Sözcü Plus Giriş
MURAT MURATOĞLU

Ekonominin tadı kaçtı

Bugün için ülkenin tek gündeminin askeri harekat olması, tüm enerjisini askeri harekata harcaması işin doğası, hayatın olağan akışı… Başarı ile sonuçlanacağından şüphem yok! Peki ya sonrası?

Şunu öğrendik ki; Türkiye 17 yıl boyunca nefret biriktirmiş. Ne dünyada ne Müslüman aleminde sevenimiz kalmamış. AKP hakikaten Cumhuriyet tarihi boyunca yapılmayanı başarmış!

★★★

Ekonomi işin teferruatı… Lakin ekonomin sağlam olmazsa devamını nasıl getireceksin? Amerika ve Trump'ın tehditleri, Avrupa Birliği ve Arap Birliği'nin ambargo ve yaptırım görüşmeleri… İşte böyle bir ortamda gel de planla geleceğini…

Bodrum İş İnsanları Zirvesine katıldım. Ne yalan söyleyeyim, ciddi bir endişe hâkim…

TÜSİAD Başkanı işlerin neden tıkandığını anlattı ama benim için toplantıyı özetleyen cümle BESİAD Başkanı Engin Kaplan'ın; “İş İnsanlarının yeni atılımlar yapmak İçin motivasyonları kalmadı” demesiydi. Daha ne söylenebilir ki?

★★★

En büyük motivasyon kaynaklarından biri olmasının yanı sıra bilinen en güçlü duygudur korku… Kitaplar en temel korkunun “karanlık” olduğunu yazarlar.

Karanlık korkusu bilinmeyenden korkmaktır. Belirsizliktir. Ne olacağı net değildir. Karanlık kararsızlığı, karasızlık korkuyu tetikler. Korku panikletir, yanlış yaptırır, tat kaçırır.

Bodrum Sanayici ve İş İnsanları Derneği (BESİAD) tarafından 8. İş İnsanları Zirvesi düzenlendi.

★★★

Türkiye ekonomisi yıllardır karanlıkta… Belirsizlik, bilinmezlik söz konusu… Her an bir kırılma olabilir. Bu durumdan korkmamak cesaretten değil, olsa olsa cahilliktendir.

Korku kelimesi bile başlı başına ürkütücü, sert ve acımasızdır. Yanlış zamanlamayla telaffuz edilmesi ters etkilere yol açabilir. Genelde yumuşatılıp “endişe” kelimesi kullanılır.

★★★

Sadece ülkemizin girişimcileri değil, bu ülkenin sorumluluk sahibi vatandaşları da mevcut gidişattan ve gelecekten endişeleniyor, tasalanıyor, kaygılanıyor, kuşkulanıyor, şüpheleniyor, telaşlanıyor, işkilleniyor, vesveseye düşüyor, kuruntuya kapılıyor…

Gerim gerim gerildik… PKK, IŞİD, terör, Suriye, Irak, İran, savaş, müdahale, özgürlük, kriz, tehdit, baskı, borç, yükümlülük, ambargo, yaptırım ve onlarcasını da ekleyelim… Yazarken bile içim karardı! İnsanlar haksızlar mı?

★★★

Dikkat ederseniz bu kelimeler hayatımızda ciddi anlamda yer kaplıyorlar. Peki, bu ortam kimlerin işine geliyor? Korkuyu kim körüklüyor?

Karanlığın mimarları kimler? Bugünün tohumlarının atıldığı sıfır noktasına dönersek kimleri görürüz? Dünyada neden tek başımıza kaldığımızı anlıyor muyuz? Yoksa yine mi görmedik, duymadık, bilmiyoruz!

En iyi korku filmi!

Cumhurbaşkanı'nın dediği gibi ben de milletimizin her bir ferdini, AK Parti saflarında çalışmak için davet ediyorum.

Bu da sizi kesmediyse yıllardır kullanılmayan mahzenden tıkırtı gelince aşağı pili azalmış fenerle inmenizi ve bir korku filmi klasiğini yaşamanızı öneriyorum!

İp atlayan küçük bir kız görürseniz “eyy” deyin… Kaçmazsa “sizden öğrenecek değiliz” i deneyin. Üstüne de “nereden nereye” ile işi garantileyin. Ortada ne küçük kız ne de ipi kalacaktır. Geçtiğimiz 17 yıl bunun kanıtıdır.

Boykot dersi

Bize ambargo koyan ve ekonomik yaptırım uygulayan ülkelere misliyle karşılık vereceğimizi açıkladık. Yalnız bizim milletin boykot anlayışında ufak sorunlar var.

Çin'i boykot ediyoruz diye Çin lokantasını basıp, Uygur Türkü aşçıyı dövmüştük.

Hollanda'yı boykot ederken Fransız bayrağını ateşe vermiştik.

Vali Coca-Cola'yı yere dökerek boykot etti, gitti Fanta içti. Fanta'nın üreticisi de Coca-Cola şirketiydi. Gerçi Cola-Turka veya Çamlıca içse ne fark ederdi? Onlar da parası karşılığında Japonlara devredildi!

Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more