Sözcü Plus Giriş

Sözcü Kalın’dan Davutoğlu açıklaması!

Libya'ya Türk askerlerinin gönderilmesiyle ilgili Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, "Umarız ülkedeki bu çatışmalar bir an önce son bulur. Ancak Libya'nın böyle bir talebi olması durumunda Sayın Cumhurbaşkanımız anlaşmadaki bir maddeye atıf yaparak bunun mümkün olduğunu ifade ettiler" dedi. AKP eski milletvekili Feyzullah Kıyıklık'ın Ahmet Davutoğlu ve Ali Babacan ziyaretiyle ilgili de Kalın, "cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bu konuda bir talimatı olmamıştır" ifadelerini kullandı.

19:25 -

2019’un son Kabine toplantısı sona erdi. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında yapılan toplantı, yaklaşık 4 saat sürdü. Toplantı sürerken Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın kameralara karşısına geçerek gündeme dair açıklamalarda bulundu. Suriye ile ilgili gelişmelere değinen Kalın, Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliğinin düzenleyeceği bu toplantıda, özellikle mülteci krizinin küresel boyutları ve bölgesel yansımalarının etraflı bir şekilde ele alınacağını söyledi.

 

Toplantıya birçok ülkenin katılım sağlayacağını ifade eden Kalın, “Cumhurbaşkanımız da eş başkan olarak BM Genel Sekreteri, Kostarika Cumhurbaşkanı, Pakistan Başbakanı ve diğer ülke temsilcileri ile birlikte bu foruma katılacaklar ve mülteci meselesine küresel manada nasıl bir çözüm bulabiliriz bu konu ile ilgili bir yoğun çalışma mesaisi gerçekleştirecekler.” dedi.

GÜVENLİ BÖLGE

Suriye ve Libya’da yaşanan gelişmelerin son dönemde hem Türkiye’nin hem de dünya siyasetinin önemli başlıklarını oluşturduğuna dikkati çeken Kalın, Suriye’de Barış Pınarı Harekâtından sonra hem Amerika Birleşik Devletleri hem de Rusya Federasyonu ile yapılan iki önemli anlaşma olduğunu hatırlattı.  Bu anlaşmaların ardından özellikle sahadaki gelişmeleri yakından takip etmeyi sürdürdüklerini vurgulayan Kalın, “Burada teröristlerin sınırımızdan tamamen uzaklaştırılması ve 444 kilometrelik bir hat üzerinde, bu batıya doğru da genişleyebilir ama öncelikli olarak ve Fırat’ın doğusundan itibaren Irak sınırına kadar olan bölgede bir güvenli bölgenin kurulması ile ilgili çalışmalarımız da devam ediyor” dedi.

Öncelikli olarak Barış Pınarı Harekât alanı olan Telabyad ve Rasulayn bölgesinde bununla ilgili çalışmaların devam ettiğini söyleyen Kalın, şöyle devam etti:

“Tabi eş zamanlı olarak güvenli bölgenin kurulması ve mültecilerin evlerine güvenli bir şekilde geri dönmelerini sağlamak amacıyla da Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği ile de detaylı bir çalışma şu anda Dışişleri Bakanlığımız, AFAD ve ilgili kurumlarımız marifetiyle sürdürülüyor. Pazartesi günü Cenevre’de gerçekleşecek olan Küresel Mülteciler Forumunda da bu konuyu hem Genel Sekreter hem de Mülteciler Yüksek Komiseri ile ele alma imkanımız olacak. Başta da hep ifade ettiğimiz gibi mültecilerin dönüşü Birleşmiş Milletler’in belirlediği üç ana kritere göre gerçekleşecek, yani güvenli, gönüllü ve onurlu bir şekilde dönüşlerini sağlayacak bir çalışma yapıyoruz.”

“POLİTİKA DEĞİŞMEDİ”

Bugüne kadar uyguladıkları açık kapı politikasının değişmediğini vurgulayan Kalın, “Kimseyi zorla istemediği bir yere göndermek gibi bir politikamız bizim söz konusu değil. Dünyanın başka ülkeleri başka yöntemleri başvurabilir hem insan haklarına hem uluslararası hukuk ve anlaşmalara aykırı bir takım politikaları hayata geçirebilir ama Türkiye Cumhuriyeti olarak Türk milleti olarak biz mazlumun, mağdurun, mültecilerin, ihtiyaç sahiplerinin yanında olmaya devam edeceğiz. Fakat mülteci meselesinin küresel bir sorun olduğunu ve bütün paydaşların külfet paylaşımı noktasında sorumluluk alması gerektiğini de tekrar hatırlatmak istiyoruz.”

ERDOĞAN-PUTİN GÖRÜŞMESİ

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Rus lider Putin ile bir telefon görüşmesi gerçekleştireceğini ifade eden Kalın, “Biraz sonra 19.30’da Cumhurbaşkanımızın Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile telefon görüşmesi olacak Suriye´deki gelişmeleri Fırat´ın doğusundaki gelişmeleri, hem de İdlib´deki son durumu Cumhurbaşkanımız detaylı bir şekilde ele alacak. Libya’daki gelişmeler önem arz ediyor. Bu konuları da Sayın Putin ile görüşecekler” ifadelerini kullandı.

İLGİLİ HABERCHP'den Davutoğlu ziyareti açıklaması!CHP'den Davutoğlu ziyareti açıklaması!

DAVUTOĞLU ZİYARETİ

AKP eski milletvekili Feyzullah Kıyıklık’ın Ahmet Davutoğlu ve Ali Babacan ziyaretiyle ilgili açıklama yapan Kalın, “Sayın Feyzullah Kıyıklık yıllarca AK Parti'de siyaset yapmış bir büyüğümüzdür. Şu anda kendisi milletvekili değil. Sayın Davutoğlu'nu, Sayın Babacan'ı ziyaret etmeleri ile ilgili, kendi beyanından anlıyoruz biz bunu, Cumhurbaşkanımızın bu yönde bir görevlendirmesi olmamıştır. Kendi girişimleridir. Böyle bir görevlendirme, ‘gidin konuşun, parti kurmaktan vazgeçin' gibi her hangi bir görevlendirme söz konusu değil” şeklinde konuştu.

MAL VARLIĞI AÇIKLAMASI

Ahmet Davutoğlu'nun cumhurbaşkanları, bakanlar ve ailelerinin mal varlıklarını açıklamaları yönündeki sözlerinin hatırlatılması üzerine Kalın, “Cumhurbaşkanımızın mal varlığı bellidir, ailesi ile birlikte verilmiştir. Burada gündem saptırmamak lazım. Şehir Üniversitesi ile ilgili bir müddettir devam eden bir tartışma var. Bu konu üzerinden başka bir siyasi tartışma başlatmayı bir gündem saptırma olarak değerlendiriyoruz. Konuya yoğunlaşalım. Burada bir üniversitenin girdiği idari ve finansal bir takım sınamalar var, bunlarla ilgili konuyu nasıl çözebiliriz, bu konuda direk Cumhurbaşkanımız zaten taraf değil, YÖK üzerinden, bir banka var, Danıştay kararı var, alınmış krediler var, bütün bunlarla ilgili bir çalışmanın etraflı bir şekilde yapılıp, siyasi bir polemiğe dönüştürmeden bu konuyu uygun bir şekilde çözmek en doğru yol olacaktır” ifadelerini kullandı.

“MAALESEF ABD TARAFI BU TEKLİFTEN KAÇINDILAR”

F-35 savaş uçakları ile ilgili ABD ile ilgili yapılan görüşmelerde ne tür sonuçlar elde edildiğinin sorulması üzerine Kalın, “Biz daha önceden teknik çalışma heyeti kurulması teklifini götürmüştük. Hatta ‘bunu istiyorsanız ikili, istiyorsanız NATO şemsiyesi altında yapalım' demiştik. Gerekçe olarak bize bunun sadece F-35'leri değil, NATO güvenlik sistemini de riske atacak bir adım olacağı şeklindeydi. Biz buna ikna olmuş değiliz. Bizim teknik uzmanlarımızın söylediği, böyle bir riskin söz konusu olmadığı. Bu konuda pozisyon empoze etmek yerine gerçekleri ortaya koyalım ve net bir şekilde konuyu aydınlığa kavuşturalım. Ama maalesef ABD tarafı bu tekliften kaçındılar” diye konuştu.

ABD tarafının konuyu tamamen siyasileştirdiğini belirten Kalın, “Bundan dolayı bir pozisyon empoze etmeye çalışıyorlar. Cumhurbaşkanımızın çizdiği çerçeve tamamen net. S-400'den geri adım söz konusu değil. Ama Türkiye olarak biz S-400'leri kullandığımızda F-35'ler veya NATO güvenlik sistemleri veya başka uçak sistemleri ile ilgili riskin oluşmaması için zaten gerekli düzenlemeleri yapacağız. S-400'leri biz kontrol edeceğiz, bizim subaylarımız kullanacak” dedi.

DOĞA KOLEJİ’NDE YAŞANANLAR

Doğa Koleji’nde yaşanan sıkıntıların hatırlatılması üzerine Kalın, “Doğa Koleji ile ilgili Milli Eğitim bakanımızla da görüştüm. Özel okulların da tabi olduğu belli kurallar var. İdari ve mali kurallar söz konusu. Bunlara uydukları müddetçe Milli Eğitim Bakanlığı, mali tarafı da Maliye Bakanlığı tarafından denetlenmek suretiyle bu kurumlar eğitim hizmeti vermektedirler. Sıkıntıya girdikleri zaman Milli Eğitim Bakanlığının ilk yapacağı şey ve birinci önceliği, öğrencilerin mağdur olmayacağı, velilerin endişeye kapılmayacağı bir formül üretmektir. Bununla ilgili olarak Milli Eğitim Bakanlığımızın bir hazırlığı var” açıklamasında bulundu.

İLGİLİ HABERErdoğan'dan 'Libya'ya asker gönderebiliriz' çıkışı!Erdoğan'dan 'Libya'ya asker gönderebiliriz' çıkışı!

LİBYA’YA ASKER GÖNDERİLMESİ

Kalın, “Libya'dan asker gönderilmesi konusunda bir talep var mı?” sorusuna ise şu ifadelerle cevap verdi:

“Bu anlaşmaya göre uluslararası toplumun tanıdığı Libya Hükümeti, Türkiye'den böyle bir talepte bulunursa asker göndermek için bunun ahdi zemini mevcuttur. Bu anlaşmanın kapsamı içindedir. Libya tarafından bize gelen böyle bir talep söz konusu değil. Umarız buna da mecbur kalmazlar. Böyle bir talep gelmesi durumunda Sayın Cumhurbaşkanımız o anlaşmada yer alan bir maddeye atıf yaparak bunun mümkün olduğunu, ahdi zemininin bulunduğunu ifade ettiler. Birileri bundan rahatsız olacak biliyoruz ama hukuki zeminde iki ülke arasında yapılan bir güvenlik anlaşmasının üçüncü ülkelere tehdit oluşturmadığı müddetçe, bu anlaşmanın üçüncü ülkelere bir tehdit oluşturması söz konusu bile değil, Libya'nın meşru hükümetine dönük saldırıları durduracak ve iç barışı sağlayacak bir adım atma konusunda önemli katkı sağlayacağı açık bir şekilde ortada.” (AA/İHA)

Son güncelleme: 09:15 17.12.2019
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more