Sözcü Plus Giriş
EMİN ÇÖLAŞAN

Ağlaşmaya başladılar

21 Kasım 2019

Sevgili okurlarım, başımıza açtığımız Suriye belası olanca hızıyla sürüyor. Bu konuda söyleyecek söz bulamıyorum zira milyarlarca dolar para bizim cebimizden çıktı…

Ve çıkmaya devam ediyor.

Üstelik, İslam ülkeleri dahil bir sürü ülkeyle papaz olduk…

Bizi yönetenler sağa sola posta koymayı sürdürüyor ama sonuç sıfıra sıfır elde var sıfır.

Şimdi sıra geldi ABD ve Rusya'ya posta koymaya!

Aynı zamanda partisinin genel başkanı olan Cumhurbaşkanı'nı dinleyiniz,

Dışişleri Bakanı'nı dinleyiniz…

İşleri güçleri gereksiz konuşmalar ve kendilerince sert çıkışlar yapıp bir sürü ülkeyi karşımızda yer almaya zorlamak.

Bunu bilerek mi yapıyorlar, yoksa bilmeyerek mi, belli değil.

★★★

Bizim anlı şanlı iktidar medyası da bu gidişten artık rahatsız!..

Gazete manşetleri bu rahatsızlığı, kısıtlı bile olsa dışa vurmaya başladı.

İşte yandaş Yeni Şafak gazetesinin dünkü manşeti ve altında yer alan haberler:

“Rusya da ABD gibi oyalıyor.”

“Rusya, PKK'yı hâlâ güvenli bölge dışına çıkarmadı. Hatta Rus askerleri çatışmaların sürdüğü Tel Temr'e zırhlı araçlarla girip teröristlere destek oldu…

Esed, PKK ve Rusya iş birliği var.”

Haberin devamı arka sayfalarda geliyor:

“Rusya, PKK destekçiliğinde ABD'ye benzemeye başladı… Ya PKK'yı götür, ya da sen çekil!..”

Ağlaşmalar yavaş yavaş başlıyor!

★★★

Hele Ortadoğu bataklığı gibi yerlere dalmak riskli iştir. Şakaya gelir tarafı yoktur…

Zira orada her ülke kendi çıkarlarını koruma durumundadır.

Sahada petrol vardır, o kadarı bile bu söylediklerim için yeterlidir.

Bir sürü kabile devleti, kabile şeyhleri vardır. Her biri petrol zengini hırsızdır, büyük güçlerin emrinde ve onlara satılıktır.

Yani kimsenin kimseye posta koyarak, korkutmaya kalkışarak bir şey elde etmesi söz konusu değildir.  

Bizim Dışişleri Bakanı derseniz, “Sert (!)” konuşarak başkalarını yıldırma peşinde.

“Bakın haa, dediklerimizi yapmazsanız askeri harekâta kaldığımız yerden yeniden başlarız haaa!..”

Kimsenin taktığı yok.

★★★

Bir kere daldılar Suriye'ye, buradan çıkışın öyle kolay olmadığını anladılar.

Şimdi ellerinden gelen şu:

“Türk'ün Türk'e propagandası!”

Seçmene yönelik, iç siyasete yönelik propaganda…

Ama gelin görün ki, Suriye olayına bulaştıktan sonra bir tek olumlu adım atmaları mümkün olmadı. Güvenli bölge bile istedikleri gibi olmadı.

İşte bu nedenle yandaş gazeteler bile ağlaşmaya başladı.

★★★

Bu Suriye olayı olmasaydı, acaba ABD Kongresi Türkiye aleyhine kullanılan Ermeni tasarısını gündeme taşır mıydı?

Megaloman Bay Trump Türk Milleti olarak hepimizi rencide eden o mektubu Recep Bey'e gönderip “Kabadayılık yapma, aptal olma, istersem Türk ekonomisini çökertirim” diyebilir miydi?

Bu ağır hakaretleri Türkiye Cumhuriyeti olarak aldık, sineye çekmek zorunda kaldık. Böyle bir hakarete Cumhuriyet tarihi boyunca hiçbir zaman muhatap olmuş muyduk?

Suriye'ye girdik…

Ve nice şehitler verdik.

Peki bu yaptıklarımız sonrasında ABD, o bölgede Türkiye'ye karşı Kürt devleti kurma fikrinden vazgeçti mi?

Bu soruların yanıtını siz verin!

★★★

Yandaş basın bazı konulara hiç giremez, değinemez…

Ama şimdi onlar bile durumun çok vahim olduğunu arada sırada bile olsa kabul etmek zorunda kalıyor.

Düşüncelerini açıkça söylemeleri ne yazık ki mümkün değil.

Çaresiz kaldılar…

Sadece ABD ve Rusya'ya bindiriyorlar, ellerinden bu kadarı geliyor.

Bizi yönetenlerin aymazlığına değinmeleri, Suriye olayının hesabını sormaları, iktidarı eleştirmeleri asla mümkün olmuyor.

Bu baskı ortamında biz bile istediğimiz gibi konuşup yazamıyoruz, yandaşlara  da hak vermek gerek!

Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more