Sözcü Plus Giriş

1700 yıllık Kybele Heykeli Arkeoloji Müzesi’nde…

Türkiye'den 1970’li yıllarda yasa dışı yollarla İsrail'e götürülen 1700 yıllık Kybele Heykeli, Amerika'da bir müzayede evinde satılmak üzereyken Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın girişimleriyle ülkeye getirildi. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Kybele Heykeli'nin ülkeye getiriliş hikayesini anlattı.

Sozcu.com.tr
Güncellenme: 21:07, 13/12/2020
1700 yıllık Kybele Heykeli Arkeoloji Müzesi’nde…

Türkiye'den 1970'li yıllarda İsrail'e kaçırılan ve bir müzayede evinde satılmak üzere İsrail'den Amerika'ya ulaştırılan eser Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın girişimleriyle 50 yıllık aranın ardından Türkiye’ye getirildi. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, İstanbul Arkeoloji Müzesi’nde Türkiye’ye geri döndürülen 1700 yıllık “Kybele Heykeli” tanıtım toplantısında konuştu.

Eserin Türkiye'ye ait olduğunun tespiti ile ilgili süreci aktaran Bakan Ersoy, “Eserin iade süreci bir İsrail vatandaşının, 2016 yılında Roma Dönemine ait bir Kybele Heykeli’ni yurt dışına ihraç edebilmek için kendi ülkesinin makamlarından izin talebinde bulunması ve İsrail makamlarının, eserin fotoğrafını ülkemize ileterek kökeni hakkında bilgi talep etmesiyle başlamıştır. İstanbul Arkeoloji Müzesi Müdürlüğü uzmanları Sayın Feza Demirkök ve yakın zamanda müzemizden emekli olan Sayın Şehrazat Karagöz bu heykelin Afyonkarahisar'da, 1964 yılında bulunmuş olan ve halihazırda Afyonkarahisar Müzesinde sergilenen ‘Kovalık Eserleri'yle tipolojik benzerliğini tespit etmişlerdir. Değerli mesai arkadaşlarıma titiz çalışmaları için buradan bir kez daha teşekkür ediyorum” diye konuştu.

BAKANLIĞIN GİRİŞİMİYLE AMERİKA’DAKİ SATIŞ DURDURULDU

Heykelin Amerika’da satılacağı bilgisi üzerine harekete geçildiğini ve yapılan girişimlerle heykelin satışının durdurulduğunu belirten Bakan Ersoy, eseri elinde bulunduran kişinin, aidiyet davası açtığını söyledi. Ersoy eserin iade süreciyle ilgili şöyle konuştu:

* İlgili şahsın Kybele Heykeli’ne dair açtığı aidiyet davası da Türkiye karşı hukuk süreci başlatarak cevap vermiştir. Bakanlığımız, Dışişleri Bakanlığımız ve Newyork Başkonsolosluğumuzun yoğun çalışmaları nedeniyle Kybele Heykeli’nin iadesi konusundaki karşı iddialarımızı tüm muhataplarımıza ilettik.

Foto: SÖZCÜ

* Heykelin ülkemize ait olduğunu ispatlamaya yönelik bakanlığımız uzmanlarının yerinde yaptığı incelemelere ve raporlarına ek olarak İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü ve Jandarma Genel Komutanlığı’nın Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlıkları da çok ciddi katkı sağlamışlardır. Bilimsel kanıtlar eserin ortaya çıkarıldığı yıllardaki bölgelerde yaşayan görgü tanıklarının ifadeleri ve Afyonkarahisar’daki kaçakçılık olaylarına ilişkin belgeler, Kybele Heykeli’nin Türkiye’ye ait olduğunu doğrulamaktadır.

* Ayrıca heykelin ortaya çıkarıldığı yıllarda Afyonkarahisar müzesinin müdürü olarak görev yapmış olan Merhum Hasan Tahsin Uçankuş’un kişisel arşivinden elde edilen belgelerde tanık ifadelerinde tutarlılık göstermiştir. Tüm bu ortak çaba ve çalışmaların neticesinde eseri elinde bulunduran kişi heykeli Türkiye’ye iadeye kabul etmiş, süreç sulh yoluyla sonuçlanmıştır.

Bakan Ersoy, Kybele heykelinin yeni müzenin tamamlanmasından ardından eserin Afyonkarahisar'a döneceği bilgisini verdi.

VALİ YERLİKAYA SOSYAL MEDYADAN PAYLAŞTI

Öte yandan İstanbul Valisi Ali Yerlikaya da sosyal medya hesabından katıldığı programa ilişkin fotoğrafları paylaşarak “Yurt dışına kaçırılan Kybele Heykeli, yıllar sonra ait olduğu topraklarda. Kültür ve Turizm Bakanlığımıza ve emeği geçen herkese teşekkürler…” ifadelerini kullandı.

KYBELE HEYKELİ HAKKINDA

Kybele, prehistorik dönemlerden itibaren Akdeniz Havzası'nda özellikle Anadolu'da bereket ve bolluğun sembolü ve koruyucusu Anatanrıça olarak tapınım görür. Kybele'nin iki yanındaki aslanlar ana tanrıçanın doğa ve hayvanlar üzerindeki hâkimiyetini gösterir. Antik dönem sosyal ve dini yaşamında kişilerin olmuş ya da olmasını diledikleri istekleriyle ilgili ya da inandıkları tanrısal varlığı onurlandırmak üzere tanrı ya da tanrıçalara adak sunmaları yaygın bir gelenektir.

Tanrıyı onurlandırmak üzere tapınaklar ya da kutsal alanlara sunulan materyaller ‘adak objesi' olarak değerlendirilir. Kişinin sosyal ve ekonomik statüsüne göre adak objeleri basit bir taş parçasından gösterişli bir heykele kadar çok çeşitlilik gösterir. Yazıtında da yer aldığı üzere Sideropolisli Asklepiades'ın Oniki Tanrı Ana'ya sunduğu bu Kybele Heykeli bir adak heykelidir. Heykelin kaidesinde bulunan yazıt bölümünde “Hermeios'un oğlu Sideropolis'li Asklepiades adağı Oniki Tanrı Ana'ya dikti” ifadesi yer almaktadır.