Sözcü Plus Giriş

Düşük enflasyon gerçekte istenmiyor

Türkiye’nin en çok kaynak harcayıp buna rağmen parası en çok değer kaybeden ülke olduğuna dikkat çeken Merkez Bankası eski Başekonomisti Prof. Dr. Hakan Kara, Türkiye’nin düşük enflasyonun maliyetini bir türlü ödemek istemediğini belirtti.

Mehtap ÖZCAN ERTÜRK
Güncellenme: 23:34, 25/09/2020
Düşük enflasyon gerçekte istenmiyor

Merkez Bankası eski Başekonomisti Prof. Dr. Hakan Kara, Türkiye'nin pandemi sonrası en fazla rezerv harcayan fakat parası en çok değer kaybeden ülke olduğuna dikkat çekti. TL'nin 2016'dan sonra Türkiye'ye benzer gelişmekte olan ülkelerden belirgin olarak ayrıştığına işaret  eden Kara, “Türkiye bu kadar çok rezerv harcayıp halen döviz kurunun en fazla değer kaybettiği ülkelerden biri oluyorsa  bir yerde bir yanlışlık var demektir. Bu yanlışlık para ve kredi politikasında. Bu çok dramatik bir tablo” dedi.

Prof. Dr. Hakan Kara

YÜKSEK TEK HANE YETTİ

Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği'nin (TÜSİAD) ‘Salgın Döneminde Dünya Ekonomisi ve Türkiye'nin Makroekonomik Dengeleri' başlıklı webinar'ı Bilkent Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Merkez Bankası eski Başekonomisti Prof. Dr. Hakan Kara ve Bahçeşehir Üniversitesi Ekonomik ve Toplumsal Araştırmalar Merkezi (BETAM) Direktörü Prof. Seyfettin Gürsel'in katılımıyla gerçekleşti.

Prof. Dr. Hakan Kara, TÜSİAD Baş Ekonomisti Zümrüt İmamoğlu'nun, ‘Türkiye enflasyonla mücadeleyi neden çözemiyor?' sorusunu ise “Çünkü biz düşürmek istemedik. Enflasyonu düşürmek isteyip de düşüremeyen dünyada tek bir ülke daha yok” şeklinde yanıtladı.

“Bize yüksek tek haneli rakamlar yetti. Enflasyonu yüzde 4-5'lere indirmenin maliyetini bir türlü ödemek istemedik, bunu sürekli erteledik” diyen Kara'ya göre, bunun sebeplerinden biri de Türkiye'nin sürekli bir seçim döngüsünde olmasıydı. Kara, şöyle devam etti: “Hep kısa vadede krediyi basalım, ekonomiyi canlandıralım…

Ne zaman ekonomi yavaşlasa böyle bir strateji izlendi. Bir taraftan da düşük faiz isteği vardı. Enflasyonun nedenini gıdada, yapısal faktörlerde arayabiliriz ama bunlar ayrıntı kalır. Temel neden MB'nin işini yapmasına izin verilmemesi. Enflasyon ve kur artışı bir sarmala dönüştü.”

BETAM Direktörü Prof. Seyfettin Gürsel ise 2018'den bu yana 3 yıldır yükselen bir işsizlik grafiği olduğunu belirterek, “Yoksulluğun her türünde dram yaşanıyor. Buzdağının altında ise 5 milyonu aşkın yeni işsiz daha var” değerlendirmesinde bulundu.

Simone Kaslowski

TÜRKİYE DIŞ BORCUNU ÇEVİRME İHTİYACINDA

TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Simone Kaslowski kur artışının yıllık yüzde 30'u aştığını belirterek, “Önümüzdeki dönemde Türkiye hem kamuda hem de özel sektörde önemli ölçüde dış borcunu çevirme ihtiyacında. Ülkemize sermaye girişlerini tekrar başlatacak adımların en kısa zamanda atılması gerekiyor. Akıntıya karşı kürek çekmemize gerek yok. Piyasayla kavga etmek değil onu iyi yönetebilmek başarı getirir” dedi. TÜSİAD Başkanı'nın mülkiyet hakkı uyarısı yapması da dikkat çekti. Kamulaştırma çıkışı yapan siyasi partileri eleştiren Kaslowski, Kamu İhale Kanunu'nun yarattığı eşitsizliklere de hak verdi.

Yayınlanma Tarihi:06:00,
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more