Sözcü Plus Giriş

Kurların sessizliği

Ekonomi yönetimi ‘arka kapı’ yöntemleriyle dövizin belirli bir bantta kalmasını sağlıyor. Ancak kurlardaki sükunetin ne kadar süreceğine ilişkin kaygılar var.

Mehtap ÖZCAN ERTÜRK
08:31 -
Kurların sessizliği

Geçen yıl herkesin gözü döviz kurlarında yaşanacak olası ataklardaydı. Kurlarda oynaklığın devam edeceğine yönelik beklentilerle tasarruflar dövizde tutuldu, ancak beklenen de olmadı. Ekonomideki bozulmaya rağmen döviz kurlarındaki dalga boyu sınırlı kaldı.

Merkez Bankası'nın (MB) ve kamu bankalarının döviz piyasalarında aktif pozisyon alması TL'deki değer kaybını frenleyen temel etken oldu.

KAMU DEVREYE GİRDİ

Ekonomi yönetiminin geleneksel para politikalarının yerine ‘arka kapı' yöntemlerini devreye almasıyla kamu bankaları pozisyon aldı MB ise swap işlemlerine başlayıp döviz kurlarındaki atakların frenlemesinde etkin adımlar attı.

MB, 2018'de yüksek faiz politikası ile Türk Lirası'nın savunma duvarlarını yükselterek kur ataklarını önlemeye çalıştı. 6 Temmuz 2019'da ise Murat Uysal'ın Başkan olarak atanmasıyla MB geleneksel para politikalarından uzaklaşarak hızla faiz indirdi.

Uysal, zorunlu karşılıklara ve swap işlemlerine ağırlık vererek de döviz kurlarını kontrol altına almayı tercih etti. MB'nin ocak ayında 50 milyon dolar olan bir ay vadeli swap işlemleri, ağustosta 13.6 milyar dolara, eylülde 17.2 milyar dolara, ekimde 13.8 milyar dolara kadar çıktı.

Kamu bankalarının da piyasaya döviz satarak kurun belli bir bantta kalmasını sağlamaya çalıştığı belirtiliyor. Hazine ve varlık yönetimi konusunda Türkiye'nin deneyimli bankacılarından Kerim Rota, kurdaki yükselişe karşı ekonomi yönetiminin telaşla döviz piyasalarına doğrudan müdahil olduğunu, bunun piyasalarda güven sarsıcı etkiler yarattığını belirtti.

GÜVEN KAYBI YARATTI

MB'nin rezervlerinin 2019'un ilk 11 ayında olması gereken seviyesinden 31.7 milyar dolar daha az olduğunu kaydeden Kerim Rota, “Bu farkın şeffaf olmayan bir şekilde yapılan müdahalelerden kaynaklandığı birçok mecrada dile getirildi.

Ancak bugüne dek bir açıklama yapılmadı. Bu müdahalelerin MB bilgisi ve onayı dahilinde yapıp yapılmadığı da açıklığa kavuşmadı. Bu şeffaf olmayan müdahalelerde kamu bankalarının kullanıldığı da dile getirildi” dedi.

Rota, yaşanan sürecin güven kaybına neden olduğunu ifade ederek, “Sonuç olarak elimizde kalan ise ekonomiye, piyasalara ve kurumlara olan güvenin kaybedilmesi oldu” diye konuştu.

ETKİNLİĞİ AZALDI

Sözcü'ye açıklamalarda bulunan Kerim Rota bu müdahalelerin etkisini şöyle sıraladı:

Mevduat faizlerine sözlü müdahale MB'nin şok faiz artırımının piyasalar üzerindeki etkisini geciktirerek dolarizasyona neden oldu. MB'nin etkinliği azaltıldı.

Şeffaf olmayan dolaylı müdahale yerli ve yabancı yatırımcıda güveninin azalmasına neden oldu. Birikimini döviz mevduatlarında tutanlar, TL'nin adil seviyesinin oluşmadığına inanmaya başladı. Bu da yabancı para mevduat tutmada katılığa neden oldu.

Uzun yıllardır özerkliği ve şeffaflığı nedeniyle güven duyulan kurumlara güvensizlik oluştu. Bu da iç ve dış yatırımlarda azalma ve gecikmeye neden oluyor.

Son güncelleme: 08:38 09.01.2020
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more