Sözcü Plus Giriş
EMİN ÇÖLAŞAN

Abidik gubidik kalkınma planı!

23 Temmuz 2019

Sevgili okurlarım, bu memlekette çok ilginç işler oluyor. Biraz geçmişe (çok özetle) gidelim… 27 Mayıs darbesi sonrasında 1960 yılı eylül ayında çıkarılan bir yasa ile Devlet Planlama Teşkilatı (DPT) kuruldu.
Türkiye'de artık planlı kalkınma dönemi yaşanacak, devletin kısıtlı olanakları mutlaka beş yıllık kalkınma planları ve yıllık programlarda yer alan ilkeler doğrultusunda kullanılacaktı.
O zamanların DPT'si adeta bir okul gibiydi. Bir süre ben de orada çalıştığım için o havanın, o ortamın içinde bulunmuştum.
Plancılar yetişti.
Bütçeye, kamu projelerine ve kamu yatırımlarına planlama ekibi uzun istişareler sonrasında yön verir, yıllık programlar ve hedefler Bakanlar Kurulu'nda günlerce tartışılırdı.
O plancılar arasından niceleri sonraki yıllarda Türkiye'nin yönetiminde gerek sağ ve gerekse sol kesimde siyasetçi, bürokrat ve özel sektör yöneticisi olarak çok önemli yerlere geldiler, ülkemizin geleceğinde söz sahibi oldular.
İsimlerini saymaya kalkışsam sayfalar tutar.

★★★

Günün birinde Türkiye'de AKP isimli bir parti iktidar oldu.
Onlar adına “Plan” denilen kavramdan nefret eden tiplerdi.
Anayasada yer alıyor olduğu için her beş yılda bir göstermelik kalkınma planları hazırlamak zorunda idiler.
Onlara göre plana, yıllık programlara asla gerek yoktu!.. Onlar bildiklerini okuyanlardı.
Ve günün birinde DPT'yi resmen kapattılar.

★★★

En kıdemli ve ünlü plancılardan köşe yazarı rahmetli Güngör Uras bu konuda 10 Haziran 2011 tarihli “DPT… Kendi Gitti Adı Kaldı Yadigâr” yazısında şöyle diyordu:
“Bundan böyle artık DPT diye bir kamu kurumu yok. DPT kapatıldı. Kanun hükmünde kararname ile DPT çalışanları bundan sonra Kalkınma Bakanlığı için çıkarılan yeni kararname ile belirtilen işleri yapacaklar…
DPT bizler için sadece bir hizmet kurumu değil, bir eğitim ve bilgi yuvası idi. Yıllardır orada öğrendiklerimi satıyorum. Ülke ve halk için iyi şeyler yaptığımızın heyecanı ile yaşadık ve yaşıyoruz…”

★★★

Güngör Uras doğru söylüyordu. O heyecanı zamanında zurnanın son deliklerinden biri olarak ben de yaşamıştım.
Devletin ve milletin her yatırımı, her harcaması ve projesi için DPT'nin onayı alınması gerekiyordu…
Ve bu onay çok ciddi araştırmalar sonrasında veriliyor veya verilmiyordu.
DPT sayesinde Türkiye çok şeyler kazandı, ekonomik ve sosyal alanda ciddiyet geldi, savurganlık sona erdi…
Ve DPT, bu iktidar tarafından günün birinde kapatıldı.
Türkiye'de artık böyle bir kurum yok.
Sonrasında gün geldi, artık mevcut olmayan planlama kavramını da Saray'a bağladılar!
Sözüm ona kalkınma planları bundan sonra Saray'da oluşturulan bir birim tarafından hazırlanacaktı!

★★★

Yıl 2019…
10. kalkınma planının süresi bu yılın sonunda bitecekti ve dolayısıyla yeni bir plan yapılması gerekiyordu.
11. plan iktidar tarafından bir süre önce Meclis'e sevk edildi…
Önce Bütçe Plan Komisyonu'nda iki gün boyunca görüşüldü. Milletvekilleri çeşitli konularda eleştiri yaptı ama iktidar oylarıyla bir cümlesi bile değişmeden kabul edildi.
Son aşama genel kurulda gerçekleşti… Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay bir konuşma yapıp planı sözüm ona tanıttı. Birkaç muhalif milletvekili söz alıp eleştiri yaptı ama Meclis'in acelesi vardı.
Ertesi gün yaz tatiline girecekti!
Hiçbir anlamı ve ağırlığı olması zaten beklenmeyen 11. Kalkınma Planı böylece onaylandı ve anında, bundan öncekiler gibi rafa kaldırılmış oldu.
Yıllar önce “Bize plan değil pilav lâzım” diyen siyasetçilerin arzusu böylece yerine getirilmiş oldu!

★★★

Sevgili okurlarım, şimdi size sormak istiyorum…
– 17 yıllık bu iktidar döneminde ağızlarından ‘Plan' sözcüğünü hiç duydunuz mu?
– Plan ciddi bir belgedir. Bunların ağzından bu konuda olumlu veya olumsuz bir tek sözcük çıktı mı?
– Bu göstermelik kalkınma planlarını hangi kadrolar yapıyor?
– Madem varmış, 10. planın başarıları ve başarısızlıkları ne olmuştur? Bunlar niçin tartışmaya açılmadı?
Açılamazdı çünkü devletin ve milletin parasını ve kıt kaynaklarını olabildiğince savurdular, halkın parasını yandaşlara peşkeş çektiler.
Ciddi kalkınma planları onların işine elbette gelmezdi.
Örneğin Kanal İstanbul projesi diye bir garipliği hiçbir güç gündeme getiremez, devreye sokamazdı.
Binlerce göstermelik seçim yatırımı için bir kuruş bile para harcanmazdı.

★★★

Evet!.. Bu efendilerin acelesi vardı ve 11. planı Meclis'te birkaç gün sözüm ona görüşüp yürürlüğe soktular.
Ne sihirdir ne keramet!..
Yangından mal kaçırırcasına!
Bu efendilerin acelesi vardı zira Meclis birkaç saat sonra yaz tatiline girecekti.
Bir kandırmaca, bir yutturmaca daha yaşadık ve yeni bir planımız oldu…
İçi boş, göstermelik bir kalkınma planı daha boş raflardaki yerini aldı.
Bir daha açılmamak üzere kapağı şimdiden kapatıldı.
Türkiye'nin nasıl yönetildiğinin en somut örneklerinden biridir.

Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more