Reklamsız Sözcü
ÇİĞDEM TOKER

Köprüler yaptırdım

9 Ocak 2019

Okurum yazmış:
“Bugünlerde bakanlıklarda, illerde harıl harıl bir çalışma var.
-Hizmete açılacak bina var mı?
-Yeni temel atılacak yer var mı?
Özellikle yatırımcı bakanlıklar bunun envanterini çıkarıyorlar. Bu envanteri çıkarmak için ekip oluşturdular. Malum  önümüz seçim. Seçim malzemesi lazım.”

★★★

Evet, iktidarın seçim malzemesine ihtiyaç duyduğu apaçık. Ama açılış ve temel atma etkinlikleri bu ihtiyacı giderir mi, şüpheli.
Unutmayalım, şimdi ardı ardına zamlarla konuşulan Osmangazi Köprüsü ile Yavuz Sultan Selim Köprüsü de böyle gururla açılmıştı:
“Millete hediye”, “Milletin cebinden beş kuruş çıkmayacak”.
O günlerde defalarca bu sloganların gerçek dışı olduğunu yazdık.
Ne vatan hainliğimiz kaldı, ne “terör destekçiliğimiz”.

KÖPRÜ ZAMMI BİTMEYECEK

Neyse ki yavaş yavaş gerçekler ortaya çıkıyor.
Her ikisi de 2016 yılında açılan Osmangazi Köprüsü ile Yavuz Sultan Selim köprülerine yapılan zamların, devletin şirketlere tahhüdünden doğduğunu ve ABD Doları üstünden belirlenen tarifelerin her yılbaşında TL'ye çevrilmesiyle bulunduğunu bir daha hatırlatalım.
Üstelik ABD enflasyonuna göre ekstra zam oranıyla.
Ve bu vesileyle, hafta başında yer verdiğimiz Osmangazi Köprüsü'nün borç üstlenim ve gelir garantilerine ek yapalım. O tutarlar sözleşmenin imzalandığı başlangıç yılına ilişkin. Yani otomobil başına 35 dolar artı KDV olarak belirlenmiş geçiş ücretine, her yıl ABD enflasyonu oranında artış yansıtıldığında tarife rakamları, yıldan yıla kümülatif olarak büyüyor.
Zaten halkın neden bu kadar yüksek zam yapıldığına dair tepkisi buradan doğuyor. İktidar Karayolları Genel Müdürlüğü (KGM) ile Otoyol Yatırım ve İşletme A.Ş. arasındaki yap-işlet-devret (YİD) uygulama sözleşmesine bu yönde hüküm konulduğunu uzun süre gizledi.

ABD ENFLASYONU DEVREDE

Partili medyanın görevi de bu gerçekleri ortaya çıkarmak değil örtmek olduğu için, şimdi bu zamlar ansızın ortaya çıkan kötü sürprizler gibi görünüyor.
Oysa daha işin çok başındayız. Siz emekli olacaksınız, çocuklar büyüyecek, köprüler de zam görmeye devam edecek.
Neden mi?
Çünkü bu yıl bitirilmesi beklenen ve Osmangazi Köprüsü'nü de içine alan Gebze-Orhangazi-İzmir Otoyolu projesinde “süre” 22 yıl 4 ay. KGM ile Otoyol Yatırım A.Ş. sözleşmesine göre 7 yılı yapım süresi olmak üzere 22 yıl 4 aylık toplam süre öngörülmüştü. Yapım süresinin toplam süreden düşülmesiyle çıkan süre de Otoyol Yatırım ve İşletme A.Ş.'nin ( Nurol-Özaltın-Makyol-Astaldi-Yüksel-Göçay Ortak Girişimi) işletme süresi. Bu da işletme süresi boyunca, yol ve köprü geçişlerinin ABD enflasyonuna göre zam görmesi, bu da devletin altına girdiği garanti yükünün artması anlamına geliyor.
Yazıyı tamamlarken, bir defada gerçekleştirilen en yüksek  tutarlı YİD projesi olan Gebze-Orhangazi-İzmir Otoyolu'nun dört ayrı kesimden oluştuğunu ve (43 km, 33 km, 132 km, 176 km ve her bir kesim için ayrı ayrı garanti tutarları belirlendiğini anımsatalım.
Yapacakları tasarrufu da araç sahipleri hesaplar nasılsa.

Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more