Sözcü Plus Giriş
EMİN ÇÖLAŞAN

Diyanet’ten beklenen ve beklenmeyen

Sevgili okurlarım, Cumhuriyet Bayramı önümüzdeki salı günü kutlanacak. Konutlara, iş yerlerine ve kamu binalarına Türk bayrakları, Atatürk posterleri asılacak.

Bir yer hariç:

Camilerimiz!

Burada yıllardır ısrarla yazarım… Derim ki “Ey Diyanet İşleri Başkanlığı, bir genelge yayınla ve ulusal bayram günlerimizde camilere bayrak asılmasını sağla…”

Ama Diyanet'in kafa yapısı farklıdır… Şöyle der:

“Camiler ümmetin yeridir. Camilere her milletten insanlar gelir. O yüzden bayrak asılması uygun değildir!”

Paracıkları devletten, yani Türk vatandaşları olarak bizim ödediğimiz vergilerden alırlar. Türkiye'nin en büyük bütçesi onlara aittir.

Ama iş camilere bayrak astırmaya gelince ümmet mümmet demeye başlarlar. Bunlar bu kadar tutarsızdır.

★★★

Evet, önümüz Cumhuriyet Bayramı…

Türkiye'nin Diyanet'e bağlı olan 82 bin camisinde önümüzdeki Cuma günü yine hutbe okunacak.

Aynı hutbe her Cuma günü bütün camilerimizde okunur.

Tek elden hazırlayıp servis eden Diyanet'tir.

Ama gelin görün ki, hutbelerde ulusal bayram günlerimizde bile asla yer verilmeyen konular vardır:

Mustafa Kemal Atatürk, Cumhuriyet rejimi ve Atatürk devrimleri.

Ankara'da o metinleri hazırlayan beyefendiler bu konulara asla girmezler,

Niçin?..

Çünkü Diyanet'in özellikle Atatürk'le alıp veremediği vardır da ondan.

Zira içlerinden bir bölümü Atatürk'ü “Din düşmanı” olarak görür!

Dolayısıyla her Cuma namaza giden müminlerin bu “Tehlikeli akıma kapılmasını” bizim Diyanet istemez.

Orası gücünü bugünkü iktidardan alan, adeta apayrı, özerk bir devlettir!

Atatürk ve O'nun aydınlık izinden yürüyen on milyonlarca yurtsever insanımız, o kesimler için sanki bir öcüdür…

★★★

Salı günü Cumhuriyet Bayramı… Camilere bayrak asılmayacağı artık belli oldu.

Önümüzdeki Cuma ise, bayramdan önceki hutbe günü…

Diyanet'in o günkü hutbesini merakla bekleyeceğiz… Bakalım ne diyecekler!

Sevgili okurlarım, önümüzdeki yılın Bütçe Tasarısı hükümet tarafından hazırlandı ve Meclis'e sunuldu. Yakında görüşülmesine başlanacak.

Ben burada genelde eleştiri yazıları yazarım ama bu bütçede “Çok olumlu (!)” bir gelişmeye tanık olduğumuzu şimdi açıkça belirtmem gerekiyor.

Konumuz memurların fazla çalışma ücretlerine yapılan zam!

Biliyorsunuz, bazı memurlara yukarıdan “Şu günlerde fazla çalışma yapacaksınız” talimatı gelir.

Memurun boynu kıldan ince… Ne yapsın, bu talimata ister istemez uymak zorunda kalır. Saatlerini ve günlerini iş yerinde geçirmek zorunda kalır.

★★★

Ancak bu olay asla angarya değildir, fazla çalışma ücreti memurlara fazlasıyla ödenir!

Örneğin bu yıl geçerli olan fazla çalışma ücreti saat başına 2 lira 13 kuruştu.

Memurları düşünen sayın hükümetimiz bu ücrete de zam yapmayı ihmal etmedi ve zamlı ücreti (brüt) 2 lira 26 kuruşa çıkardı!..

Saat başına 13 kuruş zam

Evinden barkından uzak kal, çalış ve karşılığını aylar sonra al!

Sonracığıma paraları bozdur bozdur harca!

10 saat fazla çalışma yap, al sana brüt 20 lira ek gelir be kardeşim, daha ne istiyorsun!..

Memur olmak varmış!

Sevgili okurlarım, Sinan Meydan'ın araştırma ve yazılarını her pazartesi günü bizim gazetede zevkle okuyoruz.

Sinan Meydan Cumhuriyet rejiminin ve Atatürk devrimlerinin yılmaz bir savunucusu.

Her kitabından, her yazısından çok önemli bir şeyler öğreniyoruz.

Sinan'ın şimdi son kitabı çıktı, onu okumanızı öneriyorum:

“Hafıza. Yakın Tarihin Kitabı.” (İnkılâp Kitabevi,)

★★★

Kitap Abdülhamit dönemiyle başlıyor, Cumhuriyet'le devam ediyor ve günümüze kadar yaşanan isyanları, siyasi faaliyetleri ve elbette Atatürk devrimlerini kapsıyor.

Vahdettin dönemi, Sarıkamış dramı, Serbest Cumhuriyet Fırkası, Şeyh Sait isyanı, Menemen olayı, Lâik Cumhuriyetin sırları, ihanet dosyaları, iç isyanlar, suikastlar, yok edilen eğitim devrimi, Atatürk ve İnönü dönemleri…

Sinan Meydan şöyle diyor:

“İnsan unutur tarih hatırlatır. Bugün bize Atatürk'ü ve yakın tarihi unutturmak isteyenler, ulusal bilincimizi oluşturan ‘milli hafızamızı' silmek istiyorlar. Bu kitabı unutturulmak istenen yakın tarihimizi hatırlatarak milli hafızamızı tazelemek için yazdım.

Hafızanı silip yeniden biçimlendirmelerine izin verme. Unutma, hatırla!”

Zevkle okuyacak ve çok şey öğreneceksiniz.

Ellerine sağlık Sinan Meydan.

Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more