Sözcü Plus Giriş

Otomotiv tedarikçilerimiz geleceğin teknolojilerine hazır olmalı!

Taşıt Araçları Tedarik Sanayicileri Derneği (TAYSAD), 41. Olağan Genel Kurul Toplantısı’nı gerçekleştirdi. T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Mehmet Fatih Kacır’ın da katıldığı toplantının açılışında konuşan TAYSAD Başkanı Alper Kanca, otomotiv sektörünün dönüşümün eşiğinde olduğuna dikkat çekti.

Sozcu.com.tr
13:55 -
Otomotiv tedarikçilerimiz geleceğin teknolojilerine hazır olmalı!

Taşıt Araçları Tedarik Sanayicileri Derneği (TAYSAD), 41. Olağan Genel Kurul Toplantısı'nı gerçekleştirdi. TAYSAD üyeleri ve paydaşlarının yanı sıra T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Mehmet Fatih Kacır'ın da teşrif ettiği toplantıda otomotiv sanayiinin Türkiye ve dünyadaki durumu ve tedarikçilerin yol haritası üzerinde duruldu. Genel kurulun açılış konuşmasını gerçekleştiren TAYSAD Başkanı Alper Kanca, 2000 yılında 58 milyon adet olan dünya motorlu araç satışının, 2018 yılında 100 milyon civarına ulaştığını, ancak geçtiğimiz sene özellikle Çin'deki düşüş nedeniyle bu yıl satışların gerilemeye başladığına dikkat çekti.

TAYSAD Başkanı Alper Kanca

Kanca,“Ana sanayinin gündeminde elektrikli araçlar, batarya teknolojileri, otomotiv elektroniği, otonom araçlar gibi kavramlar var. Yapılan tahminlere göre, 2030 yılında geleneksel içten yanmalı motorlu araçların payı yüzde 14'e gerilerken, hibrit veya yarı hibrit araçların yüzde 46, tamamen elektrikli araçlar yüzde 40 ve otonom araçlar ise yüzde 30'luk paya sahip olacağı öngörülüyor. Tedarik sanayicileri olarak şirketlerimizin faaliyet alanına bu gelişmeleri dahil etmeliyiz. Dolayısıyla, daha fazla mühendislik, daha fazla yatırım ve daha fazla marka-tedarikçi ilişkisi için bu yeniliklere açık olmak çok önemli” diye konuştu.

Alper Kanca, Mart ayında üretimin 132, ihracatın 120 ve pazarın da 50 bin adede kadar gerilediğine dikkat çekti. Kanca, “Tüm bunlara rağmen Türkiye, hala Avrupa'nın etkili bir otomotiv ülkesi. Otobüs üretiminde Avrupa'da hala bir numarayız, ticari araç üretiminde 3 ve otomobil üretiminde ise 7. sıradayız. Dünya otomotiv üretiminde ise 15. sırada yer alıyoruz. Önümüzdeki dönemde yerimizi korumak ve kendimizi daha da geliştirmek durumundayız” diye konuştu.

Genel Kurul Toplantısında İhracat ödülleri de sahiplerini buldu.

Kanca, şöyle devam etti: “Yapılan tahminlere göre, 2030 yılında geleneksel içten yanmalı motorlu araçların payı yüzde 14'e gerilerken, hibrit veya yarı hibrit araçların yüzde 46, tamamen elektrikli araçlar yüzde 40 ve otonom araçlar ise yüzde 30'luk paya sahip olacağı öngörülüyor. Tedarik sanayicileri olarak şirketlerimizin faaliyet alanına bu gelişmeleri dahil etmeliyiz. Dolayısıyla, daha fazla mühendislik, daha fazla yatırım ve daha fazla marka-tedarikçi ilişkisi için bu yeniliklere açık olmak çok önemli” diye konuştu.

“Yurt dışında algı sorunu yaşıyoruz”

TAYSAD Başkanı Alper Kanca, ihracat ile büyüyen, gelişen Türk otomotiv sanayinin son dönemlerde yaşanan en büyük zorluğunun yurt dışındaki algı olduğuna dikkat çekerek şöyle konuştu: “Bu tür sorunları azaltmanın yollarına bakmak durumundayız. Almanya'da farklı seviye ve büyüklükteki şirketlerde çalışan 150 Alman yönetici ile yaptığımız anket çalışmasında, Türkiye ile çalışmış olanların ülkemiz ile ilgili olumlu izlenimleri olduğunu gözlemledik. Dolayısıyla ülkemiz şirketleri ile çalışmamış olan Alman firmalarına kendimizi iyi anlatmamız gerekiyor. TAYSAD olarak bu amaçla, geçtiğimiz haftalarda Almanya'da 2 büyük şehirde hem Alman otomotiv firmalarının hem de Alman basınının yer aldığı toplantılar gerçekleştirdik. Toplantılarımızın olumlu yansımalarını da almaya devam ediyoruz” şeklinde konuştu.

TAYSAD Genel Kurulu

“Hedef: Yüksek katma değerli, ileri teknolojili özgün üretim!”

Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Mehmet Fatih Kacır da Türkiye'yi dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasına yükseltme hedefiyle gayret gösterdiklerini belirterek, bunun yolunun da yüksek katma değerli, ileri teknolojili ve özgün üretim olduğunu söyledi. Bu irade sayesinde Türkiye'nin son 16 yılda savunma sanayinde yerlilik oranını yüzde 20'lerden yüzde 65'lerin üzerine çıkarmayı başardığını dile getiren Kacır, hedeflerinin savunma sanayinde elde edilen bu yerlileşme başarısını sanayinin diğer sektörlerine de yaymak olduğunu söyledi. Bu kapsamda otomotiv sanayiinde önemli ilerleme kaydedildiğini söyleyen Kacır, otomotiv sanayiinde toplam 141 Ar-Ge merkezi olduğuna dikkat çekerek, “2002 yılından 2018'e kadar geçen sürede yerli ve yabancı patent tescil sayısı 93'ten 997'ye, patent başvuru sayısı 60'tan 1.185'e yükseldi. Bu veriler otomotiv sanayiinin var gücüyle çalıştığını gösteriyor” diye konuştu.

“Otomobillerin ömrü 4.5 yıla düşecek”

Otomotiv sektöründe yaşanan dönüşüme de değinen Kacır, konuşmasına şöyle devam etti: “Bugün fabrikalardan çıkan otomobiller yaklaşık 17 yıl yollarda kalıyor. Elektrikli araç, otonom araç ve paylaşımlı araç dönüşümüyle birlikte bundan bu sürenin 4.5 yıla kadar düşeceği öngörülüyor. Ama 4.5 yılda bir otomobil, 17 yılda yaptığından daha fazla km yapacak. Çünkü artık sürücüsüz ve paylaşımlı araçlarda araç sahipliği kavramını dönüşecek. Bütün bunlar çok büyük dönüşümleri ifade ediyor. Bizlerin de hem mevcut durumu hem de geçmiş veriyi dikkate alarak geleceği çok iyi öngörmemiz lazım. Burada bizler için en önemli ve en kritik şey insan kaynağı. Biz insan kaynağını geliştirmeye, beşeri sermayeye yatırım yapmaya devam etmek durumundayız. Bu doğrultuda çok farklı programları peşi sıra yürütmeye gayret ediyoruz.”

Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more