Sözcü Plus Giriş

Takıntı (obsesif-kompulsif bozukluk) nedir? Belirtileri ve tedavisi…

Herkesin zaman zaman ortaya çıkan tuhaf, sıradışı ve hatta rahatsız edici düşünceleri vardır. Eğer obsesif-kompulsif bozukluğunuz (OKB) varsa, bu tür olaylar günlük yaşamı etkileyecek, günlük aktiviteleri kısıtlayacak düzeye gelebilir. Peki, takıntı (obsesif-kompulsif bozukluk) nedir? Belirtileri ve tedavisi ile ilgili merak edilenler haberimizde...

Sozcu.com.tr
10:48 -
Takıntı (obsesif-kompulsif bozukluk) nedir? Belirtileri ve tedavisi…

Her 100 kişiden 2-3’ünde görülen takıntı yani obsesif-kompulsif bozukluk; genellikle ergenlik döneminde ve 20-30'lu yaşlarda başlamasına karşın, okul öncesi çağdaki çocuklar dahil herhangi bir yaşta görülebilir. Erkeklerde daha erken yaşlarda başlamasına karşın genel olarak kadınlarda daha sık görülmektedir. Peki, takıntı (obsesif-kompulsif bozukluk) nedir? Belirtileri ve tedavisi ile ilgili bilinmesi gerekenleri haberimizde sizler için derledik…

TAKINTI (OBSESİF-KOMPULSİF BOZUKLUK (OKB)) NEDİR?

Aslında OKB kişinin takıntılı düşünceler tarafından kuşatılmasıdır. Takıntı kelimesi, kuşatmak anlamına gelen Latince “obsidere” den gelmektedir. Obsesyonlar, gitmeyen, istenmeyen ve aşırı sıkıntıya yol açan düşünceler, görüntüler veya fikirlerdir. Kompulsiyon ise obsesyonların neden olduğu yoğun sıkıntı ve huzursuzluğu azaltmak ya da ortadan kaldırmak üzere yapılan yineleyici davranış ve zihinsel eylemlerdir.

Takıntılı düşüncelerin günlük yaşamımızı etkileyecek, günlük aktivitelerimizi kısıtlayacak düzeye gelmesi durumunda buna Obsesif-Kompulsif Bozukluk (OKB) adı verilir. OKB hastaları kalıcı ve kontrol edilemez düşünceler biçiminde istenmeyen saplantılar yaşarlar; oysa saplantı bazen kalıcı görüntüler, dürtü, endişe, korku veya şüphe veya bunların bir kombinasyonu olabilir.

TAKINTI (OBSESİF-KOMPULSİF BOZUKLUK) BELİRTİLERİ

Obsesyon ve kompulsiyonlar toplumdan topluma, kültürden kültüre değişiklik gösterebilir.

Obsesyonlar için belirtiler şunlardır:

– Pislik veya mikrop bulaşmasından korkma
– Başkasına zarar vermekten korkma
– Hata yapmaktan korkma
– Rezil olmaktan veya sosyal açıdan kabul edilemez bir şekilde davranmaktan korkma
– Günahkar düşünmekten korkma
– Düzen, simetri, kusursuzluk ihtiyacı
– Aşırı kuşku ve sürekli güvence ihtiyacı

Kompulsiyonlar için belirtiler ise aşağıdaki gibidir:

– Tekrar tekrar yıkanma, duş alma veya ellerini yıkama
– El sıkışma veya kapı koluna dokunma gibi hareketleri reddetme
– Kilit, ocak gibi şeyleri sürekli kontrol etme
– Rutin işleri yaparken içinden veya yüksek sesle sürekli sayı sayma
– Sürekli bir şeyleri belli bir biçimde düzenleme
– Belirli bir sıraya göre yemek yeme
– Genellikle rahatsız edici olan, akıldan çıkmayan ve uykuyu bölen kelimelere, görüntülere veya düşüncelere takılıp kalma
– Belirli kelimeleri, cümleleri veya duaları tekrarlama
– İşleri belirli bir sayıda yapma ihtiyacı
– Değersiz şeyleri toplama veya biriktirme

TAKINTI (OBSESİF-KOMPULSİF BOZUKLUK) TEDAVİSİ

OKB ile ilgili saplantılar günlük yaşamı zorlaştırıcı olsa bile, birçok insan için güvenli ve etkili olan çeşitli tedavi seçenekleri vardır. OKB için en etkili tedaviler Bilişsel Davranış Terapisi (CBT) ve / veya ilaç tedavisidir.

İlaç tedavisi

Özellikle serotonin sistemi üzerinde etkili olan ilaçlar OKB tedavisinde oldukça yararlı olmaktadır. Serotonin Geri Alım Engelleyiciler adı verilen bu grup ilaçlar OKB tedavisinde yaygın ve başarılı şekilde kullanılmaktadır.

Tedavinin ilk günlerinde hafif bulantı, baş ağrısı, uyku bozukluğu, midede huzursuzluk gibi geçici yan etkiler ile hastaların çoğunun dile getirmeye çekindikleri cinsel yan etkiler görülebilir. Ancak bu grup ilaçlar genellikle hastalar tarafından kolaylıkla kullanılan ve kullanımları sırasında bir sorun yaşanmayan ilaçlardır.

Etkilerinin görülmesi için iki hafta kadar beklemek gerekir. İlacın etkili olup olmadığına karar vermek için en az 10 hafta süre geçmesi beklenmelidir. Etkili olduğuna karar verilirse tedavinin gerekirse günlük doz arttırılarak en az iki yıl sürdürülmesi gerekir.

Bilişsel-davranışçı tedavi

Obsesif hastalar kaygı verici düşünceler ile bu düşüncelerden kaçarak ve kaçınarak başa çıkmaya çalışırlar. Ne var ki düşüncelerden kaçmaya çalıştıkça bu düşünceler daha da artmakta ve böylelikle kısır bir döngü oluşmaktadır. Davranış tedavilerinde amaç hastayı kaygı veren ve kaygı oluşturduğu için kaçma ve kaçınma davranışlarına neden olan düşüncelerle (obsesyonlar) karşı karşıya getirmek ve bu karşılaştırmanın oluşturduğu kaygıyı azaltmak için devreye giren tekrarlayıcı davranışları (kompulsiyonlar) engellemektir. Bilişsel ve davranışçı terapiler hem hastalığın tedavisinde hem de özelikle tekrarlamaların önlenmesinde çok önemli bir yer tutmakta, tedavide bazen tek başlarına bazen de ilaç tedavileri ile birlikte kullanılabilmektedirler. Bilişsel davranışçı tedavi seçenekler içinde en etkili ve önemli olanıdır.

İLGİLİ HABER'YouTuber'ları taklit etmek takıntı haline geldi''YouTuber'ları taklit etmek takıntı haline geldi'
Son güncelleme: 10:49 29.11.2019
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more