Sözcü Plus Giriş

İFTAR VAKTİ: İstanbul, Ankara ve İzmir ve tüm iller için iftar saatleri kaçta? (İl il 2020 Ramazan imsakiyesi)

2020 Ramazan Ayı’nın ilk orucu tutulmaya başlandı. Dün akşam sahura kalkan ve niyet eden milyonlarca vatandaş, ilk orucun bozulacağı saati merak etmeye başladı. İstanbul için iftar vakti kaçta? Ankara 2020 iftar saatleri neler? İzmir iftar vakti kaçta? İşte İstanbul, Ankara ve İzmir için iftar saatleri…

09:56 -
İFTAR VAKTİ: İstanbul, Ankara ve İzmir ve tüm iller için iftar saatleri kaçta? (İl il 2020 Ramazan imsakiyesi)

Ramazan Ayı tüm bereketi ile geldi. Müslümanlar için en kutsal ay olarak görülen Ramazan Ayı, dün gece edilen niyetlerle başladı. Tüm Türkiye'de Müslümanlar gece sahura kalktı ve ilk oruç heyecanını yaşamaya başladı. Oruç tutan Müslüman, iftar saatleri merak ediyor. İşte İstanbul iftar saatleri, Ankara iftar saatleri, İzmir iftar saatleri ve tüm Türkiye için 2020 Ramazan imsakiyesi…

İSTANBUL İÇİN İFTAR SAATLERİ

İstanbul'da bugün akşam ezanı tam 20.00'da okunacak. Oruç tutan vatandaşlar 20.00'da oruçlarını açabilecek.

ANKARA İÇİN İFTAR SAATLERİ

Başkent Ankara'da iftar saati 19.43. Akşam ezanını okunacağı 19.43'te Ankaralılar oruçlarını açabilecek.

İZMİR İÇİN İFTAR SAATLERİ

 

İzmir'de sabah karşı 04.46'da Ramazan Ayı'nın ilk orucu için niyet eden vatandaşlar, akşam ezanın okunacağı 20.03'te oruçlarını açabilecek.

Not: Vakitlerin hepsi şehir merkezlerine göre yazılmıştı. İllerin bazı ilçelerinde zaman farklılığı olabilir.

2020 RAMAZAN AYI İMSAKİYESİ İÇİN TIKLAYINIZ…

ORUÇ TUTMAMAYI MÜBAH KILAN MAZERETLER NELERDİR?

İslam dini, ilke olarak kişileri güçleri nispetinde sorumlu tutmuş, güçlerini aşan veya sıkıntıya yol açan durumlarda kolaylaştırıcı hükümler getirmiştir. Bu genel ilke uyarınca farz olan Ramazan orucu ibadetini belli şartlara bağlı olarak erteleme konusunda bazı ruhsatlar getirilmiştir. Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyrulmuştur:

“Ey inananlar! Oruç sizden öncekilere farz kılındığı gibi, Allah’a karşı gelmekten sakınasınız diye, size de sayılı günlerde farz kılındı. İçinizden hasta olan veya yolculukta bulunan, tutamadığı günler sayısınca diğer günlerde tutar. Oruca dayanamayanlar, bir düşkünü doyuracak kadar fidye verir. Kim gönülden iyilik yaparsa, o iyilik kendisinedir. Eğer bilirseniz, oruç tutmanız sizin için daha iyidir.” (Bakara, 2/183-184) İslam âlimleri bu ayet-i kerime ve ilgili hadislere dayanarak Ramazan orucunu tutmamayı mubah kılan mazeretleri şöylece sıralamışlardır:

a) Yolculuk: Ramazan’da sefer mesafesi (en az doksan km.) bir yere gitmek için yola çıkacak olan kimse, geceden oruca niyet etmeyebilir. Fakat niyet ettikten sonra gündüzün yolculuğa çıksa bu yolculuk esnasında meşru başka bir mazereti bulunmazsa orucunu bozmamalıdır. Başlanan bir ibadetin mazeret yoksa tamamlanması gerekir. Sefer bir mazeret olduğu için, eğer orucunu seferîliği başladıktan sonra bozarsa kendisine keffâret gerekmez, sadece kaza gerekir.

İLGİLİ HABERSeferi ne demek? Seferi namazı nasıl kılınır?Seferi ne demek? Seferi namazı nasıl kılınır?

b) Hastalık: Oruç tuttuğu zaman, hastalığının artmasından veya uzamasından endişe edilen kimse ile hastalığı sebebiyle oruç tutmakta zorlanan kişiler için, iyileştikten sonra kaza etmek üzere Ramazan ayında oruç tutmamalarına ruhsat tanınmıştır. Oruç tutması hâlinde hasta olacağı doktor tarafından bildirilen kimse de hasta hükmündedir.

c) Yaşlılık: Oruç tutamayacak kadar yaşlı olan kimseler, oruç tutmayıp yerine fidye verebilirler. Bakara sûresinin 184. âyetinde, bu şekilde olup da oruca güç yetiremeyenlerin, oruç tutmayıp fidye vermeleri gerektiği hükme bağlanmıştır. İyileşme umudu olmayan hastalar da aynı hükme tabidir.

d) İleri derecede açlık, susuzluk: Açlık veya susuzluk sebebi ile beden ve ruh sağlığının ciddi derecede zarar görmesi söz konusu olan kimse orucunu bozabilir. Sağlık şartları düzelmesi hâlinde bozulan oruç Ramazan’dan sonra kaza edilir. Böyle bir kimsenin orucuna devam etmesi ölümüne sebep olacak nitelikte ise, orucunu açmaması yani oruca devam etmesi haram olur.

e) Zor ve meşakkatli işlerde çalışmak: Esas itibarıyla bir insanın ibadetlerini normal bir şekilde yapmasını engelleyecek zor ve ağır işlerde çalışması veya çalıştırılması doğru değildir. Ancak kişisel veya toplumsal zorunluluklar, bazılarının böyle işlerde çalışmalarını gerektirebilmektedir. Böyle durumda bulunan bir kişi, oruç tuttuğu takdirde sağlığına bir zarar gelmesinden korkuyorsa, orucunu tutmayabilir. Bu durumda olanlar, izin günlerinde veya müsait zamanlarda tutamadıkları oruçlarını kaza etmelidirler.

f) Gebe ve emzikli olmak: Oruç tuttuğu takdirde kendisinin veya çocuğunun zarar görmesi muhtemel olan gebe veya emzikli kadınlar da, sağlık durumu oruç tutmak için elverişli olmayanlar arasında değerlendirilmiştir. Bu durumda olanlar da oruç tutmayabilirler. Hatta zarar görme ihtimali kuvvetli ise tutmamaları gerekir. Durumları normale döndüğünde tutamadıkları oruçları kazâ ederler. Fakihler oruç tutmama ruhsatını Kur’an ve Sünnet’te zikredilen sebeplerle sınırlı tutmayı tercih etmiş, bunların ortak özelliği meşakkat olsa bile, her meşakkatli durumda oruç tutulmayabileceğini söylemekte temkinli davranmışlardır.

Ruhsata gerekçe olan hâl ortadan kalkınca tutulamayan oruçlar kaza edilir. İyileşmesi mümkün olmayacak şekilde hasta olmak, ya da aşırı yaşlı bulunmak gibi oruç tutmaya sürekli bir engelin bulunması hâlinde tutulamayan her oruç için bir fidye verilir. Bir oruç fidyesi bir fıtır sadakası miktarıdır. Bir fıtır sadakası ise, bir kimseyi orta hâllisi ile bir gün doyurabilecek yiyecek miktarı veya bunun parasal karşılığıdır.

İLGİLİ HABER1. gün iftar menüsü: İftarda ne pişirsem?1. gün iftar menüsü: İftarda ne pişirsem?
Son güncelleme: 12:04 24.04.2020
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more