Sözcü Plus Giriş
EMİN ÇÖLAŞAN

Eyvah, yine geliyorlar(mış)

21 Aralık 2019

Sevgili okurlarım, Türkiye'nin sınırlarını açtılar ve ülkemize en az beş milyon sığınmacının doluşmasını sağladılar.

İçlerinde her ülkeden, özellikle İslam ülkelerinden ve her cinsten birileri var.

Hırsızlar, yankesiciler, gaspçılar, ırz düşmanları, zavallılar, fakir fukara, kaçak çalışanlar, ajanlar, casuslar…

Bir bölümü ülkelerinde edindikleri serveti yanlarında getirdiler.

Bu milyonlarca insanın gelişiyle birlikte Türkiye'nin ekonomik ve sosyal yaşamı değişti. Kentlerimiz bu yabancılarla doldu.

Onları buyur eden dünya liderimiz Recep Bey dahil hiç kimse bundan sonra ne olacağını bilmiyor.

Adamlar geldikçe geliyor, kadınlar doğurdukça doğuruyor!

Başımıza öyle bir bela aldık ki bildiğiniz gibi değil.

★★★

Recep Bey şimdi son gelişmeyi anlattı!

İdlib'den yola çıkan 50 bin kişilik yeni bir sığınmacı kafilesi sınırımıza varmak üzere imiş, bu sayı belki daha da artacakmış.

Eyvah!

Fakat abicim, bu açıklama eksik… Hani biz Suriye'de Barış Pınarı Harekâtı'nı yapmıştık, hani oralardaki düşman unsurları yok etmiştik…

Şimdi nasıl oluyor da 50 bin kişi daha bize geliyor!..

Bunlar nereden çıktı, kimin, kimlerin baskısı ve zorlamasıyla Türkiye'ye doğru yola çıkıyor!

Şimdi bu kalabalığı yeniden kamplara al, besle, karınlarını doyur, çocukları için okullar aç, hastalarını ücretsiz tedavi ettir!..

Buna can mı dayanır be!..

★★★

Recep Bey'in bu konudaki asıl derdi yeni sığınmacılar falan değil, para…

Aynı konuşmasında yakınıyor…

“Dış kuruluşlar ve ülkeler bize para vermiyor.”

Bu konuyu, Esad rejimini devirmek amacıyla sınırlarımızdan içeri milyonlarca kişiyi buyur ederken düşünecektiniz beyefendi.

Artık çok geç.

Vermezlerse (ki elbette vermeyecekler) elinizde bir yaptırım gücü var mı?

Hiçbir şey yok.

★★★

Bakınız, Esad orada, yerinde sapasağlam duruyor.

Yaptıklarınız hiçbir işe yaramadığı gibi, Türk Milleti olarak sizin bu yanlış ve anlamsız işlerinizin sonucunda cebimizden en az 50 milyar dolar ödedik.

Nasıl ödediğimizi soracak olursanız…

Yapılan yeni zamlarla, getirilen yeni vergilerle.

★★★

Evet, Recep Bey ve partisi tarafından yapılan tüm emrivakilerin ceremesini biz çektik ve daha da çook çekeceğiz.

Burada işin sadece maddi boyutlarına değiniyorum, Suriye'de can veren şehit askerlerimizi falan hiç saymıyorum.

Allah onlara rahmet eylesin.

Onların aramızdan ayrılmasına neden olanların hesabını öbür alemde elbette soracaktır.

Sevgili okurlarım hep söylüyorum, Türkiye'de her gün inanılmaz olaylara tanık oluyoruz.

Son bomba haber Ankara'nın burnunun dibindeki sözüm ona bir üniversiteden geldi. Hem de sesli görüntüleriyle birlikte.

Kırıkkale ÜniversitesindenDavetiyeye bakıyorum.

İstiklal Marşımızın Arapça okunması!

Salon protokol şahısları ve öğrencilerle dolu.

Sahnede başı örtülü iki genç kız, ellerinde mikrofon…

İstiklal Marşımızı Arapça okuyorlar!

★★★

Bu tören için bastırılan davetiyedeki program akışı şöyle:

-19 Aralık Perşembe, Dünya Arapça Günü! (Her neyse, kim icat ettiyse!)

-İstiklal Marşı.

-İstiklal Marşı Arapça.

-Arapça'nın özellikleriyle ilgili slayt gösterisi.

-Tiyatro gösterisi. (Bunun da Arapça olduğu kanısındayım.)

Şimdi sormak isterim bu saçma olayı düzenleyen üniversitenin rektörüne ve katılıp alkış tutan robotlara…

Bu rezalete ortak edilmek içlerine sinmiş mi?

Arapça safsatasının peşine takılan öğrenciler ve ötekiler, acaba kendi ana dillerini, Türkçeyi yeterince biliyor mu?

★★★

Emin Çölaşan'ın notu: Geleneksel 23 Aralık yazımı yarın yine kullanacağım, Menemen'de 1930 yılında yobaz güruhu tarafından başı gövdesinden koparılarak şehit edilen Asteğmen Kubilay olayını sizlere bir kez daha anlatacağım.

Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more