Sözcü Plus Giriş

Siyasette, ‘Stratejik Derinlik’li savaş

Eski başbakanlardan Ahmet Davutoğlu'nun yeni parti kurma çalışmaları, AKP'den ihraç edilmek istenmesi ve ihracı beklemeden istifası günlerce tartışıldı. Bu krizin yeni bir boyuta taşındı. Şimdi de Davutoğlu'nun kurduğu üniversitenin bankalardaki tüm mal varlıklarına tedbir konuldu.

Sultan UÇAR
07:21 -
Siyasette, ‘Stratejik Derinlik’li savaş

AKP'den 13 Eylül'de istifa eden eski Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun partiden ayrılışının üzerinden 40 gün geçmeden, kılıçlar çekildi. Davutoğlu'nun kurucuları arasında yer aldığı Bilim ve Sanat Vakfı'nca 2008'de açılan İstanbul Şehir Üniversitesi'nin, bankalardaki tüm varlıklarına Halk Bankası tarafından önceki gün tedbir koyduruldu.

Aziz Sancar da mütevelli heyeti üyesi

Nobel Ödüllü Prof. Dr. Aziz Sancar'ın da mütevelli heyetinde yer aldığı İstanbul Şehir Üniversite'si, Ahmet Davutoğlu öncülüğünde 2008'de kurulmuştu. Halk Bankası tarafından tüm bankalardaki hesaplarına tedbir koydurulan üniversite, ‘Kimseye ait değiliz' vurgulu bir manifesto yayımlayarak, baskının Davutoğlu ismi nedeniyle yaşandığını üstü kapalı ilan etmiş oldu.

Para sorunu yok vurgusu

“Halkımıza aitiz' vurgusu yapan üniversite, “Halkbank, dürüstlük ilkesine aykırı, üniversitenin bankalardaki varlıklarına tedbir koydurdu. İyi niyetten uzak bu girişim, bir hukuk devletinde yaşanmayacak boyuttadır” diyerek, üniversitenin tüm ödemeleri yapacak parasının hesaplarında olduğu vurgulandı.

2015 yılında Ahmet Davutoğlu İstanbul Şehir Üniversite'nin ziyaret etmişti.

“Mali zafiyete düşürecekler”

Ahmet Davutoğlu'nun öncülüğünde bir grup akademisyenin kurduğu İstanbul Şehir Üniversitesi yaşanan süreci 3 sayfalık manifesto gibi bir açıklamayla kamuoyu ile paylaştı. Açıklama, “Bugün, Üniversitemizi mali zafiyete düşürerek, çalışamaz hale getirmeyi amaçlayan kasıtlı girişimler nedeniyle kamuoyuna aşağıdaki açıklamayı yapmak zorunluluk haline gelmiştir” diye başladı.

“Biz büyük bir hayal kurduk”

Üniversitenin temellerinin, kuruluşu 1986'ya giden Bilim ve Sanat Vakfı yöneticileri, mensupları ve bağışçılarının fedakarlıklarıyla atıldığı da anlatılan açıklamada; Böylesine büyük bir hayal kurarken, amaçlarının, Türkiye'ye yüksek kalitede, küresel bir yükseköğretim kurumu kazandırmak olduğu anlatıldı.

Binlerce öğrenci ne olacak?

İstanbul Şehir Üniversitesi'nin gelinen noktada; 1105 ön lisans, 5069 lisans, 859 yüksek lisans ve 47 doktora olmak üzere toplam 7080 öğrenci ve 87 ülkeden gelen 1064 uluslararası öğrenciye eğitim verdiğini, 302 tam zamanlı akademik personel olmak üzere, 758 çalışanı bulunduğu kaydedildi. 2 bin 972 mezun verdiklerini de hatırlatan yönetim üniversitenin, Türkiye'de en fazla Erasmus hibe desteği alan birkaç üniversiteden biri olduğunu da belirtti.

“YÖK denetimlerinde başarılıyız”

Mezunlarının, Avrupa ve ABD'nin en iyi üniversitelerinde yüksek lisans ve doktora yaptığı vurgulanan metinde, “Mezunlarımız bulundukları yerlerde sadece İstanbul Şehir Üniversitesi'ni değil Türkiye'yi temsil ediyor” denildi. Yüksek Öğretim Kurulu (YÖK) denetimlerinde 2019 yılı dahil olmak olmak üzere başarılı bulunduklarını da kaydetti.

“Vakfın bağışlarıyla yaptık”

Üniversitenin banka hesaplarına tedbir konulmasına kadar giden süreci ise yönetim şöyle açıklıyor; 2017'da daha önce fabrika olarak kullanılan 410 dönümlük Dragos' daki kampüse taşındıklarını, buradaki 22 binayı yenilediklerini, inşaat, çevre düzenlemesi, alt yapı vb işleri ise Bilim ve Sanat Vakfı bağışlarıyla yaptıklarını belirtiyor.

“Yatırım kredisi kullanmadık”

Birçok vakıf üniversitesinin yaptığı gibi yatırım kredisi kullanmadıklarını, normal kredi çektiklerini anlatan üniversite yönetimi banka hesaplarına tedbire giden süreci şöyle anlattı; “Halkbank'tan temin edilen bu kredi için, mevcut kampüs alanı ve Tuzla'da bulunan arazimiz teminat olarak gösterildi. TMMOB tarafından kampüs arazisinin devriyle ilgili açılan kasıtlı dava üzerine Halkbank üniversitemize tahsis ettiği kredi limitlerinin kullanılmasına izin vermedi”

Banka önce kabul etti”

“Geçen yıl yaşanan ekonomik kriz ve ülkemizin içinden geçtiği olağanüstü şartların da etkisi ile ödeme takviminde kısa süreli bir aksama yaşandı. Ödeme planında, meydana gelen sorun üzerine banka ile yapılan görüşmelerde önemli bir ilerleme sağlandı. Üniversitenin, bankaya verdiği gelecek projeksiyonu ve ödeme planıyla ilgili kredi borcunun ödenebileceği anlaşıldı. İki kurum yetkilileri bu konuda 09 Ekim 2019 tarihinde fikir birliğine vardı”

“2 gün içinde tavrı değişti”

“Hal böyle iken, sadece 2 gün sonra, 11.10.2019 tarihinde Halkbank, dürüstlük ilkesine aykırı şekilde üniversitenin bankalardaki tüm varlıklarına tedbir koydurdu. İyi niyetten uzak, bu girişim neticesinde ortaya çıkan bu durum, bir hukuk devletinde yaşanmayacak boyutlar içermektedir. Üniversitemizin hesaplarında tüm ihtiyaçlarını görecek, tüm ödemelerini yapacak, sorumluluklarını yerine getirecek kaynağı var”

“Kimseye değil halka aitiz”

“Üniversitemiz gerek eğitim-öğretimin sürdürülmesi gerekse mali yükümlülüklerini yerine getirmesi konusunda herhangi bir aksaklık yaşamamıştır. Burada amaç, alacaklarını temin etme konusunda sorun yaşamayacak olan bankanın çıkarlarını korumak değil, başarılı bir yükseköğretim kurumunu çalışamaz hale getirmektir. İstanbul Şehir Üniversitesi kimseye değil halkımıza aittir”

“Baskı kuruluyor, haklıyız “

“Şehir Üniversitesi'ne baskı kurmak, meşru haklarını ihlal etmek önce bu ülkenin öğretim görevlilerinin, parlak gelecek hayali kuran gençlerinin sonra da bu ülkenin eğitimine güvenerek gelen uluslararası öğrencilerimizin haklarını ve eğitim idealini gasp etmektir. Kimsenin bir üniversiteye ve öğrencilerine bunu yapmaya hakkı yoktur”

“Kamu bankaları ülkenin ekonomik hayatının devamını sağlamak yanında eğitim sisteminin desteklenmesi için vardır. Türkiye Cumhuriyeti tarihinde hiçbir üniversitede öğrenciler, öğretim elemanları, öğrenci aileleri finansal bir anlaşmazlık nedeniyle cezalandırma yoluna gidilmemiştir. Bu sadece mali bir karar değil, aynı zamanda eğitim-öğretim hayatına vurulmuş bir darbedir”

“Spor kulüpleri korunuyor”

Öte yandan üniversite kendileriyle karşılaştırılamayacak kadar zor durumda olan başka eğitim kurumlarının korunduğunu, mali yükümlülüklerini yerine getirememelerine rağmen eğitim hayatlarına devam etmeleri için haklı olarak adımlar atıldığı da kaydedildi. Ekonomik kriz nedeniyle zor duruma düşen birçok şirket, spor kulübü vb yapıların ayakta kalması için mali imkanları da zorlayan koruyucu adımlar atılmasına rağmen İstanbul Şehir Üniversitesi'ne yapılan uygulamaların haksız olduğu ve kabul edilemeyeceği de bildirildi.

“Topluma hesap veremezsiniz”

Kısa bir süre önce çıkan yeniden yapılandırma haklarının da Şehir Üniversitesi'ne kullandırılmadığı da hatırlatılarak, “Böylesi olağanüstü şartlarda ayakta kalan, eğitim veren, küresel çapta ülkemizi temsil eden bir yükseköğretim kurumunu hedef alanlar, hukuk nezdinde ve toplum vicdanında yaptıklarının hesabını veremeyeceklerdir” denilerek açıklama sonlandırıldı.

Son güncelleme: 11:28 15.10.2019
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more