Sözcü Plus Giriş

ABD, Paris İklim Anlaşması’ndan çıktı! Peki neden? Sorular ve cevapları…

ABD Başkanı Donald Trump'ın tamamladığı son icraatı tartışma doğurdu. ABD, 197 ülke arasında Paris İklim Anlaşması'ndan çıkan ilk ülke oldu. Peki bu kararın altında ne yatıyor, Türkiye hangi konumda? İşte sorular ve cevapları...

Derleyen: Metin AKTAŞOĞLU
Güncellenme: 15:36, 05/11/2020
ABD, Paris İklim Anlaşması’ndan çıktı! Peki neden? Sorular ve cevapları…

ABD başkanını arıyor ve tüm dünyanın gözleri gelecek sonuca çevrilmiş durumda. ABD Başkanı Donald Trump ise ilk döneminin ya da belki de tek döneminin son günlerinde dünyanın tadını kaçıran bir icraatı daha tamamladı.

ABD, iklim değişikliği tehdidine karşı küresel tepkiyi güçlendirmek için 2015'te hazırlanan Paris İklim Anlaşması’ndan resmen çekildi. Peki Paris İklim Anlaşması nedir, neyi amaçlıyor? ABD nasıl oldu da bu anlaşmadan çıkan ilk ülke oldu? Çıkışın resmiyete döküldüğü tarihin seçim gününe denk gelmesi manidar mı? Bu soruların cevaplarını bulmaya çalışacağız…

‘Çekilme’ neden seçim günü resmiyet kazandı?

ABD, 4 Kasım 2016 tarihinde Paris İklim Anlaşması’na imza atmıştı. 8 Kasım’da Donald Trump başa geçecek ve bu anlaşma Barack Obama döneminin son büyük icraatı olarak öne çıkacaktı. Trump göreve geldiğinden bu yana muhalif olduğu anlaşmadan çıkacaklarını 1 Haziran 2017’de açıkladı. 4 Ağustos 2017’de ise ABD resmen Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi'nden (UNFCCC) çıkacağını duyurmuştu.

Ancak bu yetmiyordu. Kurallara göre, ABD’nin çıkış talebinde bulunabilmesi için anlaşmada üç yıl geçirmiş olması gerekmekteydi ve çıkış, resmi başvurudan tam bir yıl sonra yürürlüğe giriyordu. Haliyle başvuru 4 Kasım 2019’da resmiyet kazandı. 4 Kasım 2020’de de ABD, anlaşmaya imza atan 197 ülke arasından çekilen ilk ve tek ülke oldu.

6 Aralık 2015’te Paris’te Birleşmiş Milletler İklim Zirvesi COP 21 toplanmış ve Paris İklim Anlaşması’nın temelleri atılmıştı. Fotoğraf: Depo Photos

Geri dönüş mümkün mü?

Evet, mümkün. UNFCCC Genel Sekreteri Patricia Espinosa Reuters'a yaptığı açıklamada “ABD'nin çekilmesi Paris Anlaşması'nın hedeflerine ulaşmasına yönelik küresel çabalarda büyük boşluk yaratacak” dedi ve “UNFCCC, ABD’nin Paris Anlaşması'na yeniden katılması için her türlü çabada yardımcı olmaya hazır” diye ekledi. Joe Biden da seçilirse Paris İklim Anlaşması’na yeniden imza atılacağının sözünü verdi.

İlginizi ÇekebilirSeçim tartışmasının sürdüğü ABD, Paris İklim Anlaşması'ndan çıktıSeçim tartışmasının sürdüğü ABD, Paris İklim Anlaşması'ndan çıktı

ABD anlaşmadan neden çekildi?

Dünyada çevre kirliliğine ve sonuç olarak iklim değişikliğine sebep olan sera gazı salınımında Çin’den sonra ikinci sırada gelen ABD’de Başkan Trump anlaşma için “istihdamı öldürüyor” ifadelerini kullanırken “çevreyi kirleten yabancıları zenginleştirirken Amerikan haklını cezalandıracak” diye konuşmuştu. Belki ağır sanayi için emisyonu düşürmek için yatırım yapmak daha fazla maliyet anlamına geliyor olabilir ancak anlaşma şu an bir söz birliğinden öteye de gidememiş durumda. Yani UNFCCC’ye imza atan tüm ülkeler aslında şu an pek de bir şey yapmadan “Tehlikenin farkındayız” diyorlar. Hatırlanacağı üzere genç aktivist Gretha Thunberg’i kızdıran da bu harekete geçememe haliydi.

Gretha Thunberg, her cuma okula gitmiyor ve İsveç Parlamentosu önünde “İklim İçin Okul Grevi” sloganıyla eylem yapıyor. Fotoğraf: Depo Photos

Ancak anlaşmayı imzalamak elbette siyasi de bir hamle. Barack Obama, Paris İklim Anlaşması’na imza atarken ABD’nin 2025 sonunda 2005 yılı emisyon değerlerine düşeceğinin sözünü vermişti. Trump zaten bu yolda atılan adımları göreve geldiğinden bu yana askıya almıştı.

O zaman Paris İklim Anlaşması veya resmi adıyla Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (UNFCCC) ne anlama geliyor?

The New York Times’ın konuyla ilgili makalesinde anlaşmanın şu anki konumu çok iyi özetlenmiş:

“Teknik olarak Paris Anlaşması, Amerika Birleşik Devletleri’nin herhangi bir şey yapmasını gerektirmiyor. Aslında bu bir “anlaşma” bile değil. Bu, hem refah seviyesi olarak hem de iklim değişikliğinde sorumluluk seviyesi olarak her seviyeden tüm ülkeleri kapsayan ve yerel emisyonu azaltmayı amaçlayan ancak bağlayıcılığı olmayan bir anlaşma.”

Anlaşma şu an bir forum işlevi görüyor ve sera gazı salınımı, egzoz emisyonları ve iklim değişikliğine genel adaptasyon konularının ele alındığı bir tartışma ortamı olarak işlev gören anlaşmanın etkinliği tartışılır ve tartışılıyor da. Ancak burada asıl harekete geçmesi gereken ve değişimi sağlayacak olan yerel hükümetler.

İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ NEDEN BİR TEHDİT?
İklim değişikliğinin sonucu olarak şiddetli hava olayları, beklenmedik zamanlarda gerçekleşiyor. Uzun vadede ise eriyen buz tabakaları sebebiyle denizlerin seviyesi her geçen gün artıyor. Araştırmalar, sıcaklığın 3 santigratlık bir değişme yaşanacağı 2100 yılına kadar deniz seviyesinin 30 ila 110 cm artacağını öngörüyor. Küresel ısınma pek çok canlı türünün de sonu anlamına gelirken içme suyu kalitesinin azalması, solunum problemlerinin artması, hava kirliliği sonucu doğabilecek kronik hastalıklar ve içme suyu bulmanın zorlaşacak olması dünyayı tehdit eden unsurlar. Dünya'nın yüksek enlemlerinde yer alan ağaçların da yok olacağı düşünülüyor ve bu oksijen oranında azalmayı kaçınılmaz kılıyor.
İlginizi ÇekebilirDOSYA: Türkiye'de ormanlar neden yanıyor?DOSYA: Türkiye'de ormanlar neden yanıyor?


Türkiye bu konuda hangi noktada duruyor?

Türkiye, anlaşmaya imza atan ancak anlaşmayı onaylamayan 8 ülkeden biri. Bizim konumumuzdaki diğer yedi ülke ise şunlar: Angola, Eritre, Irak, İran, Libya, Güney Sudan, Yemen.

Tüm Dünya Ülkelerinde Fosil CO2 Emisyonları: 2020 Raporu
Not: İlk sütun ülkenin emisyonunun dünya genelindeki oranını; ikinci sütun, 2018’den 2019’a değişimi, üçüncü sütun ise 2015’ten bu yana yıllık değişim oranını gösterir.

2017’de yayınlanan ve çok ses getiren fosil karbondioksit emisyonunu raporuna göre Türkiye, 1990-2020 arasında yüzde 186.6’lık artışla CO2 emisyonunda en çok artış yaşayan Avrupa ülkesi olarak öne çıkmıştı. İkinci sıradaki en kötü artış gösteren Avrupa ülkesi, yüzde 74.6 ile İzlanda olmuştu. Türkiye anlaşmaya imza atsa da anlaşmayı kabul etmedi ancak 2020 raporuna göre Türkiye, 2019 yılında 2018’e göre CO2 emisyonunu yüzde -1.5 oranında düşürdü ve olumlu bir tablo çizdi. Ancak hala 2015’ten bu yana CO2 emisyonumuz yüzde 3.5 artmış durumda.

ABD’nin çıkışı nasıl bir etki doğurabilir?

ABD geri dönmezse bu hamle, mücadele alanında yükü tamamen AB ülkelerinin sırtına atmış oluyor. Brezilya, Suudi Arabistan, Hindistan, Avustralya, Endonezya gibi adım atacak bir görüntü çizmeyen büyük fosil yakıt üreticilerini cesaretlendirecek bu durum değişim sürecini de yavaşlatacak.

CO2 emisyonunu düşürme yolunda son durum nedir?

Yükü zaten ilk günden itibaren sırtlanmış olan AB, 2030’da emisyonu yüzde 60 oranında azaltacak ve 2050’de emisyonu 0’a indirecek. CO2 emisyonunda açık ara farkla dünya lideri Çin de 2060 yılında sıfıra inme sözü verdi. Güney Kore ve Japonya ise 2050’da bunu gerçekleştirme sözü verdi.

Kaynak: Tüm Dünya Ülkelerinde Fosil CO2 Emisyonları: 2020 Raporu

Yayınlanma Tarihi:15:20,
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more