Sözcü Plus Giriş
RAHMİ TURAN

Alın size ittifak!

29 Nisan 2019

“82 milyonluk Türkiye ittifakı!”
Bu sözü birkaç gün önce Partili Cumhurbaşkanı Erdoğan telaffuz etti.
Güzel bir temenni ama sadece te­menni, o kadar! Gerçekleşme ihtimali ise sıfıra yakın!
Erdoğan'ın sözlerine ilk tepki gös­teren ortağı Bahçeli Bey oldu:
“Türkiye ittifakı da ne oluyor? Cumhur ittifakı var ya! Biz Cum­hur ittifakını tanırız!” diye kestirip attı.
Ülkede liderler ayrı telden çaldıkça Türkiye ittifakı “Olmayacak dua­ya amin demek” olur! Ülke sevgisi yerine herkes kendi çıkarının peşinde koşarsa ittifak sağlanabilir mi?
İYİ Parti'nin iki Genel Başkan Yardımcısı, İzmir Milletvekili Aytun Çıray ve Ankara Milletvekili Durmuş Yılmaz'ın şu tweetleri, büyük ittifakın kaderini özetliyor:
“Durun hele! Bu kadar aceleci­lik niye? ‘Kızgın demiri soğuta­lım' diyen kişi ertesi gün katıldığı bir cenaze töreninde İmamoğ­lu'nun elini bile sıkmadı!”
İttifak böyle kurulur mu?

Ortada garip bir durum var!
Nedir bu garip durum?
MHP Genel Başkanı Bahçeli'nin anlaşılamayan oy hesabı!
Bahçeli “Son yerel seçimde aldığımız oyları yüzde 7.3 göstermek haksızlıktır, adaletsizliktir. Bizim oyumuz yüze 18.81'dir. Yani Atatürk'ün doğum tarihi olan 1881” diyor.
Oy oranını Atatürk'ün doğum tarihine bağlamanın garabetini de bir yana bırakalım, işin aslına bakalım.
MHP'nin oylarını kim ya da kimler düşürüyor?
Cumhur İttifakı'nın büyük ortağı Partili Cumhurbaşkanı Erdoğan:
“Seçimde Cumhur İttifakı toplam yüzde 51,7 oranında oy aldı. Ak Parti yüzde 44,4'lük bir orana ulaştı” diye kesin açıklama yaptı.
Bu durumda MHP'ye kalan oy yüzde 7,3 oluyor. Matematik böyle ama Devlet Bahçeli başka bir hesaplama şekli icat etmişse, onu bilemeyiz tabii ki!

★★★

Bahçeli Bey kızgın… Fakat kızacaksa önce ortağına kızması gerekiyor, medyaya değil!
İşin doğrusu ne? Kimin hesabı yanlış?
Bunu anlamak için de Yüksek Seçim Kurulu'nun verilerine, yaptığı resmi açıklamalara baktık.
YSK da MHP'nin oy oranını yüzde 7.3 olarak hesaplıyor ve Erdoğan'ın açıkladığı rakamları doğru gösteriyor.
Bahçeli'nin hesabı yanlış ve yanlış hesap Bağdat'tan döner!
Peki, neden böyle yapıyor?
Anlaşılan Bahçeli Bey taraftarlarına moral vermek için yüksekten uçuyor!

Berlin'de Türk konferansı

Almanya'nın Başkenti Berlin'de düzenlenen “Türkiye'nin Meseleleri ve Çıkış Yolları” konulu konferansa şu sözler damgasını vurdu:
“Devletler adaletle yaşar. Küfürle yönetim bile devam edebilir ama adaletsiz bir yönetimin sürmesi mümkün değildir.
Onun için ‘Adalet mülkün temelidir' buyurmuşlar.
Türkiye'de ilk ele alınması gereken konu adaletin tesisidir.
Seçimler demokratik bir yarıştır. Yarışı kaybedenin rakibini tebrik etmesi gerekir. ‘Hainler kazandı' denilmez!
Memleket o hale geldi ki, sanki bir taraf vatan haini, bir taraf vatansever!
Kendisi gibi düşünmediği için bir sandık müşahidi, iki kardeşimizi katletti! Bir arkadaşımıza da seçildikten sonra balta ile saldırdılar! Bunlara ‘iyi oldu' diyebilir miyiz? Ama bazıları hâlâ bu söylemlerden vaz geçmediler!
Biz eğer bir yerde barış hâkim olsun istiyorsak önce adaleti tesis etmeye, dürüstlüğü hâkim kılmaya, ehliyete, liyakati şiar edinmeye ve istişareye önem vermek zorundayız.”

★★★

Alman medyasında da yer alan yukarıdaki sözler, konferansa katılan Saadet Partisi Lideri Temel Karamollaoğlu'na ait…
AKP'liler, Karamollaoğlu'na “Eğer o oylarımızı bölmeseydi seçimi kazanırdık” diye kızıyorlar.
AKP'nin yaşadığı büyük hüsranın sorumlusu olarak gösterilen Temel Karamollaoğlu hakkı, hukuku adaleti savundu ve yurt içinde de, dışında da savunmaya devam ediyor.
Bu ülkede doğruları söyleyenleri “Düşman” ilan eden ilkel zihniyet var maalesef!

TEBESSÜM

Limon ve portakal!

Adamın biri gece kulübüne gitmiş, şöyle bir etrafına bakınmış ve garson olarak işe yeni başlayan Temel'i görerek seslenmiş:
“Hey garson! Bakar mısın?”
Temel hemen koşmuş:
“Buyurun efendim, ne emredersiniz?”
Adam “Bana bir soda getir ama içine limon koyma!” diye tembih etmiş.
“Derhal efendim” diyerek giden Temel, kısa bir süre sonra dönmüş:
“Kusura bakmayın efendim” demiş “Limon kalmamış, portakal koymasak olur mu?”

GÜNÜN SÖZÜ

Parti tutma alışkanlığı anahtarı kaybolmuş bir kelepçe gibidir!

Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more