Sözcü Plus Giriş
YEKTA GÜNGÖR ÖZDEN

Yerel seçim ortamı

Eveleyip geveleyenlere bakmayın. Yerel seçime, demokratik bir havada değil bir tür kavga, siyasal çatışma biçiminde sürdürülen çabalarla gidiliyor. İlkelliğin değişik görünümlerinin yaşandığı bu ortamın hukukla, uygarlıkla, siyasetle bağdaşıklığı çok tartışılacaktır. İktidar kesiminin abartı ve çarpıtmayla “Beka sorunu” dediği yerel seçimlerin, kendilerinin gelecek sorunu olduğu açık. Korkudan birbirlerine yaslanan “Cumhur İttifakı”nın yanları unutulmaz karşıtlık sözlerinin altında kalmışlardır.

Özellikle AKP'lilerin savaş karşıtlığına dönüştürdükleri seçim konuşmaları yakışıksız nitelemeler, çirkin saldırılar, karalama ve suçlamalarla sürmektedir. Uygar bir yarışma yerine ilkel bir kapışma her gün ibretlik görüntülerle izlenmektedir. Birkaç gazete ve dergi dışında çoğunlukla iktidarın goygoycusu durumuna düşen medyanın utandırıcı tutumu, bir demokrasi ayıbı olarak, tarihe geçecektir.

İktidar kesiminin “kötü örnek” sayılacak durumlarla başını çektiği seçim hazırlıkları, ayrımcı konuşmalar, kaba sözler, abartılı benzetmeler, suç nitelikli saldırılarla yürütülmektedir. Devlet olanaklarının, başta tarafsızlığı asla kalmayan cumhurbaşkanlığı makamında oturan AKP liderinin sürdürdüğü kampanya ile ölçüsüz ve sınırsız kullanılması olmak üzere TBMM Başkanı'nın hukuka aykırı çalışmaları “silâhların eşitliği” kuralına tümüyle aykırı olarak demokratik olması gereken yarışmaya gölge düşürmektedir.

Her yerde, her kurumda, her organda, her yapıda “Bizden-Bizden olmayan” ayrımcılığı, özellikle yönetimde ve üniversitelerde rektör seçimleriyle yürütülen yandaşlık-karşıtlık ortamı, Diyanet İşleri'nin bile siyasallaştığı savlarının alıp yürümesi, diktaya özeni çağrıştıran işlemler, uygulamalar ulusal yapıyı her yönden bozacak sakıncalı girişimler, kalkışmalardır.

Hukuksuzluklar, haksızlıklar, sorumsuzluklar, suçlar almış yürümüş kimsenin umurunda değil. İstanbul-Kartal'daki apartman yıkımının sorumluları nerede? “İmar affı” adıyla, verilmeyecek olurla verenler kimler? Verdirenler kim? Daha sebze-meyve fiyatlarındaki tırmanışı çözemeyen iktidarın “Tek adam”lık tutkusuyla nelere yol vereceği, neden olacağı belirsizliğini korumaktadır.

Anayasaya uymayan, anayasayı umursamayan Bay RTE, kötü duruma getirdikleri yetmiyormuş gibi yeni olanaklar elde etmek için anayasa çalışmaları yaptırıyormuş. Böyle giderse “Hukuk devleti” adı sözde kalacaktır. Cumhuriyeti, kurucularına yönelik olumsuz ve haksız sözleriyle karşıtlıklarını açıklayanların yönetmesi üzücüdür.

İşsizlik, aydın işsizliği giderek büyümekte. Yaşam güçlüğü ağırlığını artırmakta. Yargının yükü başa çıkılması çok güç yoğunlukta. İktidar, anayasayı dışlamakla yetinmeyip Türkiye İş Bankası için kalkışmaya düşündüğü girişimle anayasaya aykırı işlemleri, düzenlemeyi tasarlamaktadır.

Yinelemekte yarar var. “Beka sorunu”nu ortaya atan iktidar ve yandaşı, ATATÜRK'ün “Cumhuriyet ilelebet payidar kalacaktır!” sözünü anımsamalı, biliyorlarsa unutmamalıdırlar. ABD Başkanı Trump'ın tehdidine gereken yanıtı veremeyip ancak “Üzüldüm” demekle yetinen, “Değerli dostum” yakınlığını söyleyen Bay RTE, yine TRUMP'ın rahip Brunson'un isteği üzerine salıverildiği savını da yanıtsız bırakmıştır. Trump'ın karşısındaki ezik durumun öcünü muhalefete çatmakla aldığını sanıyorsa aldanıyordur, kendini aldatıyordur.

AKP'liler ilke, hukuk, yaşam koşulları, ulusal değerler ile değil inanç sömürüsü ve mide destekleri üzerinden propagandaya ağırlık veriyor. Unutulmamalı, oy satılmaz, satın alınmaz. Böyle olmazsa hiçbir değeri kalmaz.

Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more