Sözcü Plus Giriş
ÇİĞDEM TOKER

Ankara Büyükşehir “hesapları”

16 Ocak 2019

31 Mart'taki yerel seçimde CHP ile İyi Parti'nin oluşturduğu Millet İttifakı'nca Ankara Büyükşehir Belediye Başkan adayı gösterdiği Mansur Yavaş, “Artık müsrifliğe dur demenin zamanı geldi” dedi.
Ekledi: “Bütün harcamalarımızın hesabını vereceğiz.”
Hesap vermenin, iktidar ve iktidarca yönetilen belediyelerde hoşa gitmeyen bir kavram olduğuna, bugüne dek sayısız örnekle tanıklık ettik. Yavaş'ın taahhüdü, o nedenle kıymetli.
Bu vesileyle Sayıştay'ın Ankara Büyükşehir Belediyesi'nde (ABB) yaptığı son denetim sonuçlarını gösterir belge olan 2017 yılı raporuna bakalım.
Sayıştay denetçilerinin raporda belgelediği bulgular, “müsriflik” kelimesinin naif kaldığını bize kanıtlıyor.

İHALESİZ RANT AKTARIMI

ABB, kendi ortağı olan ANFA Ankara Altınpark İşletmeleri şirketine bazı yerlerin işletme hakkını devretmiş. Bunda sorun yok.
Ancak bu yerleri başka birine işlettirmek istiyorsa, ihale mevzuatına göre ihale açması gereken ANFA; ihale açmadan bu yerleri üçüncü kişilere direkt kiralamış. (Üçüncü kişilerin ahbap, yandaş, partili vs olduğuna kimin kuşkusu olur?)
Sayıştay, denetim sırasında rastladığı bu yasa ihlalini bildiriyor. Belediye bir yasadan söz ederek bunun 6 Aralık 2012'de yürürlüğe girdiğini, bu tarihten sonrakilerde dikkate alacaklarını bildiriyor. Ancak Sayıştay denetçileri ABB'nin bu savunmasının  gerçeği yansıtmadığını belirterek, 2012'den sonra ihalesiz kiralanan yerleri ve kira tarihlerini tarih tarih belgelemiş.
İşte raporun 37. sayfasında yer alan o “yerler”:
– Keçiören Gökçek Parkı içi sosyal tesisler- 15 Ekim 2015
– Bahçelievler Semt Hali otoparkı- 1 Haziran 2016
– Dikmen Vadisi rekreasyon alanı açık otoparkı- 1 Nisan 2014
– Gençlik Parkı rekreasyon alanı içi açık otopark- 16 Mayıs 2016
– Altınpark içi açık otopark- 1 Ağustos 2016
– Harikalar Diyarı rekreasyon alanı içi açık otopark- 12 Ekim 2017

KAYITLAR EKSİK VERGİ YOK

Sayıştay'ın ABB raporunda başka pek çok önemli bulgu mevcut.
– ABB'nin muhasebe kayıtları ile ortak olduğu şirketlerin mali tabloları sermaye tutarları bakımından uyumsuz. Örneğin, Ankara Halk Ekmek'in sermayesi belediye hesabında 19.6 milyon TL, şirket hesabında ise 38.8 milyon TL görünüyor.  Belko A.Ş.'nin sermayesi belediye hesabında 18.4 milyon TL, buna karşın Belko'nun kendi şirket hesabında 53.8 milyon TL görünüyor.
– Kiraya verilen yerlerden peşin tahsil edilen kira bedelleri, aylık hesaplara kaydedilmiyor.
– Eğlence vergisi yükümlüsü olan bazı işletmelerin kayıtları yapılmıyor. Biletle girilen go-kart, su araçları işletmesi, tekerlekli gezi treni dağ kızağı ile canlı müzik belgesi olan 14 işletmenin eğlence vergisi tahakkuk kaydı yapılmamış. Bu da belediye bütçesinin kayba uğramasına yol açıyor.
– İlan ve reklam vergi yükümlüsü olan bazı işletmelerin ilan ve reklam vergisi tahakkuk kayıtları yapılmamış. Sayıştay denetçilerinin örneklem yöntemiyle dört ilçede yaptığı denetimlerde yükümlülülerin yüzde 85'inin kayıt altında olmadığı saptanmış.
Sözün özü; bakmak isteyene Sayıştay raporları çok şey anlatıyor.
Ne var ki daha seçim güvenliği meselesinden emin değiliz ki. Her yerden seçim güvenliğiyle ilgili usulsüzlük ve sahtecilik haberlerinin fışkırdığı şu günlerde, yerel seçimlerin düzgün bir ortamda yapılabilmesi her şeyin önüne geçiyor.
Bu öncelikli konu çözülebilirse ancak o zaman belediye bütçelerindeki usulsüzlükler ve kaynak dağıtımındaki yolsuzluklara sıra gelebilecek.

Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more