Sözcü Plus Giriş
NECATİ DOĞRU

Acı ilaç!

19 Temmuz 2019

Her kriz kendi huyuna ve suyuna uygun bir sevici yaratıyor. Dostları azaltıp düşman çoğaltınca füze sahiplenme krizine düştük.
Füze sevici olduk.
Rusya'dan S- 400 aldık.
Parçalar Ankara'ya geldi.
Aynı günlerde (9 Temmuz'da) Rusya devlet sözcüsü ters konuştu. Türk araştırma ve sondaj gemilerinin Kıbrıs'ın doğusunda ve batısında doğal gazı bulup çıkartmalarını Rusya'nın da istemediğini söyledi. Türkiye'nin Doğu Akdeniz'de kendi hakkını aramasına ABD, İngiltere, Fransa, Almanya, İtalya, İsrail, Mısır, Yunanistan, Suudi Arabistan bir cephe oluşturdu karşı çıkıyorlar fakat Rusya da karşı…
S-400 aldığımız ülke.
Bize yumruk gösterdi.
Ne olacak şimdi!
Türk Savunma Bakanı ve bir önceki Genelkurmay Başkanı, Amerika'dan Patriot füzeleri almak için de görüşmekte olduğumuzu açıkladı. Beni bağışlayın, kabaca yazayım, olan şu; Düşman çoğaltma krizi, bizi aynı anda Rus ve Amerikan füzelerine sarılmaya itti. Ciddi bir ekonomik kriz büyüyerek geldi ve ülkemizin varlığını kemirmeye başladı.
Seçimler bahane edildi.
Kriz “Beka” ile örtüldü.
Seçimler bitti.
Krizin örtüsü yırtıldı.
IMF seviciliği de hortladı.

★★★

Her derin ekonomik krizde; 1962'de, 1978'de, 1980'de 1994'de, 2000'de Amerikan'ın güdümündeki IMF'ye gidip, bize acı reçete yazmasını ve “dolar kredisi” açmasını istiyorduk. 1962 yılından buyana IMF ile en sonuncusu 2005 yılında olmak üzere 19'uncu stand-by anlaşması ile toplam 50 milyar dolar “şirketleri ve bankaları ucuz dövizle rahatlatma kredisi” aldık. Halkın kemerleri sıkıldı, 50 milyar doları kuruşuna kadar da geri ödedik. Özeti; IMF, reçeteyi yazıyor, ekonomik krizin yükünü çalışana; işçiye- işsize- memura-çiftçiye- emekliye- esnafa bindiriyor, batan şirketler ve bankalar yüzdürülüyordu.
2019'a girdik.
Türkiye dünyanın en yüksek faiziyle borçlanan ülkesi oldu. IMF seviciler seslerini yükselttiler: IMF ile anlaşırsak daha az faiz ödeyerek istediğimiz dış borçlanmayı yapabiliriz demeye başladılar.
İktidara öneriyorlar.
IMF ile anlaş kurtul.
İktidar ise sıkıştı.
Aşağı tükürse sakal.
Yukarı tükürse bıyık.

★★★

Bu arada kriz derinleşince IMF reçetesinin aynısı uygulanmaya başlandı.
Zamların vanası patladı.
Vergiler çok ağırlaştı.
Krizin yükü halka bindi.
Acı ilacı halka içirmenin düğmesine basıldı: İşçiler, memurlar, emekliler için “kemerleri sıkma” dayatmasına geçildi. Ücret ve maaş artışı yüzde 5-6'ya çıpalandı. Alım gücü çok düştü, fakir-fukara ve işsiz insan sayısında patlama oldu. Durgunluk ve enflasyon birlikte tırmanıyor. İktidar “şirketleri ve bankaları rahatlatmak için tarihin en büyük yapılandırması 400 milyar liralık kurtarma paketi” hazırladı. IMF'siz, IMF'li günlere girdik. 1994 krizinde yaşadığımız gibi “Net Aktif Vergisi” benzeri bir IMF aleti devreye sokulabilir.

KALEMİN GÖR DEDİĞİ

Soygun hastaneleri!

Sonunda iktidar partisi Giresun Milletvekili Cemal Öztürk de dayanamadı: “Hastaneye gidiyorum, efendim gelmişken bir check-up yapalım, MR çekelim, tahlil yapalım diyorlar… İstemiyorum… Parasını siz ödemeyeceksiniz Meclis ödeyecek diyorlar. İlla hastalık icat edecekler…” dedi. Bilineni açıklamış oldu. Yeni yapılan hastaneler “MR çekme garantisi… Tahlil yapma garantisi… Hasta garantisi… Hastalık garantisi” verilerek yapıldı. Hastane üzerinden devleti hortumlama modeli sonunda iktidar partisi milletvekilini de isyan ettirdi.

Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more