiye baskı yaptığımı iddia ederek beni suçladılar. Bana karşı karalama kampanyası başlattılar” dedi.

“OLAYI EŞKIYA ÇETESİ YAPTI”

İzmir'deki diğer belediyelerde çalışan Belediye-İş Sendikası üyesi bazı kişilerin Gaziemir'e gelerek kara propaganda yaptığını öne süren Arda, “Bu eylemciler arasında, Belediye-İş Sendikası'na oy veren Gaziemir Belediyesi'ndeki 30 işçimizin hiçbiri katılmadı. Etraftan getirilen eşkıya takımı bu eylemi yaptı” diye konuştu.

BELEDİYE BAŞKANI: SENDİKA MANİPÜLASYON YAPTI

Belediye-İş Sendikası'nın iddialarına yanıt veren Arda, “Bu arada benim işten çıkardığım bazı belediye çalışanları olmuştu. Bir tanesi kadın müdürün üzerine yürüdü, dövmeye kalktı, işten çıkardım. Bir tanesi, bir başka kadın müdüre ana avrat küfür etti. Tanık olan beş çalışan ile birlikte tutanak tutuldu. Bu kişiyi de işten çıkardım. Bu işten çıkarmalara ses çıkarmayan Belediye-İş Sendikası, seçimi kaybettikten sonra, ‘Başkan sendika değiştirmeleri için baskı yaptı, kabul etmeyen işçileri çıkardı, belediyede işçi kıyımı yapılıyor' diye yalan iddialarda bulunmaya başladılar” dedi.

“ARDA: SONUNA KADAR MÜCADELE EDECEĞİM”

Sürecin sonunda yaşanan darp olayına değinen Arda, “Hedef ne Gürkan, ne Emre… Hedef benim. 30 kişilik eşkıya takımı, güçleri bana yetmeyince belediyemizin basın biriminde çalışan iki arkadaşımızı dövdü. Üstelik, iki belediye çalışanımızın 30 kişiye saldırdığını iddia etmekten utanmadılar. Emre Döker 16 yıllık gazetecidir, kendisini İzmir kamuoyu iyi tanır. Meslek etik değerlerinden ödün vermeyen, beyefendi kişiliğiyle tanınan, namuslu bir gazetecidir Emre, Diğer evladımız Gürkan da pırıl pırıl bir gençtir” dedi. Emre Döker'in ameliyat ve tedavi masraflarını bizzat üstlendiğini belirterek dayanışma duygusunu dile getiren Arda, “Yapılan haksızlıklar ve saldırının hesabını yargıda soracağız. Savcılık MOBESE kayıtlarını temin ettiğinde saldırı olayı bütün çıplaklığıyla gözler önüne serilecektir. Sonuna kadar mücadele edeceğim” diye konuştu.

“CHP'Lİ YÖNETİCİLER YANIMIZDA OLMADI”

Arda, üyesi olduğu CHP'nin İzmir il yönetimi ile ilçe yönetimine de eleştiride bulunarak, “Partimin il ve ilçe yöneticileri bu süreçte benim ve saldırıya uğrayan arkadaşlarımın yanında olmadı. Bir geçmiş olsun telefonu bile açan olmadı” dedi.

“BELEDİYE-İŞ BUNU İNTİKAM İÇİN YAPTI”

DİSK Ege Bölgesi Temsilcisi Memiş Sarı, “Gaziemir Belediyesi'ndeki işçilerimizin tercihi ile sorumluluk ve yetkiyi aldık. Belediye-İş Sendikası temsiliyetini kaybettiği yerde hiç hakkı hukuku yokken bu eyleme çıktı. İşçilerimizin DİSK'e geçişini içine sindiremeyen Belediye-İş Sendikası'nın yöneticileri, etraftan topladığı bazı üyelerini Gaziemir'e getirerek bu eylemi yaptı. Söz konusu yöneticileri olaya karışmayıp getirdiği üyelerini maşa olarak kullandı. Belediye-İş Sendikası'nın manipülatif bildiri dağıtma ve saldırı olayını belediye başkanından intikam almak için yaptığı anlaşılıyor. Hiçbir yetkisi kalmayan Belediye-İş Sendikası bunu işçilerin haklarını savunmak için değil, işçilerin tercihine saygı duyan belediye başkanından intikam almak için yaptı” dedi.

“YARGIDA VE SOKAKTA MÜCADELEYE HAZIRIZ”

Sarı, “Sınıf ve emek mücadelesi içinde yıllardır asgari ücret, kıdem tazminatları, belediyelere kayyum atamaları, işçilerin aleyhine çıkarılan anti-demokratik yasalara karşı sokakta olmayan ve sesini çıkarmayan Belediye-İş Sendikası, gücünü kaybettiği bir yerde savunmasız üyelerimize saldırmıştır. Şiddete karşıyız. Kınıyoruz” diye konuştu. Sarı, “Hangi siyasal parti iktidara gelirse gelsin onun kuyrukçuluğunu yapan bir sendikaya karşı tavrımız örgütlü mücadele olacaktır. Bu mücadeleye karşı kim karşımızda olursa yargı önünde veya sokakta, her alanda karşı karşıya geleceğimizi ifade ediyoruz. Saldırıya uğrayan üyelerimizin yanındayız. Sendikamızın avukatları harekete geçmiştir” ifadesini kullandı.

BASIN ÖRGÜTLERİ: FAİLLER YARGI ÖNÜNE ÇIKARILSIN

İzmir Gazeteciler Cemiyeti de sert bir açıklamayla saldırıyı kınadı. Cemiyetin yazılı açıklamasında, “Şiddet, hangi gerekçeyle olursa olsun, nereye yönelirse yönelsin asla kabul edilemez. Gaziemir’deki çirkin saldırının, manşeti nedeniyle Cumhuriyet’e bomba atmaya çağıran gerici Akit zihniyetinden farkı yoktur. Sendikacının görevi, insanları şiddete çağırmak değil, tam tersi, bu zihniyetin ortadan kalkması için toplumu bilinçlendirmek olmalıdır” denildi. Cemiyet yönetimi, faillerinin yargı önünde hesap vermesi için sonuna kadar olayın takipçisi olacağını bildirdi. İzmir Genç Gazeteciler Derneği de aynı yönde açıklama yaparak, saldırıyı kınadı ve adli makamların bir an önce harekete geçerek adaleti sağlanmasını istedi.

“AYAĞI TAKILDI, DÜŞTÜ, KOLU KIRILDI”

Belediye-İş Sendikası İzmir 4 No'lu Şube Başkanı Ayhan Doğan, “19 Aralık'ta belediyeden çıkarılan işçilerle ilgili yaptığım basın açıklamasında pazaryerinde el ilanı dağıtacağımı söylemiştim. Belediye başkanı bunu bile bile, tanımadığım Emre Döker'i, sekiz zabıta ve koruması eşliğinde benim yanıma gönderdiler. Orada bir eylemcik varken belediye başkanı işçi ve zabıtasını niye benim üzerime gönderiyor” dedi. Olay anın hakkındaki iddialarını dile getiren Doğan, “Basın danışmanı ‘İzniniz var mı' diye sordu, ben de ‘Sen polis misin' diye sordum. Basın danışmanının bunu sormaya hakkı yok. Bildirilerimizi elimizden almaya çalıştı. Münakaşa oldu. Emre Bey ‘Burada çok kişinin canı yanacak' dedi. Bunlar tahriktir. Sonra, arkadaşlarımız ‘Sen ne demek istiyorsun' derken, pazaryerinden çıkmakta olan Emre Döker ayağı takılarak düştü ve kolu kırıldı” diye konuştu.

DOĞAN: EYLEMLERİMİZE DEVAM EDECEĞİZ

Uygulanan şiddet hakkındaki soruya, Doğan, “Şiddetin boyutu farklıdır. Biz şiddete karşıyız” dedi. Doğan, “İşçiyi işçiye kırdırıyor” belediye başkanı Halil Arda'yı sözleriyle suçladı. Olayın bu noktaya gelmesinin tek sorumlusu olarak Gaziemir Belediye Başkanı Halil Arda'yı gösteren Doğan, eylemlerine devam edeceklerini söyledi. Arda'nın hamile belediye çalışanını şantiyeye sürerek mobbing uyguladığını iddia eden Doğan, “Atılan arkadaşlarımızı tekrar işe alana kadar mücadelemizi sürdüreceğiz. Bir kişi daha işten çıkarılırsa yine eylem yapacağız” dedi. Belediye Başkanı Halil Arda'nın izindeki işçileri bile arayarak kendi sendikasından zorla istifa ettirdiğini ve DİSK'e geçmesini istediğini ileri süren Doğan, “Başkan, belediyeye her sendikanın girebileceğini söyledi. Eğer kendisi müdahale etmeseydi o işçiler benden gitmezdi. Başkan işçilere baskı ve tehdit uyguladı” diye konuştu. Sendikasının 1 Şubat 2020'ye kadar Gaziemir Belediyesi'nde yetkili olduğunu savunan Doğan, Belediye-İş Sendikası'nın da Emre Döker'den şikayetçi olduğunu söyledi.

Son güncelleme: 14:21 24.12.2019
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more