Sözcü Plus Giriş
SAYGI ÖZTÜRK

Hukukçuların sınavına besmeleli hazırlık kitabı

19 Kasım 2019

Alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemi olan arabuluculuk, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 22 Haziran 2012 tarihinde yürürlüğe girmesi ve buna bağlı olarak 26 Ocak 2013'te yönetmeliğin Resmi Gazete'de yayımlanmasıyla uygulanmaya başlandı.

Özel hukuk uyuşmazlıklarının çözümünde ihtiyari bir yol olarak kabul edilen arabuluculuk, 12 Ekim 2017 tarihinde yapılan yasal düzenlemeyle önce iş uyuşmazlıklarında, 6 Aralık 2018 tarihi itibariyle ticari davalarda ‘Dava Şartı' haline getirildi. Bunun anlamı, belli nitelikteki iş ve ticari uyuşmazlıklar hakkında, dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurmak zorunlu kılındı. Tabii ki arabuluculuk, kişilerin yargı yoluna erişimi önünde bir engel de oluşturmuyor.

BAKAN DA MİLLETVEKİLİ DE

Yargının yükünü azaltmayı hedefleyen bu düzenleme aslında bir yargılama faaliyeti değil. Tarafsız ve bağımsız bir arabulucunun yardımı ve süreci yönetmesiyle, uyuşmazlığın taraflarının kendi iradeleriyle çözüm arayışı içerisine girdiği sistematik bir çözüm yöntemi. Bir kamu hizmeti niteliğiyle de tanımlanan arabuluculuk mesleğini yapabilmek için hukuk fakültesi mezunu olmak ve 5 yıllık kıdem zorunlu.

Arabuluculuğun dava şartı haline gelmesi ve ileride pek çok hukuki uyuşmazlığın çözümünün de kapsama alınacağının öngörülmesi, bu doğrultuda çalışmaların devam ediyor olması nedeniyle arabuluculuk mesleğine ilgi de alabildiğine artmış durumda. Eski TBMM Başkanı Bülent Arınç arabulucu. Yeni sınava da 70 civarında eski ve halen görev yapan bakan, eski ve yeni milletvekili, çok sayıda hukuk profesörü de hazırlanıyor.

40 BİNİ ELENECEK

Arabuluculuk mesleğini yapmaya hak kazanmanın yolu Adalet Bakanlığı tarafından yapılan yazılı sınavda başarılı olmaya bağlı. Önceki sınavlarda başarılı olanlardan 7 bin arabulucu var. 24 Kasım'da yapılacak arabuluculuk sınavına katılabilmek için 45 bine yakın avukat başvurdu. Ancak kontenjan 5 bin civarında. Yani, 40 bin avukat elenecek. 5 bininci kişiyle aynı puanı alacak kişiler de başarılı sayılacağı için kontenjan biraz yükselmiş olacak.

Son yıllarda her konuyu dine bağlamak gibi bir alışkanlık var. Avukatların yararlanacağı sınava hazırlık kitapları da hukukçular tarafından yazılıyor. Kuşkusuz sınava hazırlananlar bu kitaplardan yararlanıyorlar.

“İSTİSMAR EDEMEZ”

Yargıtay 15. Hukuk Dairesi Üyesi Adem Albayrak ile Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi Başkanı İlker Koçyiğit'in yazdığı “Sorularla Arabuluculuk Sınavına Hazırlık” kitabı, Adalet Yayınları'ndan çıktı. Kitabın daha ikinci sayfasında Arabuluculuk Kanunu'nun yayın tarihi 2013 olması gerekirken, kitapta yazılı olduğu haliyle 2103 yılında kabul edildiği belirtiliyor. Bu yanlışı Albayrak ve Koçyiğit bir an önce düzeltmeli.

Kitabı açtınız, iki yazarın önsözünün üzerinde “Bismillahirrahmanirrahim” yazıyor. Arabuluculuk sınavına hazırlık kitabına besmele ile başlanması şaşırttı. Yargıtay Üyesi, Bölge Adliye Mahkemesi Daire Başkanı bunu yapıyorsa, örnek alıp orta öğretime geçiş, üniversiteye hazırlık kitaplarında da yazılırsa şaşırmam. Biz yine anayasanın 24. maddesinin son fıkrasını okuyalım:

“Kimse, devletin sosyal, ekonomik, siyasi veya hukuki temel düzenini kısmen de olsa, din kurallarına dayandırma veya siyasi veya kişisel çıkar yahut nüfuz sağlama amacıyla her ne surette olursa olsun dini veya din duygularını yahut dince kutsal sayılan şeyleri İSTİSMAR edemez ve kötüye kullanamaz.”

Son yıllarda intiharların arttığını, toplumun ruh sağlığının bozulduğunu, antidepresan kullananların oranında yüzde 56'lık artış olduğunu belirtmiştik. Prof. Canan Karatay'dan gelen ileti de bununla ilgiliydi. Karatay'ın iletisini aktarıyorum:

“Sayın Öztürk, intiharları tetikleyen en önemli etken, leblebi gibi kullanılan antidepresan zehirleridir. Leblebiden daha fazla kullanıldığını da düşünüyorum. Maalesef antidepresan olan zehirler bol bol reçete ediliyor. Siyanür zehiri ise bu ülkede bol bol internette satılabiliyor. Ben ‘antidepresanlar leblebi gibi satılıyor, 12 yaşındaki genç ve çocuklara da hayat boyu veriliyor' dediğim için senelerden beri Psikiyatri Derneği, Türk Tabipler Birliği tarafından ‘Halk sağlığına zarar veriyormuşum' diye eleştirildim. İlaçların prospektüslerinde yazdığı halde ve de bütün dünyada kabul edildiği ve örnekleri bulunduğu halde…

AYDINLATTINIZ

Ülkemizde maalesef büyük ilaç kartelleri ne isterse onlar oluyor. Soner Yalçın, son kitabı ‘Kara Kutu'da zaten çok güzel açıklıyor. Ama gören ve duyan yok. Gençlerimiz bu şekilde telef oluyorlar, maalesef. Sizin yazdığınız ‘MENZİL- Bir Tarikatın İki Yüzü' kitabınız, bir hekim olarak benim arayıp da cevap bulamadığım birçok soruyu aydınlattı. Elinize, emeğinize, kaleminize sağlık.”

Uyarı için biz de Prof. Canan Karatay'a teşekkür ediyor, çalışmalarında başarılar diliyoruz.

Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more