Sözcü Plus Giriş
RAHMİ TURAN

Vicdanlarını satmayanlar!

12 Mayıs 2019

Yüksek Seçim Kurulu'nun hiç konuşmayan 7 suskun üyesinin verdiği iptal kararı toplumda tartışılıyor.
Birçok AKP yandaşı bile kararı çok yanlış bulduklarını ifade ediyor. Bunlar, akılları çalışan, vicdanlarını satmamış insanlar… İmkân olsa da hepsinin adını bir bir yazsam… Fakat gazete sütunları buna yetmez.
Benim en çok ilgimi çeken AKP'nin kurucularından olan 11'inci Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile AKP'li eski Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun tepkileri oldu.
Abdullah Gül, “Yazık, bir arpa boyu yol alamamışız” diye hayıflanırken Ahmet Davutoğlu “Gerekçesi ne olursa olsun 31 Mart seçimleri sonrasında yaşananlar ve YSK'nın iptal kararı temel değerlerimizin zedelenmesine yol açmıştır.
Bu karar, evrensel hukuka aykırıdır ve ortak aidiyet bilincimize zarar vermiştir” dedi.
İktidarları döneminde Abdullah Gül'ü de Davutoğlu'nu da çok eleştirmiştim. Fakat seçim hakkındaki bu sözlerinin altına ben de imzamı atarım.

Ülkemizin adaleti ne halde?
Hak ve hukuk var mı? Adalet tecelli ediyor mu?
Yoksa çeşitli baskılarla kul hakkı yeniyor mu?
Kazandığı seçim iptal edilerek İstanbul Belediye Başkanı mazbatası geri alınan Ekrem İmamoğlu “Hakkımı yediler! Emek hırsızlığı yaptılar!” diye bağırmakta haksız mı?
Meral Akşener'in “Ramazan ayında ilk orucu hak yiyerek açtılar!” sözündeki gerçeklik payı ne kadar?
Vaktiyle “Ülkemizdeki adaletin durumu nedir?” diye Süleyman Demirel'e sormuştuk…
Parti başkanı, Başbakan ve Cumhurbaşkanı olarak ülkeye uzun yıllar hizmet eden Demirel fıkralarıyla ünlü bir devlet adamıydı… Sorumuz üzerine “Bakın size bunu bir fıkrayla anlatayım da pazar neşemiz olsun” diyerek şu fıkrayı anlatmıştı:

★★★

Osmanlı döneminde yolsuzluklarıyla ünlü Karakuşî adında bir kadı (hâkim) varmış.
Bir gün Karakuşî Kadı, bir fırının önünden geçerken burnuna güzel bir koku gelmiş. Vitrinde güveç içinde nar gibi kızarmış, sahibini bekleyen nefis bir ördek var. Karakuşî Kadı, fırıncıya “Ben bunu aldım!” demiş.
Kadı'ya itiraz edilir mi? Boynunu büken fırıncı hemen ördeği paket yapıp vermiş

★★★

Az sonra ördeğin sahibi gelmiş: “Hani bizim ördek?”
Fırıncı bir kez daha boynunu büküp “Uçtu” deyince iş kavgaya dönüşmüş. Kavga sırasında fırıncı, araya giren gayrimüslim müşterinin gözünü çıkarınca korkup kaçmaya başlamış. Gayrimüslim de peşinde, onu kovalıyor.
Fırıncı telâşla bir duvardan atlarken, bilmeden öteki taraftaki hamile bir kadının üstüne düşmüş. Kadın çocuğunu düşürdüğü için, kadının kocası da öfkeyle fırıncının peşine takılmış. Can havliyle kaçan fırıncının çarpıp devirdiği Yahudi bir vatandaş da kızıp düşmüş peşlerine.

★★★

Kovalamaca böyle devam ederken, duruma müdahale eden zaptiyeler hepsini yakalayarak Karakuşî Kadı'nın karşısına çıkarmışlar.
Kadı, sırayla sormuş… Ördeğin sahibi “Bu adam ördeğimi hiç etti” diye şikâyet etmiş.
Karakuşî Kadı, fırıncıya sormuş:
“Ne yaptın bu adamın ördeğini?”
Fırıncı: “Uçtu” demiş. Kadı, kara kaplı defterini açmış. Ördeğin karşısında “Tayyar” yazılı. Tayyar “uçar” anlamına gelir. “O halde ördeğin uçması suç değil” diyerek fırıncının beraatına karar vermiş.

★★★

Kadı, gözü çıkan gayrimüslim vatandaşa sormuş… Onun şikâyetine de kara kaplı defterden şöyle bir madde bulmuş:
“Her kim, gayrimüslimin iki gözünü çıkara, o müslimin tek gözü çıkarıla…”
Davacı “Ne olacak şimdi?” diye sorunca Karakuşî Kadı “Şimdi” demiş “Fırıncı senin öbür gözünü de çıkaracak, biz de onun tek gözünü çıkaracağız.”
Gayrimüslim vatandaş, şikâyetinden hemen vazgeçmiş, fırıncı bu davadan da beraat etmiş.

★★★

Karakuşî Kadı, çocuğunu kaybeden kadının kocasına da “Tamam” demiş “Karını vereceksin, bu adam yerine yeni çocuk koyacak!”
Böyle olunca “Aman aman” diyen adam da şikâyetini anında geri almış, fırıncı bu davadan da kurtulmuş. Kadı dönmüş Yahudi vatandaşa: “Senin şikâyetin ne bre?”
Yahudi ellerini iki yana açmış: “Ne diyeyim kadı efendi?” demiş “Sen adaletinle bin yaşa, emi!”

★★★

Demirel bu fıkrayı anlattıktan sonra kendisini dinleyen gazetecilere dönerek “İşte” demişti  “Ananı öpen kadı ise, kime şikâyet edeceksin? Halimiz böyle!”

NOT: Kıssadan hisse çıkartmak gerekiyor mu? Fıkranın bizim bugünkü halimizle bir ilgisi olabilir mi? “Benzerlik var” diyorsanız tesadüften ibarettir! Bizim ülkemiz böyle olur mu hiç?

GÜNÜN SÖZÜ

Bölünürsek kırılırız. Birlik olursak hiçbir kuvvet bizi yıkamaz!

Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more