Sözcü Plus Giriş
RAHMİ TURAN

Lâfta kalan ittifak!

24 Nisan 2019

Ülkemiz için güzel şeyler yazmak istiyoruz. Gönlümüz bu duygularla kaynıyor ama yazamıyo­ruz. Nasıl yazalım ki?
Halimiz malûm! Ekonomik perişanlık zirvede… Siyasi tansiyon yüksek… Halk geri­lim içinde…
Dün 23 Nisan Bayramı idi… Bir zamanlar “23 Ni­san, neşe doluyor insan” derdik. Artık hayal oldu bu sözler… “Dertleri zevk edindik, bizde neşe ne arar?” şarkısının sözlerine benzedi halimiz!
Erdoğan “Milli İttifak”­tan bahsetti. Sözler iyi de, uygulama nerede?
Nefret diliyle bölünüp kutuplara ayrılan toplumu kızgın bir demire benzeten Erdoğan'ın bu ittifakı sağ­lamak için önce kendisinin adım atması gerekmez mi?
Kılıçdaroğlu'na, çirkin, hain, kalleş bir saldırı yapıldı!
“Türkiye İttifakı” isteyen Erdoğan'ın Kılıçdaroğ­lu'nu ziyaret edip “Geçmiş olsun” demesi gerekmez miydi? Gerekirdi ama bunu yapmadı! Saldırıdan bu yana 3 gün geçti, tık yok!
Ee, o zaman Türkiye itti­fakı nasıl olacak? Tabii ki, sadece lâfta kalacak!

Şehit cenazesinde çıkan olaylar, 23 Nisan Bayramı'nı kalbimiz kırık, gönlümüz buruk kutlamamıza sebep oldu!
22 Nisan gecesi Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek'in Ulusal Kanal'da “Atatürk'ün en büyük hatası 23 Nisan'ı ‘Çocuk Bayramı' yaparak o günü ‘Balon Bayramı'na döndürmesi oldu. Ben Atatürk devrimlerini, savunuyorum, balonları değil” demesi, kendi taraftarı olan ‘Ulusal Kanal Gönüllüleri' arasında bile tepki yarattı.
Ermeni Soykırımı iddialarını Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nde çürüterek ülkeye hizmet edişini takdirle izlediğim Doğu Perinçek'in 23 Nisan hakkındaki sözlerini ben de çok yadırgadım. Ona Atatürk'ün “Vatanı korumak, çocukları korumakla başlar' sözünü hatırlatmakta yarar var” diye düşünüyorum.

★★★

Doğu Perinçek'in TV'deki sözlerinden sonra gazeteci arkadaşımız Baki Karakol beni aradı… Üzgün ve kızgındı… Baki, Atatürk ilkelerine bağlı, yurtsever bir meslektaşımızdır:
“Doğu Bey'i protesto ediyorum. Ona Tarihçi Sinan Meydan'ın ‘Panzehir' adlı kitabından şu cümlelerle cevap vermek istiyorum” dedi ve sıraladı:
“Çocukları her türlü ihmal ve istismardan korumalı.”
“Çocuk sevgisi bir ihtiyaçtır ve vatanı korumak, çocukları korumakla başlar.”
“Çocuklar her koşulda yetişkinlerden daha özel ele alınmalıdır.”
Baki Karakol son olarak ‘Balon Bayramı' sözlerini Doğu Bey'e iade ediyorum!” dedi.
Atatürk'ün çocuklara şu hitabı da ilginçtir:
“Küçük hanımlar, küçük beyler… Sizler hepiniz geleceğin bir gülü, yıldızı, ikbal ışığısınız. Ona göre çalışın. Sizlerden çok şey bekliyorum. Sizler yarının büyüklerisiniz”

Aklın yolu bir!

Bizim yıllardan beri söylediklerimizi, karşı tarafın da telaffuz etmeye başlaması iyi bir gelişmedir.
Şiddeti körükleyen kışkırtıcı siyasetin ülkeye ne büyük zararlar verdiği son olaylarla bir kez daha anlaşıldı.
İktidar Partisi AKP'nin kurucu kadrosundan olan 11'inci Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün, CHP lideri Kılıçdaroğlu'na yapılan menfur saldırıyı kınayarak “Siyaset diline hâkim olan nefret söyleminin tehlikesi umarım artık fark edilir” demesi uyarı niteliğinde açık bir mesajdır.

★★★

AKP'nin eski Genel Başkanı ve eski Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun sözleri de ilginçtir. O, ülkenin gittiği tehlikeli yolun taşlarını döşeyen siyasetçilerden biridir ve hatasını anlamıştır.
Davutoğlu: “Cumhurbaşkanlığı kurumu toplumun en az yarısı ile psikolojik bir kopuş yaşıyor. Sert söylemler siyasi kutuplaşmayı tehlikeli boyutlara taşıyarak toplumsal barışımızı ve ortak aidiyet bilincimizi zedelemiştir” diyor.
Geç de olsa doğru bir uyarı.
Ülkede gerçekten “kızgın demiri soğutmak” gerekiyor. Fakat çıkarılan olaylar, perde arkasındaki bir takım güçlerin Türkiye'de barış ve huzuru baltalamak istedikleri anlaşılıyor.

TEBESSÜM

Onursuz dönekler!

Dönek, kaypak, kişiliksiz politikacılar dün de vardı, bugün de var!
İki yıl önce sövdükleri siyasilerle, iki yıl sonra kol kola girip, karşı tarafa sövmeyi marifet sanan kişiler bana 9'uncu Cumhurbaşkanı rahmetli Demirel'in sözlerini hatırlattı.
Parti başkanlığı sırasında Demirel'e sormuşlardı:
“Size sövüp duran o adamı neden partinize aldınız?”
Demirel'in cevabı:
“Orada iken bize bağırıyordu. Şimdi bizim kapıya bağladık, karşı tarafa sövüyor!”

GÜNÜN SÖZÜ

Sabırlı bir toplumun kızmasından çok korkmak gerekir!

Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more