Sözcü Plus Giriş
YILMAZ ÖZDİL

Şam’a namaz kılmaya gidecektik şam’ar oğlanı olduk

16 Ekim 2019

Eminim hatırlarsınız…

Asrın liderimiz, takvimde başka gün kalmamış gibi tam 29 Ekim'de, Roma'da Papa heykelinin önünde AB anayasasına imza atmıştı.

“Hamdolsun başardık, bize nasip oldu, inşallah bu başarımız ilerde romanlarda yazılacak” demişti.

Ankara'da kilometrelerce konvoyla karşılanmıştı, “Avrupa Fatihi” pankartları açılmıştı, güpegündüz havayi fişekler fırlatılmıştı.

“Dünya bize hayran” manşetleri atılmıştı, ağzı açık hayran delisi olan sayın ahalimiz çok sevinmişti.

ab'ye mabe'ye giremediğimiz gibi, AB şu anda bizim hakkımızda resmen kınama kararı aldı.

Asrın liderimiz, dümeni Avrupa'dan Amerika'ya kırmıştı.

“Avrupa Birliği bizi almazsa, Nafta'ya gireriz” demişti.

Kuzey Amerika serbest ticaret anlaşmasıydı.

Yalaka basınımız “dünya bizi gıptayla izliyor” manşetleri atmıştı.

Kuzey Amerika fikri, sayın ahalimizin aklına yatmıştı.

Nafta'ya giremediğimiz gibi, ABD resmen ekonomik ambargo kararı aldı.

Asrın liderimiz, direksiyonu Çin'e kırmıştı.

“Avrupa Birliği ve ABD bizi oyalamaya devam ederse, Şangay Beşlisi'ne katılırız” demişti.

Yalaka basınımız ayakta alkışlamıştı, “Avrupa bin pişman” manşetleri atılmıştı.

En başta Almanya, bütün Avrupa'nın bizi kıskandığını düşünen sayın ahalimizin koltukları kabarmıştı.

Şangay Beşlisi'ne giremediğimiz gibi, Çin resmen Türkiye'nin yoldan çıktığını söyledi, “harekatı derhal durdurun, doğru yola dönün” dedi.

Asrın liderimiz rotayı Arap Birliği'ne çevirmişti.

Ha Avrupa ha Arap, neticede başharfleri AB'ydi.

O AB'ye giremediysek bu AB'ye gireriz demeye getirmişti.

Kimine madalya vererek, kimine banka vererek, kimine tank fabrikamızı vererek, kimine telefonumuzu vererek, kimine topraklarımızı vererek, memleketi bedevi çadırına çevirmişti.

Mezdeke gibi kıvıran yalaka basınımız yalelli okumaya başlamıştı.

Kıçında don olmayan sayın ahalimiz kendini binbir gece masallarındaki prensler prensesler gibi hissetmişti.

Arap Birliği, bunların karşılığında teşekkür mahiyetinde sırtımızdan hançerledi, “Türkiye istilacı” dedi, Filistin bile Türkiye'yi kınadı.

Asrın liderimiz bi ara Afrika Birliği'ne yönelmişti.

Ha Avrupa ha Arap ha Afrika, bunun da başharfleri AB'ydi.

AB olsun da çamurdan olsundu.

Bu zihniyetle Afrika Birliği'ne evsahipliği yapmıştı, Angola, Burkina Faso, Eritre, Etiyopya, Kongo, Liberya, Ruanda, Sierra Leone, Uganda gibi dünya ekonomisine yön veren (!) ülkeler katılmıştı.

Yalaka basınımız utanmasa “Tarzan'la Ceyn de geldi” manşeti atacaktı.

Sayın ahalimiz Afrika sayesinde zengin olacağımıza ikna olmuştu.

Bu ülkeler dünya siyasetinde o kadar önemli yer tutuyor ki, henüz Barış Pınarı konusunda fikirlerini soran olmadı!

Gerçi sorulmasa daha iyi olur zaten…

Çünkü, Afrika Birliği dönem başkanı ülke, Mısır!

Mısır hem Arap Birliği'ni hem Afrika Birliği'ni domine ediyor.

Arap Birliği mesela, Mısır'ın çağrısı üzerine acil toplanarak Türkiye'yi istilacı ilan etti.

Mısır'da büyükelçimiz yok.

İsrail'de elçimiz yok.

Suriye'de elçimiz yok.

Yemen elçimiz Yemen'e gidemiyor.

Musul konsolosluğumuz basıldı, kapatıldı.

Basra konsolosluğumuz korkudan kapatıldı, açılamıyor.

Haçlı seferi'ne katılarak Kaddafi'nin dövüle dövüle öldürülmesine yardımcı olduk, Libya ahalisi bizden nefret ediyor.

Akp'nin desteklediği Trablus hükümetini kimse tanımıyor, bütün dünya Tobruk hükümetini muhatap alıyor.

Tobruk hükümeti Türkiye'ye ait insansız hava aracını düşürdü, Türk gemisini vurdu, Türk denizcilerini rehin aldı, Libya karasularına yaklaşan Türk gemilerini düşman hedefi sayacağını açıkladı.

Suudi Arabistan kısa süre önce Türkiye'yi “düşman” ve “şeytan” ilan etmişti, Barış Pınarı başlayınca “işgalci” ilan etti.

Birleşik Arap Emirlikleri kısa süre önce Türkiye'yi “hırsız” ilan etmişti, kutsal emanetleri çaldığımızı söylemişti, Barış Pınarı başlayınca “işgalci” ilan etti.

Bahreyn kınadı.

Ürdün kınadı.

Kuveyt kınadı.

Lübnan kınadı.

Irak kınadı.

İsrail'i zaten söylemeye gerek yok.

Canımızı verdiğimiz KKTC'nin cumhurbaşkanını duyduktan sonra, Yunanistan'ı ve Kıbrıs Rum Kesimi'ni merak etmenin alemi yok.

Teee 10 bin kilometre uzaklıktaki Myanmar'la bile papaz olduk.

Sokakta tesadüfen çevirdiğiniz 10 kişiden üçü Bangladeş'in haritadaki yerini göstersin, bu sayfayı komple buruşturup yemeye hazırım… Bangladeş'le bile aramız bozuk birader!

Dünyada hiçbir ülkeyle sorunu olmayan Hollanda'yla kavga çıkarmayı başardılar.

Hollanda bizim aile bakanını adeta kedi yavrusu gibi ensesinden tutup kapının önüne koydu, sınırdan dışarı attı, şimdi de silah ambargosu koydu.

Almanya, Fransa, İngiltere, İtalya, Finlandiya, Norveç, Çekya, Belçika, İsveç silah ambargosu koydu.

Rusya'dan S400 aldık.

ABD yüzünden kullanamıyoruz.

ABD'den F35 aldık.

Rusya yüzünden teslim etmiyorlar.

İran'da cuma hutbelerinde Türkiye'ye yönelik çok ağır ifadeler kullanıldı.

Rusya, Suriye'nin hamisi.

Dün resmen Pkk'yı da kanatları altına aldı.

“Suriye'yle Pkk'yı masaya oturtup, el sıkıştırdığını” açıkladı.

ABD alenen Pkk'yla beraber çalıştığını itiraf etti.

Işid'i bize yıktı.

Üstüne, ekonomik ambargo uygulamaya başladı.

Milli savunma, enerji ve içişleri bakanlığımızı yaptırım listesine aldı.

– Diplomasi tarihinde ifrat'la tefrit arasında böylesine savrulan, kendisini “dünya lideri” zannederken, bu kadar aşağılanan, haysiyetiyle bu kadar oynanan bir başka ülke var mıdır?

– Herkesi aptal, kendini çok zeki zannederken, kendi hamleleriyle bataklığa saplanan, kendi adımlarıyla uçuruma sürüklenen bir başka ülke var mıdır?

Hayaldi gerçek oldu diyorlardı…

Hakikaten hayal bile edilemeyenleri gerçek haline getirdiler.

Birbirlerine düşman olan Suriye'yle İsrail'in ortak düşmanı olmayı başardık.

Birbirlerinden nefret eden ABD'yle İran'ın ortak nefretini kazanmayı başardık.

Birbiriyle savaşan Işid'le Pkk'nın beraber saldırdığı tek ülkeyiz.

Hiçbir konuda anlaşamayan ABD'deki cumhuriyetçi partiyle demokrat partinin, her türlü ambargo uygulamak konusunda anlaştığı tek ülkeyiz.

Hani “evlat olsa sevilmez” denir ya…

Akp sayesinde o durumdayız.

Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more