Sözcü Plus Giriş
RAHMİ TURAN

Kahpe bir saldırı daha!

27 Mayıs 2019

Bir meslektaşımıza daha saldırdılar!
Alçakça, kalleşçe!
Muhalif yazılarıyla tanınan gazeteci-yazar Sabahattin Önkibar, Ankara Beysukent'teki evinin yakınlarında, demir çubuklu, sopalı üç ahlâksızın kahpe saldırısı ile hastanelik oldu.
Yargı görevini yapmıyor ve suçluları cezasız bırakıyorsa, o ülkede dirlik ve düzen olur mu?
Ülkemizde medyaya gözdağı vermek için yapılan saldırılar artık olağan hale geldi!
Cahil, utanmaz ve kiralık saldırganların arkasında, onları kukla gibi oynatan gerçek failler var!
Sabahattin Önkibar “Ben bunların kim olduğunu biliyorum” dedi.
Sanıklar yakalandı ama ne olacak ki?
Savcılık onları muhtemelen adliyeye bile sevk etmeden serbest bırakacak! Daha önce defalarca öyle oldu! Polis saldırganları yakaladı, savcı onları bıraktı!
Kanunsuzluk, yasa tanımazlık artık arş-ı âlâya çıkmış durumda!
Günümüzün Türkiye'si işte bu hale geldi!

Haksızlık, hukuksuzluk, yolsuzluk, yalan-dolan…
Hep bunlar konuşuluyor…
Ne ararsan var ülkemizde…
Bu tür işlerin dindarlık kisvesi altında yapılması, yüce dinimize ciddi zararlar veriyor!
Aslında o tipler dindar değil, dinci… Dini, kendi çıkarları için kullanan madrabazlar!
İslâmiyet'in hakkını veren gerçek dindarlar da var elbette… Fakat hangileri çoğunlukta, bilemiyorum!

★★★

Gerçek dindar kimdir?
Mübarek dinimizi bir gösteriş, bir çıkar meselesi olarak kullanmayan, orucunu tutan, iftara giden, Kur'an okuyan, cuma namazlarını kaçırmayan, dürüst, şeffaf, kompleksiz, samimi Müslüman Ekrem İmamoğlu bence gerçek bir dindar.
Daha birkaç ay öncesine kadar İmamoğlu'nu tanıyan insan sayısı pek azdı. Şimdi bütün Türkiye, hatta bütün Avrupa tanıyor. Neden?
Çünkü alnının teri ile kazandı, fakat haksızlığa uğradı.
AKP'de olmayan her şey İmamoğlu'nda var.
AKP ondan korkuyor!

★★★

İmamoğlu'na sordular:
“Oruç tutmak sizi yormuyor mu?”
Şöyle cevapladı:
“Yoruluyorum ama bana iyi geliyor. Ramazanda bazıları kilo alır, ben kilo veriyorum.”
“Ne kadar kilo veriyorsunuz?”
“On kilo verdiğim ramazan ayları var. İftarda ve sahurda ekmek yemeyip sağa sola koşturunca kilo veriyorsunuz!”

★★★

İftar için kurulan yer sofralarına bağdaş kurup oturmanın zor olup olmadığını sordular, İmamoğlu anlattı:
“Bizim evde, lise sona kadar dedem masa koydurtmadı. Hep yer sofrasında yedik. Yaa dede, etme eyleme, dedik ama o yıllarca direndi. Ben lise sondayken evimize masa girdi. Bu nedenle yer sofralarına yabancı değilim.”
Yine sordular:
“Peki başkanım, her şey güzel olacak mı?”
İmamoğlu gülümseyerek:
“Şüpheniz mi var?” dedi ve ekledi:
“Bu ülke güzelliklere lâyık. Elbette her şey güzel olacak.”

Komünist Başkan halt etti!

Tunceli'nin komünist Belediye Başkanı Fatih Maçoğlu, seçimden önce söylemleriyle çok kişinin sempatisini toplamıştı.
Sağcısı da solcusu da “Düzgün bir siyasetçi” diye düşünüp onu sevdiler.
Ancak, Maçoğlu'nun Başkan olunca halkın sıkıntılarıyla uğraşacağını sananlar yanıldı. Çünkü komünist başkan resmen HALT ETTİ!
Sanki başka iş yokmuş gibi, yetkilerini aşarak belediyenin “Tunceli” ismini “Dersim Belediyesi” olarak değiştirdi.
Cumhuriyet idaresi 1935 yılında, kanlı bir isyan nedeniyle o kentin adını değiştirip “Tunceli” yapmıştı.
Fatih Maçoğlu, bu davranışıyla gerçekte kötü niyetli olduğunu gösterdi. Mahkeme Maçoğlu'nun densiz kararını durdurdu!

TEBESSÜM

Hangisi daha büyük?

Eski bir dönemde padişah ile vezir “Kim daha ünlü? Kim daha büyük tanınıyor?” diye bahse girip bir çobanın yanına giderek sormaya karar vermişler.
Önce alıştırma yapmak için çobana sormuşlar:
“Senin koyunun mu büyük, ineğin mi?”
Çoban şaşırmış şaşırmasına ama yine de cevap vermiş:
“İneğim tabii ki!”
“Keçin mi büyük, öküzün mü?”
“Tabii ki öküzüm daha büyük” cevabını alınca asıl soruyu yöneltmişler:
“Şimdi söyle bakalım, padişah mı büyük, vezir mi?”
Çoban bu soruya hiç düşünmeden cevap vermiş:
“Ne yalan söyleyeyim, ben o hayvanları tanımıyorum valla!”

GÜNÜN SÖZÜ

Yılmadan devam edersen, dağı bile devirebilirsin!

Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more