Sözcü Plus Giriş

14 Mayıs Eczacılar Günü’nde sorunlar konuşuldu

14 Mayıs Eczacılar Günü, Türkiye'nin birçok ilinde çeşitli etkinliklerle kutlandı. Eczacılar bugün de mesleki zorluklarını, eczacılığın koruyucu sağlık hizmetlerindeki varlığını, istihdam sorununu, internetten satılan ilaçlarla ilgili sakıncaları dile getirdi.

15:17 -
14 Mayıs Eczacılar Günü’nde sorunlar konuşuldu

İSTANBUL’DA TAKSİM CUMHURİYET ANITI’NA ÇELENK BIRAKILDI

14 Mayıs Eczacılık Günü nedeniyle yapılan etkinlikler kapsamında İstanbul Eczacılar Odası üyesi bir grup Taksim Cumhuriyet Anıtı’na çelenk bıraktı. Yapılan açıklamanın ardından grup dağıldı. Taksim Cumhuriyet Anıtı önünde toplanan İstanbul Eczacılar Odası üyesi bir grup Taksim Cumhuriyet Anıtı’na çelenk bıraktı.

“ECZACILARIN SESİNİN ARTIK DUYULMASINI İSTİYORUZ”

Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardınan grup adına  açıklamayı İstanbul Eczacılar Odası Başkanı Zafer Cenap Sarıalioğlu, yaptı. Sarıalioğlu, şunları söyledi:

“Bugün ülkemizde bilimsel eczacılık eğitimine başlanmasının 180’inci yıldönümüdür. Biz eczacılar şartlar ne olursa olsun, içinde bulunduğumuz olumsuzlukları yok sayarak hastalarımıza canla başla hizmet vermeye devam ediyoruz. Çünkü bizler hastalarımıza umut olmaya mecburuz. Ancak eczacılar olarak bu 14 Mayısı da bayram havasında kutlayamıyoruz. Ülkemizin dört bir yanında 7 gün 24 saat ilaç hizmeti veren 26 bin meslektaşımızın yarısı zor şartlar altında eczanesini ayakta tutmaya çalışıyor. Mesleğimizde istihdam sorunu var. Nöbetlerde can güvenliğimiz yok. Bu 14 Mayıs’ta kamu otoritesinden biz eczacıların sesini artık duymasını, sağlık zincirinin en önemli halkalarından eczacılara hak ettiği değeri vermesini, bizlere ekonomik açıdan nefes aldıracak ve de bizleri bürokraside boğmak yerine asli görevimiz olan ilaç sağlık danışmanlığı hizmetini vermemize imkan sunacak düzenlemeleri hayata geçirmesini bekliyoruz.” dedi.

ANKARA ECZACI ODASI BAŞKANI SÜLEYMAN GÜNEŞ: BİZLERİN DE SAĞLIK ÇALIŞANI OLDUĞUMUZ UNUTULUYOR

Ankara Eczacı Odası ve Hacettepe Üniversitesi Eczacılık Fakültesi tarafından “14 Mayıs Eczacılık Günü” kapsamında, Üniversite Kültür Merkezinde bir etkinlik düzenlendi.

Etkinlikte açılış konuşmasını gerçekleştiren Ankara Eczacı Odası Başkanı Güneş, 1839 yılında kurulan Mektebi Tıbbiye-i Şahane Döneminden bugüne 180 yıl geçtiğini belirterek, bilimsel eczacılığın başlangıcı olan bir üretim laboratuvarı vasfındaki eczacılığın, bugün yüksek teknoloji ile üretilmiş ilaç dönemine doğru bir gelişme gösterdiğini kaydetti.
Günümüz teknolojisi ile kişiye özel hedefe yönelik ilaçlar dönemine geçmekte olunduğunu ama teknolojinin avantajları olduğu kadar dezavantajları da olduğunu vurgulayan Güneş, ilaç dışı ürünlerin, internet aracılığıyla halka sunulması probleminin altını çizerek, “İnternet üzerinden yapılan bu satışlarla mücadele için, sadece eczacılık örgütlerin değil, tüm sağlık çalışanlarının ortak bir mücadele yürütmesi gerekmektedir” diye konuştu.

‘İŞSİZ ÜNİVERSİTE MEZUNU OLSUN’ POLİTİKASI ELEŞTİRİLDİ

Eczacılık fakültelerinin sayısının giderek arttığını söyleyen Güneş, yeni fakülteler açılmaya devam ettikçe bu durumun daha da vahim hale geleceğini belirterek, “Tüm bu olumsuzlukların işsiz lise mezunu yerine, işsiz üniversite mezunu olsun şeklinde bir devlet politikasından kaynaklandığını düşünmekteyiz” şeklinde konuştu.

Yardımcı eczacılık tanımlamasının kaldırılması, fakültelerden mezun herkesin diplomasını eşit şartlarda kullanması gerektiğini düşündüklerini kaydeden Güneş, hastane eczanelerinde görev yapan meslektaşlarının da çalışma koşullarının hala kanun ve yönetmeliklerde belirtilen şekilde olmadığının altını çizerek, “Bizlerin de birer sağlık çalışanı olduğumuz unutulmaktadır. Sadece eczacılık sektörünün değil, sağlık sektörünün tüm paydaşlarının da bir araya gelerek kamusal alanda çalışan sağlık çalışanlarının, özellikle eczacıların özlük haklarının düzeltilmesi konusunda çalışmalar yapması, mağduriyetlerin giderilmesi adına büyük önem taşımaktadır” ifadelerini kaydetti.

“ÖNCE ZARAR VERMEYECEKSİN İLKESİYLE HİZMET VERİYORUZ”

Bilecikli eczacılar, “14 Mayıs Eczacılık Günü” kutlamaları kapsamında Cumhuriyet meydanındaki Atatürk anıtına çelenk sundu.

Saygı duruşunda bulunulmasının ardından açıklama yapan 9. Bölge Eskişehir-Bilecik Eczacı Odası Bilecik İl Temsilcisi Ender Olcay, bugün bu topraklarda eczacılığın 180'inci yılını kutladıklarını ve 14 Mayıs 1839 tarihinde Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane içerisinde açılan eczacılık sınıfı ile ülkede eczacılığın akademik bir mesleğe dönüştüğünü belirtti. Olcay, “O günden bu yana yaklaşık 200 yıldır mesleğimizi ileriye taşımak insan ve toplum sağlığına değer katmak için adımlar atıyoruz. ‘Önce zarar vermeyeceksin' ilkesiyle halkın sağlığını merkeze alan bir perspektifle hizmet veriyoruz. Toplum sağlığını ve kamu yararını her şeyin üstünde tutan sağlık çalışanları olarak hastalarımızın daha iyi bir sağlığa ulaşmaları her zaman öncelikli hedeflerimizden olmuştur. Tüm meslektaşlarımızın 14 Mayıs Bilimsel Eczacılık Günü'nü ulu önder Mustafa Kemal Atatürk'ün huzurunda bir kez daha kutluyoruz” dedi.

AYDIN ECZACI ODASI BAŞKANI SEFA KARAARSLAN: İNTERNETTEN ALINAN İLACIN GÜVENLİĞİ ŞÜPHELİDİR

Bilimsel eczacılığın 180. Yılı etkinlikleri Aydın'da düzenlenen çeşitli etkinliklerle kutlandı. Aydın Eczacı Odası güne Atatürk anıtına çelenk sunarak başladı. Daha sonra oda binasında yönetim kurulu üyeleri ile birlikte basın açıklaması yapan Aydın Eczacı Odası Başkanı Sefa Karaarslan, sektörün sorunlarını dile getirip ilaçta da millileşmenin öneminden söz etti. Vatandaşların sağlık ürünlerini internetten almaması konusunda da uyaran Başkan Karaarslan, “İnternetten aldığınız ilacın güvenliği şüphelidir” dedi.

BU YILIN TEMASI: ANNE BEBEK DOSTU ECZANE

14 Mayıs'ı eczacılık ve eczacılığın geleceği açısından simgesel bir tarih olarak önemsediklerini belirten Başkan Kararaslan, bu yıl ki temalarının “Anne Bebek Dostu Eczane” olduğunu kaydetti.

Toplum sağlığını ve kamu yararını her şeyin üstünde tutan sağlık çalışanları olarak hastalarımızın daha iyi bir sağlığa ulaşmaları her zaman öncelikli hedefleri olduğunu ifade eden Başkan Karaarslan, “Ne yazık ki son dönemlerde tarafımızca asla kabul edilemeyecek uygulamalara üzülerek şahitlik ediyoruz. Bugüne dek eczanelerde, eczacı danışmanlığında halkımıza sunulan ürünlerin, eczane dışından satılmaya başladığını; ticari kaygılar ile hareket edildiğini, toplum sağlığının hiçe sayıldığını görüyoruz. Bu tarz plansızca atılan adımların toplum sağlığı açısından geri dönüşü olmayan ve istenmeyen sonuçlara yol açabileceği uyarımızı yineliyor, sağlık gibi hassas bir konuda reklamın ve pazarlamanın gücünün değil, sağlık çalışanlarının bilgi ve deneyiminin önemini vurguluyoruz. İnternetten pek çok şeyi alabilirsiniz, ancak anne bebek ürünlerini internetten almayın; ilacınızı, ilaç dışı sağlık ürünlerini internetten almayın. Bu ürünleri, bebeğinizin ve sizin hak ettiği şekilde, en güvenilir yer olan eczanelerden, bu konuda kapsamlı bir eğitim görmüş eczacınızın danışmanlığında alın” dedi.

“AŞI REDDİ SORUNUNU HALK SAĞLIĞINI TEHDİT EDİYOR”

Son dönemlerde gerek dünyada gerek ülkemizde aşı karşıtlığının ivme kazanmış durumda olduğunu ifade eden Karaarslan, “Aşılara, aşıların içeriğine ilişkin bilimsel dayanağı olmayan söylemler her yerde karşımıza çıkıyor. Aşılama ile önlenebilir hastalıklara ilişkin salgın riski günden güne artmaktadır. Açıkça ifade etmek gerekir ki halk sağlığının sürdürülebilirliği tehdit altındadır” diyerek son dönemlerde plansızca artan eczacılık fakültelerinden de dert yandı. Başkan Karaarslan, 2001 yılında 8 olan eczacılık fakültesinin bugün 49'a ulaştığını belirterek “Son 7 yılda, eczacılık fakülteleri kontenjanları yüzde 71,7 oranında artırıldı. Sağlık Bakanlığı Sağlıkta İnsan Kaynakları 2023 Vizyonu, 2023 yılında eczacı ihtiyacını 32 bin 900 olarak gösteriyor. Şu anda ise 37 binin üzerinde eczacı bulunuyor” diyerek tüm meslektaşlarının gününü kutladı.

“KÖYLERDEN KENTLERE HERKESE HİZMET VERİYORUZ”

Zonguldak Valiliği önünde gerçekleştirilen törende saygı duruşunun ardından İstiklal Marşı okundu. Atatürk Anıtı'na çelenk bırakılmasının ardından 17. Bölge Eczacılar Odası Başkanı Ayşegül Kara gazetecilere şöyle dedi:
“Eczacılık tarihini, insanlığın tarihinden ayıramayız. Tıpkı eczaneleri mahallelerimizden, yani yaşamın içerisinden ayıramayacağımız gibi. Halka en yakın sağlık danışmanı olan biz eczacılar; köylerden kentlere, ülkenin her köşesine yayılmış hizmet ağı ile en kolay ulaşılan sağlık çalışanları olarak, kesintisiz ilaç ve sağlık hizmeti veriyoruz.

İLAÇTA YERELLEŞMENİN ÖNEMİ VURGULANDI

Sizlerin de bildiği üzere ilaçta kur değişimi sırasında pek çok ilaç piyasadan çekiliyor ya da piyasaya kısıtlı bir şekilde veriliyor. Bunun yanı sıra döviz kurunda yaşanan dalgalanmalar da ilacın bulunabilirliğini etkiliyor. Sizler de bu sürecin yakından takipçisi olarak bizlerle bu dönemde sıklıkla iletişime geçiyorsunuz. Yaşanan tüm bu süreç ilaçta dışa bağımlılığın ülkemiz için kabul edilebilir olmadığını, güçlü ve etkin bir ilaç sanayisine sahip olmamızın elzem olduğunu kanıtlıyor. Türk Eczacıları Birliği olarak ilaçta yerelleşmeyi destekliyor, konunun önemli bir paydaşı olarak işbirliklerine hazır olduğumuzu her fırsatta dile getiriyoruz. Bu konuda da ilaç dahil sağlığa ilişkin ürünlerin üretiminde elimizi taşın altına koyduk, bundan sonra da koymaya devam edeceğiz. Türk Eczacıları Birliği olarak tüm ilaçların reçete ile halka sunulması gerektiğini her fırsatta dile getiriyor, sağlık sistemimizin ve sağlık okuryazarlığı oranı düşük toplumumuzun reçetesiz ilaç kategorisinin genişletilmesine hazır olmadığını ifade ediyoruz. Pek çok ülkede örneğini gördüğümüz gibi reçetesiz ilacın beraberinde ilaçta reklamı, ilaçta fiyat artışını ve ilacın eczane dışına çıkmasını getireceğinden endişe duyuyoruz.

Geçtiğimiz yıl, Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu, reçetesiz ilaç listesinin tüm paydaşlarla mutabakat sağlanana dek görüşten kaldırıldığını duyurmuştu. Sağlık otoritesine halk sağlığından yana karar verdiği için, bu tutumunun arkasında duracağına duyduğumuz inançla bir kez daha teşekkür ediyoruz. Reçetesiz ilaçlarla ilgili yapılacak çalışmaların, konuyla ilgili tüm tarafların görüşleri alınarak ve ortak akıl doğrultusunda çözümlenmesinin toplum sağlığı açısından faydalı olacağını vurguluyor; Birlik olarak konuya ilişkin üzerimize düşen görev ve sorumluluklara hazır olduğumuzu tekrarlıyoruz. Aşı karşıtlığı, Son dönemlerde gerek dünyada gerek ülkemizde ivme kazanmış durumda. Aşılara, aşıların içeriğine ilişkin bilimsel dayanağı olmayan söylemler her yerde karşımıza çıkıyor. Aşılama ile önlenebilir hastalıklara ilişkin salgın riski günden güne artmaktadır. Açıkça ifade etmek gerekir ki halk sağlığının sürdürülebilirliği tehdit altındadır. Sayısal veriler de tehlikenin boyutunu gözler önüne sermektedir: Ülkemizde; 2011 yılında aşı reddi 183, 2013 yılında 913, 2015 yılında 5 bin 91, 2017 verilerine göre 23 binin üzerinde ve bugün geldiğimiz noktada ise 40 binlerin üzerinde. Bu oldukça vahim ve halk sağlığı açısından, geleceğimiz açısından kabul edilemez bir tablodur. Ülkemizde tüm dünyada en gelişmiş kapsamlı aşılama politikalarından biri uygulanmaktadır. Biz eczacılar da o ulusal aşılama politikalarının başarıya ulaşabilmesi ve sürdürülebilir olması için sorumluluk bilinciyle çalışıyoruz. Aşıların savunuculuğunu yapıyor, aşı ile ilgili doğru bilgilendirmeler yapıyor, aşıların güvenilir bir şekilde teminini gerçekleştirmek adına çalışmalar yürütüyor; danışanlarımıza aşı ile ilgili tavsiye ve hatırlatmalarda bulunuyoruz. Bir kez daha vurgulamak isteriz, aşıların güvenilir ya da gerekli olup olmadığı tartışmaya açık bir konu değildir. Etkinliği kanıtlanmış aşıları tartışmaya açmaya çalışmak, halkı yanlış yönlendirmek abesle iştigaldir ve açıkça söylemek gerekir ki halk düşmanlığıdır, bilim düşmanlığıdır, bu ülkenin geleceğine yapılabilecek en kötü şeylerdendir. Aşı olmayan her çocuğun diğer çocukları ve dolayısıyla ülkemizin geleceğini tehlikeye attığı asla unutulmamalıdır. Toplum sağlığının medyatiklikten önemli olduğunu her fırsatta dile getiriyoruz. Kimi “bilim insanlarının”, toplum sağlığını yakından ilgilendiren konularda medya aracılığıyla bilimsellikten uzak açıklamalarda bulunduğunu ve Türk Eczacıları Birliği olarak sorumsuzca yapılan açıklamaların karşısında olduğumuzu sizlerle paylaşıyoruz. Bu noktada da RTÜK'ün medya yoluyla sağlığa dair açıklama yapacak kişilerin, yapılan programların denetimini yapacak, yaptırımlar uygulayacak mekanizmalar geliştirmesi çağrısında defalarca bulunmuştuk. RTÜK, geçtiğimiz günlerde bir açıklama yaparak sağlık programlarını mercek altına almak için “Sağlık Masası” kurulacağını açıkladı. Halk sağlığını önceleyen bu yaklaşımından ötürü başta RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin olmak üzere katkıda bulunan herkese teşekkür ediyoruz ve Türk Eczacıları Birliği olarak destek olmaya hazır olduğumuzu ifade ediyoruz. Halk sağlığı ancak nitelikli sağlık meslek mensuplarının elinde yükselebilir. Bunun koşullarından birisi de şüphesiz sağlık profesyonellerinin aldığı eğitimdir. Ancak bizler, mesleğimizin geleceği adına endişeliyiz. Eczacılık fakültelerinin, plansız ve kontrolsüz bir biçimde açıldığına şahitlik ediyoruz ve mesleğimizin geleceği adına kaygı duyuyoruz. Son 7 yılda, eczacılık fakülteleri kontenjanları yüzde 71,7 oranında artırıldı. 2001 yılında eczacılık fakültesi sayısı 8'di ve bugün geldiğimiz noktada bu sayı 49. Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu'nun Eylül 2018 verilerine göre eczane açılabilecek yer sayısı 1800 civarında. Eczacılık fakültelerinden her yıl 2000'e yakın üzerinde öğrencimiz mezun oluyor. Sağlık Bakanlığı Sağlıkta İnsan Kaynakları 2023 Vizyonu, 2023 yılında eczacı ihtiyacını 32.900 olarak gösteriyor. Şu anda ise 37.000'in üzerinde eczacı bulunuyor. Gördüğünüz üzere veriler de endişelerimizi haklı çıkarıyor. Gerek Türk Eczacıları Birliği gerek Eczacılık Fakülteleri olarak sorunlarımızı, endişelerimizi aktarmak adına Yükseköğretim Kurulu nezdinde defalarca girişimde bulunduk. Ancak yeni eczacılık fakülteleri açılmaya, kontenjanlar artırılmaya devam etti. Bu konu Birliğimizin sürekli gündeminde. Endişelerimiz günden güne artıyor. Sorumluluğumuzun bilinci, mesleğimizin geleceğine, ülkemizin yarınlarına verdiğimiz önem doğrultusunda konunun bir an önce çözüme kavuşmasını istiyoruz. YÖK'ün yeni açılacak fakültelere dair tek sorumluluğunun onay vermek olmadığını hatırlatıyoruz. Fiziki, sosyal koşulları yetersiz, laboratuvarları ve öğretim elemanları eksik fakülteler ile bir yere varılamayacağının altını çiziyor; YÖK'ü ülkemizin kaynaklarını ve insan gücünü etkin kullanmak adına adımlar atmaya davet ediyoruz. Tüm meslektaşlarımızın 14 Mayıs Bilimsel Eczacılık Günü'nü sizlerin nezdinde bir kez daha kutluyor, katılımlarınızdan dolayı sizlere teşekkür ediyoruz.”

 SON 7 YILDA ECZACILIK FAKÜLTELERİ KONTENJANLARI YÜZDE 71 ARTTI

14 Mayıs Eczacılık Günü nedeniyle, Kayseri Eczacılar Odası ve Erciyes Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Dekanlığı tarafından Cumhuriyet Meydanı'nda çelenk koyma töreni düzenlendi. Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen törene Erciyes Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İbrahim Narin, Kayseri Eczacılar Odası Genel Sekreteri Uğur Nuri Akın, Eczacılar Odası üyeleri ve Eczacılık Fakültesi öğrencileri katıldı. Her sene 14 Mayıs gününde bir haftalık temalı etkinlikler düzenleyen Eczacılar Odasının bu seneki teması “Anne ve Bebek Dostu Eczane” oldu. Annelerin bebeklerine ve kendilerine internet üzerinden alış veriş yapmaması gerektiği belirtilirdi. Ayrıca eczacılık mesleği için endişeli olduklarını ve mezun olan eczacılık fakültesi öğrencilerinin talebin daha şimdiden üzerinde olduğu bildirildi.
Yetersiz koşullarla açılan fakültelerin odanın sürekli gündeminde olduğunu ve bu konuda çok endişeli olduklarını belirten Kayseri Eczacılar Odası Genel Sekreteri Uğur Nuri Akın, “Bugün bizler bu topraklarda bilimsel eczacılığın kuruluşunun 180.inci yılını kutluyoruz. 14 Mayıs 1839 yılından bu yana, yaklaşık 200 yıldır, mesleğimizi ileriye taşımak ve insan sağlığına değer katmak için adımlar atıyoruz. ‘Önce zarar vermeyeceksin' ilkesiyle, halkın sağlığını merkeze alan bir perspektifle hizmet veriyoruz. Her sene temalar belirleyerek bu temalar çerçevesinde, tüm Bölge Eczacı Odalarımızla birlikte çeşitli etkinliklerle bir hafta olarak kutluyoruz. Bu yıl da anne ve bebek sağlığına odaklandık. Bu alandaki rolümüzü pekiştirmek için de temamızı ‘Anne Bebek Dostu Eczane' olarak belirledik. Bu güne dek eczacı danışmanlığında sunulan ürünlerin, eczane dışından satılmaya başladığını; ticari kaygılar ile hareket edildiğini, toplum sağlığının hiçe sayıldığını görüyoruz. Bu tarz plansızca atılan adımların toplum sağlığı açısından geri dönüşü olmayan ve istenmeyen sonuçlara yol açabileceği uyarımızı yineliyoruz ve sağlık konusunda pazarlamanın gücünün değil, sağlık çalışanlarının bilgi ve deneyiminin önemini vurguluyoruz. İnternetten pek çok şey alabilirsiniz ama anne ve bebek ürünleri almayın. İlaç ve ilaç dışı ürünleri internetten almayın. Bizler mesleğimiz adına endişeliyiz. Son 7 yılda Eczacılık Fakülteleri kontenjanları yüzde 71,7 oranında artırıldı ve 2001 yılında fakülte sayısı 8 iken bugün 49 oldu. Eczacılık Fakültelerimizden her yıl 2 bine yakın öğrenci mezun oluyor, Sağlık Bakanlığı Sağlıkta İnsan Kaynakları 2023 vizyonu 2023 yılında eczacı ihtiyacını 32 bin 900 olarak gösteriyor. Şu an da ise 37 binin üzerinde eczacı bulunuyor. Bu konu sürekli gündemimizde ve endişemiz her gün artıyor. Fiziki ve sosyal koşuları yetersiz, laboratuvarları ve elemanları eksik fakülteler ile bir yere gelinemeyeceğinin altını çizerek, YÖK'ü ülkemizin kaynaklarını ve insan gücünü etkin kullanmak adına adımlar atmaya davet ediyoruz” dedi.

23 Mayıs Perşembe günü Uğur Dündar ile Halk Arenası'nın ilk konuğu Ekrem İmamoğlu. Bu tarihi program sadece Sözcü TV'de.

Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more