Sözcü Plus Giriş
HÜSNÜ MAHALLİ

Pazar yazısı

12 Mayıs 2019

Her hikayede bir anlam vardır çünkü tarih ders alınsın diye yazılır.
11 Aralık 1936'da radyodan bir konuşma yapan İngiltere Kralı 8.Edward istifa ettiğini ve koltuğu kardeşi 6.George'a bıraktığını söyler.
Herkes şok olmuştu çünkü İngiliz Kraliyet tarihinde ilk kez bir kral tahtından feragat ediyordu. Üstelik Edward 11 ay önce ölen babasının yerine geçmişti.
Peki neden?
Edward 1934 yılında tanıştığı Amerikalı milyarder Ernest Simpson'un eşi Wallis'e aşık olmuş ve boşanmak üzere olan Wallis ile evlilik hazırlıkları yapıyordu.
Aile ise Edward'ın iki kez evlenip boşanan Wallis'le evlenmesini onur kırıcı buluyordu.
İngiliz hükümetinin Filistin'de Yahudileri kollayan politikasına karşı tavır aldığı için Siyonist örgütleri kızdıran Edward'e karşı Yahudi gazeteler kampanya başlattı.
Tutucu İngiltere Kilise'nin bağnaz din adamları da rahat durmuyordu.
Bu baskılar sonucu istifa etmeyi tercih eden Edward yine kurtulamadı çünkü bu kez vatana ihanetle suçlanmaya başlandı. Düşmanları onun için ‘Hitler hayranı' dedi.
Yoğun baskılardan bunalan Edward Mart 1937'de evlendiği Wallis'le Paris'e taşındı ve Avrupa başkentlerini dolaşmaya başladı.
Ekim'de Berlin'e giden Edward çok büyük ilgi topladı ve Hitler tarafından karşılandı.
Paris'e dönen Edward Hitler'den yana tavır alarak İkinci Dünya Savaşı'nın başlamasından sorumlu tutulan Yahudilere yüklendi. Alman ordusunun Fransa'yı işgal etmesiyle Paris'ten ayrılarak Madrid'e oradan da Lizbon'a taşınan Edward Almanya ile İngiltere'nin birlikte savaşı durdurabileceklerini ve İngiliz hükümetine bu yönde baskı uygulamak için Almanya'dan İngiliz şehirlerinin bombalanmasını istedi. Bu isteği yerine getiren Hitler Londra hükümeti üzerinde baskı uygulamak için Edward'ın kaçırılıp yeniden İngiltere kralı ilan edilmesini planladı. Haberi duyan İngiliz Başbakan Churchill adamlarını Edward'a göndererek Londra'ya dönmesini ya da Bahama Adaları'na sömürge valisi olarak gitmesini istedi.
Çaresiz kalan Edward eşi Wallis ile birlikte ikinci öneriyi kabul etti ve Ağustos 1940'da bulunduğu Lizbon'dan ayrıldı.
Edward Bahamalar'a gittikten üç hafta sonra Alman uçakları 7 Eylül günü Londra'yı bombalamaya başladı ve bu bombalama işi 16 Nisan 1941'de 500 uçağın katıldığı o büyük saldırıyla son buldu.
Sonunda deli bir diktatörün kişisel hırsları uğruna başlattığı 2.Dünya Savaşı'nda en az 60 milyon insan yaşamını yitirdi, Avrupa yıkıldı ve Edward 5 yıl yaşadığı Bahama Adaları'ndan Paris'e dönerek 1972'de orada yaşamını yitirdi.
İngiliz Kraliyet tarihinde Edward'tan çok fazla söz edilmez.
Ama aynı İngiltere'nin bizim coğrafyada çok karanlık tarihi var.
Çanakkale'de ağırlıklı olarak İngilizler vardı.
Bölgedeki ülkelerin haritalarını çizen İngilizlerdi.
100 yıldır devam eden sorunların nedeni İngilizlerdir:
Filistin, Kıbrıs, Keşmir, Karabağ, Kürtler…
Atatürk'ün karşısında sürekli İngilizler vardı.
Vahdettin İngiliz savaş gemisiyle İstanbul'dan kaçtı.
Atatürk 1922'de Saltanatı ve 1924'de Hilafeti kaldırınca İngilizler 1928'de İslam coğrafyasının ikinci önemli ülkesi Mısır'da Müslüman Kardeşler örgütünü kurdurdu.
Osmanlı'ya ayaklandırılan Arapların arkasında İngilizler vardı.
Çağ dışı, ilkel ve bağnaz Suudi Vahabi mezhep ve sistemini yaratan İngilizlerdi.
BOP ve Kanlı Arap Baharı'nda ABD var ama İngiltere olmadan olamazdı.
Özellikle şu Siyasal İslam projesinde…
Ilımlı, yumuşak, sempatik ve radikal…
Her yerde çok sayıda meraklısı olan müthiş bir proje.
Ülkeleri ve bu ülkelerin halklarını perişan etmek için dört dörtlük bir tezgah.
Tam bir İngiliz kurnazlığı.
İçinde oldun mu kurtuluşun olamaz.
Tehlikesi çok ama ders alan az ya da hiç yok.
Oyuna gelmek ya da teslim olmak da çok ayıp.
Özellikle cahillere.
Kindar ve gaddarlara.
Allah korkusu hiç olmayanlara.
Benden söylemesi her yerde varlar.
İngilizlerin ayak bastığı ya da parmak attığı her yerde.

★★★

Yarın da ABD'ye bakalım.

Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more