Sözcü Plus Giriş
ÇİĞDEM TOKER

Kamu bankalarının patronu kim

25 Kasım 2019

İstanbul Büyükşehir Belediyesi, AKP yönetimindeyken ihale ettiği metro hatlarının sözleşmelerini, şirketlerin yaklaşık maliyetin çok üzerindeki tekliflerini kabul ederek imzalamıştı. Mart 2017'de ihale edilmiş beş metro hattının, ihale öncesinde belediye tarafından belirlenmiş yaklaşık maliyet tutarları ile ihale sonrası imzalanan sözleşme bedelleri arasındaki fark 1.2 milyar TL'ye ulaşıyordu. (Bu konuda yazdığım yazılar arşivlerde duruyor. )

Sonrasında bir borçlanma çabası olmuş, sonuç alınamamış, 2017 Mayıs ayında yapımına başlayan metro hatlarının inşaatları hak ediş ödemeleri yapılamadığı için durdurulmuştu. Yeni yönetim işbaşına geldiğinde bir yılı aşkın süredir çivi çakılmamış halde delik deşik duran bu inşaatlar için göçük uyarıları gelmişti.

★★★

Şimdi yarım kalan metrolar, Avrupa ülkelerinden sağlanacak finansmanla tamamlanacak.

İBB Başkanı İmamoğlu'nun basın toplantısında kamu bankalarıyla ilgili sözleri 81 milyon vatandaşı ilgilendiriyor.

Kamu bankalarının, seçimin ardından cari işler için dahi kredi kullandırmadığını, kapıların kendilerine tamamen kapandığını, sadece İBB için değil aynı tutumun diğer CHP'li belediyelere karşı da sergilendiğini, beş aydır sabrettiğini artık kınadığını Avrupa kurumlarından finansman aramaya mecbur bırakıldıklarını ifade etti.

KAMU BANKASI TVF ENVANTERİNDE

İmamoğlu'nun kınadığı bankalarla ilgili durumu okurlara hatırlatalım: Kamu bankaları halkın vergileriyle kurulmuştur. Onun için de hisselerinde Hazine söz sahibiydi. Ama bugün iki büyük kamu bankasının hisseleri Hazine'de değil, bir anonim şirket olan ve Sayıştay denetiminin dışında bırakılan Türkiye Varlık Fonu'ndadır. Türkiye Varlık Fonu A.Ş.'nin şirket başkanı partili Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Başkanvekili de damadı Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak'tır.

Kapıları kimlerin kapattığını bilmek isteyenlere fikir verebilir bu ilişkiler. Yine de şu soru meşrudur:

Ziraat ve Halk bankaları , belediyelere kredi kullandırmayınca yalnızca CHP'lileri mi cezalandırdıklarını sanıyor?

Şirketler aynı risk giderildi

Yarım kalmış metro inşaatların, yeni finansman sonrası aynı şirketlerle devam edip etmeyeceğini, yanı sıra daha önce Tarık Balyalı'nın dikkat çektiği göçük riskinin ne durumda olduğunu merak ediyordum. Sorularımı toplantıyı izlerken diğer yandan haberleştiren meslektaşım Nevşin Mengü'ye ileterek İmamoğlu'ya sormasını rica ettim.

İmamoğlu'nun yanıtlarını paylaşıyorum:

“Sekiz metro hattını ikisini harekete geçiriyoruz. Yapımcı firmalar belli. Yeniden ihale yapma şansına sahip değiliz. Elbette bulduğumuz finansmanlar ile iyi denetlenen süreçleri harekete geçirerek metro projelerinin sağlıklı biçimde bitmesini dönük süreci yönetmeye çalışıyoruz. Firmalarda değişiklik yok. Çökme tehlikesi için de sıkı tedbirler aldık. Teknik kapasitemizle hızlı davrandık, büyük oranda o sıkıntıyı gidermiş durumdayız.”

Fikri takip ve mesleki dayanışma güzel şey.

Evet bekçiler KİMLİK SORAMAZ

Metin Günday adı hukukçular için çok şey ifade eder. Uzun yıllar başta Ankara hukuk olmak üzere farklı fakültede binlerce öğrencinin hocası olmuş idare hukuku profesörüdür. Bu girişi niye yaptım? Sapla samanın bu kadar birbirine karıştığı, hukukun en temel ilkelerinin gözümüzün içine baka baka çiğnendiği durumların yanlışlığına sesini yükseltme cesaretini gösterecek kişi ve kurumlar çok azaldığı için.

Konumuz “Bekçiler kimlik sorabilir mi” Bu sorunun cevabı basit ve net: Hayır soramaz. Çünkü kanunda yeri yok. Kanunun vermediği bir yetkiyi, daha alt sıradaki bir metin olan yönetmeliğe yazmak o yetkiyi yasal hale getirmez.

Ama İçişleri Bakanlığı bunun tersini savunan yazılı bir açıklama yaptı.

Dedi ki: “Çarşı ve mahalle bekçilerinin vazifeleri ile ilgili olarak Riayet Etmeleri Gereken hususları Gösterir Yönetmeliği'nin 16. maddesindeki ‘Bekçiler bölgeleri içinde dolaşan şüpheli şahısları takip eder ve hüviyetlerini araştırırlar' hükmüne göre çarşı ve mahalle bekçilerinin kişileri kimlik sorma yetkileri mevcuttur.”

Hukukçu değilseniz bu açıklamayı inandırıcı bulabilirsiniz. Ama bakın Prof. Dr. Metin Günday sosyal medya hesabında ne dedi:

“Uzatmaya gerek yok. Yasanın vermediği bir yetki yönetmelikle verilemez. Çarşı ve mahalle bekçilerinin kimlik sorma yetkisi yoktur. Nokta!”

Aslında İçişleri Bakanlığı hukukçularının böyle bir açıklamaya izin vermemesi beklenirdi. Günday'ın hatırlattığı konu (normlar hiyerarşisi) hukuk fakültesinin ilk yılında öğretilir. Bakanlık hukukçularının bu temel bilgiyi unutması söz konusu olamayacağına göre yanlışta ısrarın başka nedenleri olmalı.

Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more