Sözcü Plus Giriş
RAHMİ TURAN

O ülkü ve hedefleri ile hâlâ yaşıyor!

11 Kasım 2019

Ata'mızı dün derin bir özlem, saygı, minnet ve şükranla andık.

Ulu Önder Atatürk, milletin kayıtsız şartsız egemenliği ilkesine sahip olmayıp, yedi düvelle mücadele etmeseydi, bugün biz bağımsız bir ulus olamayacaktık.

Bunu idrak edemeyen yobaz tayfalarının, Atatürk'ü karalamak için uydurduğu yalan ve iftiralar, onun büyüklüğüne asla zarar veremiyor!

Atatürk ülkeyi, yerli hainleri ve yabancı düşmanları yenerek kurtarmıştı.

Ölümünün ardından geçen 81 yılda milletimizin ona duyduğu sevgi ve bağlılığın azalmayıp arttığına dün bir kez daha tanık olduk.

O, fikirleriyle, ülkü ve hedefleriyle hâlâ yaşıyor.

Dün bir matem günü değil, Ata'mızı anma ve anlama günüydü.

Ona karşı yapılan ahlâksızca saldırıların temelinde Türkiye Cumhuriyeti'nin varlığına yönelik alçakça tehditler var.

Atatürk'ün milletimize gösterdiği yol, insanlık ve uygarlık yoludur. Mekânı cennet olsun.

Osmanlı, Avrupa'daki sanayi devrimini kaçırdığı, bilim ve teknolojide çok geri kaldığı için batmıştı…

Ülkede bilim adamı yetişmiyor, teknoloji hiç gelişmiyordu.

Öğretimde uygulanan “Medrese Sistemi”nde bol bol din adamı yetişiyordu ama bilim adamı yetişmesi imkânsızdı. Çünkü…

Medreselerin müfredatında matematik ve fen bilimleri bağımsız dersler olarak yer almıyordu.

Öğrencilere sadece dinle ilgili dersler okutuluyordu. Medrese eğitiminde en önemli dersler; Fıkıh, hadis, kelam ve tefsir dersleri idi.

Öğrenciler bu dünyadaki hayatı değil ama öbür dünyadaki hayatı (!) iyi öğreniyorlardı.

Cebir, geometri, fizik, kimya gibi fen bilimlerinin olmadığı medreselerde bilim cahili insanlar yetişiyordu.

Eğitimde böylesine geri kalıp sanayileşmeyi kaçırarak her alanda geri kalan Osmanlı Devleti, Batı'nın ileri teknolojisinin gücüne dayanamayıp battı!

★★★

1923'te kurulan Türkiye Cumhuriyeti'nde büyük Atatürk'ün dehası sayesinde atılımlar yapıldı, okullarımızda fen bilimlerine önem verildi ve Türkiye hızla gelişti.

Ta ki, ülkeye tekrar Osmanlı zihniyeti hâkim oluncaya kadar…

Milli Eğitim'de her geçen gün hızla geriliyoruz. Okullarda, “din ağırlıklı medrese sistemi” yeniden egemen olmaya başladı.

Normal liselerin birçoğu imam-hatip liselerine dönüştürüldü.

İktidar yanlıları “Bütün okullar imam-hatip olacak” demeye başladılar.

Günümüzün haşin dünyasında bilim ve teknolojide geri kalan ülkelere hayat hakkı yok!

Atatürk'ün mirası!

Atatürk'ün Türk ulusuna manevi mirası bugün gerici ve yobazları fena halde ürkütüyor.

Hemen her yerde ülkemizi saran Atatürk karşıtı davranışlar, bu korkunun sonucudur.

Atatürk bu ülkeye neyi manevi miras olarak bırakmıştı?

Bilim ve akıl…

Bugün ülkemizde bilim ve aklı istemeyen, daha doğrusu bilim ve akıldan kaçan kadrolar var.

★★★

Dönemin Milli Eğitim Bakanı Dr. Reşit Galip'in bir sorusu üzerine Atatürk şöyle demişti:

“Ben, manevi miras olarak hiçbir ayet, hiçbir dogma, hiçbir kalıplaşmış kural bırakmıyorum. Benim manevi mirasım, bilim ve akıldır.

Günümüz dünyasında asla değişmeyecek hükümlerin olduğunu iddia etmek, aklın ve bilimin gelişimini inkâr etmek olur.

Benim Türk milleti için yapmak istediklerim ve başarmaya çalıştıklarım ortadadır.

Benden sonra beni benimsemek isteyenler bu temel eksen üzerinde akıl ve bilimin rehberliğini kabul ederlerse, manevi mirasçılarım olur.”

★★★

Atatürk böyle demişti ama ne çare ki, günümüzdeki iktidarın isteği doğrultusunda, başta milli eğitim olmak üzere hemen her alanda akıl ve bilimden uzaklaşıyoruz!

Bilim ve akıldan uzaklaşınca ne oluyor?

Toplum olarak batağa gömülüyoruz ne yazık ki!

TEBESSÜM

Atatürk ve Kral

Yugoslavya Kralı Alexandr Karacorceviç 1933 yılında İstanbul'u ziyaret etmişti.

Atatürk, Kral şerefine bir davet veriyor.

Dolmabahçe Sarayı'ndaki yemekten sonra baş başa kaldıklarında Kral Alexandr fısıldıyor:

“Size bir gerçeği açıklamak isterim. 1919'da İngilizler, İzmir'in işgalini Yunan'lardan önce bize teklif ettiler. Kabul etmeyip reddettim. Sizi tanıdıktan sonra, kararımın doğruluğunu bir kez daha anladım.”

Kral, Atatürk'ten teşekkür bekliyor ama Atatürk hafifçe tebessüm ederek ona şöyle diyor:

“Geçmiş olsun Majeste, çok büyük tehlike atlatmışsınız!”

GÜNÜN SÖZÜ

Bu Cumhuriyeti biz kurduk, yaşatacak olan sizlersiniz. (Atatürk)

Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more