Sözcü Plus Giriş
NECATİ DOĞRU

Soru: 1 ve Soru: 2

14 Şubat 2019

7 şiddetinde deprem olmadı. TIR bindirmedi. İş makinesi kepçesini balyoz yapıp vurmadı. Tank gelip çarpmadı. Kartal'da Yeşilyurt Apartmanı kendiliğinden çöktü. Göz göre göre, haber vererek yıkıldı.  Çökmeden önce duvarlarından, kolonlarından, temellerinden “çökeceğim” sesleri geliyordu.
21 kişi hayatını yitirdi.
Devletin büyükleri; Cumhurbaşkanı, eski Başbakan, yeni belediye başkan adayı, Bakanlar çöken binanın içinden cansız çıkartılanların cenaze namazına durdular ve onlar için “şahadet makamına ulaştılar… Allah rahmet etsin şehitlerimize…” dediler.
“İmar şehitlerimiz!”
Yıkılan apartmanın enkazı altında can verenlerin yakınlarının acılarını paylaşırım. Bu yazıyla amacım onları incitmek değil. Soruyu enkaz altında can verenlerin yakınlarına sormuyorum. Cenazeye katılan ve “imar şehitlerimiz” diye ölüm acısı ticareti yapan devlet büyüklerine soruyorum.
Onları kim şehit etti?

★★★

Savaş çıkmadı. Düşman ordusu saldırmadı. Düşman uzun menzilli füzeleri ile nokta atışı yapıp vurmadı. Birliğe sızmış ajan gizlice zaman ayarlı patlayıcı koymadı. Yeraltına gizlenmiş hain, aşağıdan ateş edip vurmadı. Çekmeköy'de askeri helikopter, motorlarında sorun olup olmadığını bilmek için, test uçuşu yapıyordu. Helikopter UH-1H tipiydi ve pek çok ülkenin ordusu bu tip helikopteri artık kullanmıyordu.
Helikopter düştü.
Yüzbaşılar; Ümit Özerli, Semih Özcan, astsubaylar; İlyas Kaya ve Yakup Aşar test uçuşunu yapıyorlardı. Düşen helikopter içinde canlarını verdiler. Şehit 4 askerin annelerinin “oğlum sen beni taşıyacaktın, ben seni taşıyorum” sözleri tören alanında yankılandı. Aynı Çekmeköy'de yine aynı tip UH-1H tipi askeri helikopter yine test uçuşu sırasında iki ay önce düşmüş 5 asker şehit olmuştu.
“Asker şehitlerimiz!”
Onları kim şehit etti?
Helikopter test uçuşu sırasında can verenlerin yakınlarının da acılarını paylaşırım. Bu yazıyla amacım onları incitmek değil. Soruyu devleti, orduyu yönetenlere soruyorum.
Soru 1:
Hangisi şehit?
Ve…
Soru 2:
Onları kim şehit etti?

KALEMİN GÖR DEDİĞİ

Kuyruklu döneme nasıl geldik?

Yeni Bakan FAKIBABA, “Erkekseniz şimdi yolsuzluk yapın da göreyim” demişti. Kendinden önceki Mehdi Eker, Kutbettin Arzu, Faruk Çelik'in bakan olduğu dönemlerde “yolsuzluk yapıldığını” itiraf etmişti. O günlerde Sayıştay da son 15 yılda Tarım Bakanlığı'nın bütçesinden 60 milyar liralık desteğin dağıtıldığını ve bu parayı alıp kullanan çiftçilerin tarlasında, ahırında, bostanında, bağında, bahçesinde nasıl bir verimlilik artışı yaratıldığının takip edilmediğini rapor etmişti. 60 milyar çok büyük bir para. Türk tarımını uçurmaya yeterdi. Bu kadar büyük tarımsal destek dağıtımında yolsuzluk, savurganlık, sorumsuzluk, partili ağa kayırma, tarikat gözetme olmasaydı; Bulgaristan'dan saman, Moldovya'dan çoban, İran'dan soğan, Macaristan'dan damızlık düve, Arjantin'den damızlık dana, Yunanistan'dan damızlık keçi, İsrail'den ineğe aşı, Avustralya'dan yemeğe et, Paraguay'dan kaçak karkas, Hindistan'dan korsan kurbanlık, ABD'den genetiği değiştirilmiş mısır ithal etmek zorunda kalmazdık. Ve tarımsal üretim potansiyeli çok yüksek ülkemizin her yıl 5 milyon hektar tarım arazisi bomboş durmaz, köyleri terk edilmiş fakat şehirleri işsiz deposu ülke haline gelmezdi. Ve bugün büyük kentlerde yoksulun oyunu almak için devlet manavı önünde uzun patates-soğan kuyrukları doğmazdı.

Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more