Sözcü Plus Giriş
AYTUNÇ ERKİN

‘Yeşil’ ile firari Öksüz bulunursa Susurluk ve 15 Temmuz çözülür

3 Kasım 2019

Fikri Sağlar ve gazeteci Emin Özgönül'ün ‘Kod Adı: Susurluk' kitabı ‘sırların' peşinde

23 yıl önce bugün… 3 Kasım 1996'da kamyonun altına giren arabadan ‘örgüt' çıktı
Örgütün kilit ismi Yeşil kod- Mahmut Yıldırım’dı. Yakalansaydı kaza aydınlanacaktı
15 Temmuz'un kilit ismi Adil Öksüz'dü… Serbest kalmasaydı halk aydınlanacaktı

3 Kasım 1996… Türkiye'nin kaderini etkileyen kaza Susurluk'ta yaşandı.

Tarih 3 Kasım 1996…Saat 19.25 civarı, Kuşadası'ndan yola çıkan Emniyet Müdürü Müdürü Hüseyin Kocadağ'ın kullandığı 06 AC 600 plakalı Mercedes, Balıkesir'in Susurluk İlçesi yakınlarında, Hasan Gökçe yönetimindeki 20 RC 721 plakalı kamyonla çarpışması sonucu bir kaza yaşanır. Daha kimse duymamıştır, Mercedes'in içindekiler bilinmiyordur.

Abdullah Çatlı

Saat 20.00 gibi Ankara'ya bir telefon açılır: “Ağabey, Çatlı'yı kaybettik. Ne yapalım?”

Ağabeyin yanıtı nettir: “Ajandasını ve telefon defterini alın…”

Mahmut Yıldırım

Kazada, Emniyet Müdürü Hüseyin Kocadağ'ın yanı sıra “Mehmet Özbay” sahte kimlikli Abdullah Çatlı ile eski manken Gonca Us ölür, DYP Şanlıurfa Milletvekili Sedat Bucak yaralanır…

Adil Öksüz

21 BASKI YAPTI, 70 BİN SATTI

23 yıl önce bugün, 3 Kasım 1996'da yaşanan Susurluk olayı, ilk bakışta sıradan bir trafik kazası gibi görünse de Türkiye'deki, “Siyaset-Mafya-Bürokrasi” üçgeninin miladı oldu. Susurluk olayında kilit isim ‘Yeşil' kod adlı Mahmut Yıldırım vardı. Yakalanamadı ve hâlâ da akıbeti meçhul. Aynı 15 Temmuz darbe girişimindeki Adil Öksüz gibi. O da ortada yok ve aynı Yeşil gibi akıbeti meçhul!… O dönem ve sonrasında birçok kitap yazıldı, sorulara yanıt arandı… Ancak…

Kazanın 23. Yılında, Mersin Milletvekili Fikri Sağlar ile gazeteci Emin Özgönül'ün yazdığı “Kod Adı Susurluk'' adlı kitabın da genişletilmiş yeni baskısı yayınlandı. 482 sayfalık kaynak kitap, bugüne kadar 21 baskı yaptı, 70 bin adet sattı.

7 TİP üyesi gencin KATLEDİLMESİ

Kaza ülke gündemini ve siyaseti sarstı. Ankara'da 7 Türkiye İşçi Partili (TİP) öğrencinin öldürülmesi ile gazeteci Abdi İpekçi ve Doçent Bedrettin Cömert cinayetinden kırmızı bültenle aranan Abdullah Çatlı'nın, bir polis şefi ve milletvekiliyle birlikteliği ve Mercedes'ten çıkan suikast silahları, olayı daha da esrarengiz hale getirdi. Yurt genelinde “Sürekli Aydınlık İçin Bir Dakika Karanlık” eylemi başladı. TBMM'deki komisyon “Siyaset-Mafya-Bürokrasi” ilişkilerini açığa çıkmasına önemli rol oynadı. Yine de… 23 yıldır karanlıkta kalan o kadar soru var ki!

SUSURLUK VE 15 TEMMUZ

“Kod Adı Susurluk'' adlı kitabın yazarı gazeteci Emin Özgönül ise Susurluk kazası ile 15 Temmuz hain darbe girişiminde yaşanan bir benzerliğe dikkat çekti ve şöyle dedi: “Susurluk kazası öncesi yaşananlar, ‘Görevimiz Tehlike' dizisiydi ama bant kendisini imha etmedi, kirli ilişkiler ortaya saçıldı. Susurluk ile 15 Temmuz hain darbe girişimi arasında da ilginç bir benzerlik var. Kaza sonrası adı en çok gündeme gelen isimler arasında bazı devlet birimlerince de himaye gören ‘Yeşil' kod adlı Mahmut Yıldırım vardı. Birçok faili meçhulün aydınlatılması, Yeşil'in yakalanması ve itirafları ile mümkündü. Ama izi bulunamadı. 15 Temmuz'un kilit ismi ise Adil Öksüz'dür. Aynı ‘Yeşil' gibi itirafları ile 15 Temmuz'un perde arkasına ışık tutacak bilgilere sahip ama 3 yıldır kayıp. Her iki olayın kilidi, karanlıkta kalan bu iki isimdir.”

MiT'in, Başbakan Erbakan'a sunduğu 223 sayfalık rapor

Tarih 17 Kasım 1996… Kazadan 14 gün sonra… MİT, dönemin Başbakanı Necmettin Erbakan'a “Kişiye Özel” damgası vurularak bir rapor verir. Rapor, toplam 19 sayfadır. Raporda 59 kişi hakkında MİT tarafından hazırlanmış olan kişisel bilgiler de vardır. Rapor, eklerle toplam 223 sayfadır…

Cumhurbaşkanı Demirel'in 13 Kasım 1996'da Başbakan Erbakan'a yolladığı mektubu Türk basını 22 yıl önce Emin Özgönül'den öğrenmişti.

KONTROLSÜZ KİŞİLERE DESTEK

22 Aralık 1996 günü Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in başkanlık ettiği Çankaya liderler zirvesinde ilk kez gündeme gelir. MİT Raporu'nun “Sonuç ve Değerlendirme” bölümünde şu saptamalar ele alınıyordu: Susurluk bağlantıları… Devletin içinde kontrolsüz güçlerin varlığı… Bu güçlerin devletin ihtiyaçları dışında da bazı istenmeyen faaliyetlere yönelebildikleri…  Güvenlik kuvvetlerinin resmi güçler dışında bazı unsurları da devlet görevi adı altında kullandıkları… Kontrolsüz güçlerin bazı siyasi güçlerce veya kişilerce desteklendiği…

Kazadan 10 gün sonra da Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, Başbakan Erbakan'a bir mektup yazdı ve “Ülkede birden fazla hükümet varmış gibi bir durum olmaması gerekiyor” dedi.

Özgönül ve Sağlar, 23 yıl sonra bile kazanın perde arkasını araştırıyor.

Susurluk… Mafya-siyaset-bürokrasi üçgenindeki yasa dışı örgütün adıdır

TBMM Susurluk Araştırma Komisyonu üyesi Fikri Sağlar, Susurluk kazasından günümüze yansıyanları şöyle özetledi: “Susurluk ile birlikte Türkiye, mafya- siyaset- bürokrasi oluşumu olarak tanımlanan yasa dışı bir örgütlenmeyle karşı karşıya olduğunu anladı.

Çeteler, sırtını devlete yaslamıştı. Kaza yapan Mercedes'te bulunan silahlar devletindi ama ilgisiz kişilere verilmişti. Bazıları politik, bazıları da uyuşturucu pazarını ele geçirme hesaplarıyla cinayetler işlendi.

Olaya adı karışanların beraberliklerin tesadüf olmadığı ortaya çıktı.”

Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more