Sözcü Plus Giriş
RAHMİ TURAN

FETÖ davası

27 Ekim 2019

Adalet Bakanı Abdulhamit Gül “Cumhurbaşkanı Yargı Reformu'nu onayladı, sıra uygulamada” dedi.

Doğrudur. Yasalar ne kadar iyi olursa olsun, eğer doğru uygulanmazsa, çöp kutusuna atılan kâğıt parçası hükmünde olur!

39 maddelik yargı paketiyle, haber verme sınırlarını aşmayan eleştiri ve düşünce açıklamaları kesinlikle suç olmayacak.

Yarın FETÖ duruşmamız var.

SÖZCÜ avukatı İsmail Yılmaz, İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığı'na bir dilekçe vererek:

“Bugün artık yeni bir yasa var. SÖZCÜ yazarları ve Burak Akbay hakkında devam etmekte olan davanın, Yargı Reformu ile çıkarılan yeni yasanın 13'üncü maddesi kapsamında yeniden tartışılıp değerlendirilmesi gerekiyor” dedi.

Adalet Bakanı Abdulhamit Gül'ün de belirttiği gibi yasada, düşünce ve ifade özgürlüğünü daha da güçlendiren yeni düzenlemeler var.

En iyi reform, yasanın sağlıklı bir şekilde hayata geçirilmesi, yani uygulamadır. Yargıya güvenin sağlanması için bu çok önemlidir.

Yakında siyasi parti hâline gelecek olan “Çoban Ateşi” harekâtının öncüsü eski sağlık bakanlarından Rifat Serdaroğlu, ABD Başkanı Trump'ın tüm milletimizi aşağılayan çirkin mektubuna çok kızmış “Ona hak ettiği şekilde cevabi bir mektup yazdım” diyor.

Serdaroğlu'nun mektubu (özetle) şöyle:

“Eyy Trump,

Sen, şahsıma ve aileme nasıl vize uygularsın yahu?

Yok, şahsımın, ailemin ve her biri dürüstlük abidesi olan bakanlarımın mal varlıklarına el koyacakmışsın da, ülkene gelenleri tutuklayacakmışsın da, lagara lugara!

Bak Trump;

Yok öyle 25 kuruşa hem simit, hem çay!

İnsan ölür eseri, eşek ölür semeri kalır…

Yahu ben tee ne zamandır söyledim ve gösterdim. Dedim ki “Aha bu alyans benim tüm servetimdir. Duyarsınız ki, zengin olmuşum, bilin ki haram yemişimdir!

Sen beni malla, mülkle, dövizle mi korkutacaksın? Açıkla ne biliyorsan! Bizde bir kaide var;

“Müddei, iddiasını ispatla mükelleftir” diye… İspat etmeyen şerefsizdir! Biz çiğ yemedik ki karnımız ağrısın. Partimiz ak, yüzümüz pak!

Sıkıyorsa açıkla bakalım benim, ailemin, bakanlarımın mal varlıklarını!

Var mı öyle çamur at, izi kalsın politikası?

Biz de bazı şeyler biliyoruz yani! Açtırma kutuyu, söyletme kötüyü!

Akıllı ol, akıllı! Filler tepişir, çimenler ezilir. Şimdi kavga zamanı değil, vin-vin zamanı.

Reza denen ite de inanma. Dikkat et, cüzdanını bile çalar o şerefsiz!

Dostum Trump,

Bu yaz ailece davetlimsiniz. Sizi ağırlamak bizi bahtiyar edecektir. İtibardan tasarruf edilmeyeceğini gel de yazlık sarayımda gözlerinle gör. Hadi kal sağlıcakla!”

Rifat Serdaroğlu'nun Trump'a yazdığı cevabi mektup böyle… Peki, Trump bunu okur mu? Serdaroğlu “Okusa da ipime, okusa da ipime!” diyor.

Yunanistan'ın hava sahası tecavüzleri!

Ege Denizi'nde 18 Türk adasını işgal eden Yunanistan, Türkiye'nin şaşılacak derecede sessiz kalmasından yararlanarak Kıbrıs'a da el uzattı.

Yunan savaş uçakları ilk defa Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti hava sahasını ihlal etti.

Türkiye Dışişleri Bakanlığı, Türk hava sahasını sık sık ihlâl eden ve Kardak kayalıklarına sanal hava taarruzu düzenleyen Yunanistan'a nota vermedi. Hatta internet sitesinde bir kınama mesajı bile yayınlamadı.

Bundan cesaret alan Yunanistan da iyice azıtarak KKTC hava sahasını ihlal etmeye başladı.

Yunan şirretliğini dikkatle takip eden Milli Savunma Bakanlığı eski Genel Sekreteri E. Albay Ümit Yalım “Kıbrıs'ta yaşayan soydaşlarımızın güvenliğini, sağlamak için Türk Hava Kuvvetleri, Geçitkale bölgesine “Hava üssü” açmalı ve caydırıcı olmak için Yunanistan'a karşı Geçitkale Havaalanı'nı kullanmalıdır” diyor.

TEBESSÜM

“Âmâ pilotlar!”

Havaalanında yolcular otobüsten inip uçağa doğru giderken, havayolu şirketinin arabası önlerini keser. Arabadan pilot ve yardımcısı iner, fakat…

Pilotların ellerinde birer beyaz baston, kollarında üç noktalı âmâ bandı vardır.

Yolcular şaşkınlık içinde birbirlerine bakarlar ve bunun havayolu şirketinin şakası olduğunu düşünerek uçağa binerler. Fakat içlerinde “Acaba?” kuşkusu vardır.

Uçak pistte hızla ilerlemeye başlar. Yolcular gözlerini dört açmış piste bakmaktadır.

Uçak pistin sonun yaklaşınca yolcular dehşet içinde çığlıklar atmaya başlar.

Kaptan pilot çığlıkları duyunca levyeyi sonuna kadar çeker ve uçağı havalandırır.

Arkasına yaslanan Kaptan Pilot, yardımcısına dönerek şöyle der:

“Bir gün çığlık atmakta gecikecekler, pisipisine hep beraber öleceğiz yahu!”

GÜNÜN SÖZÜ

Bir toplum demokraside bile, ne kadar hak ediyorsa ancak o kadar yönetilir!

Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more