Sözcü Plus Giriş

23 Nisan şiirleri: Kısa, uzun anlam dolu 23 Nisan ile ilgili şiirler…

Cumhuriyetimizin anlamlı günlerinden biri 23 Nisan günüdür. TBMM’nin kuruluş tarihini Atatürk çocuklara armağan ederek her yıl çocuk bayramı olarak kutlanmasını istedi. Bu yıl 23 Nisan'ı evinde kutlayacak milyonlarca öğrenci en şiirleri bulmak istiyor. İşte örnek 23 Nisan şiirleri ve öyküleri...

21:27 -
23 Nisan şiirleri: Kısa, uzun anlam dolu 23 Nisan ile ilgili şiirler…

Atatürk'ün çocuklara armağan ettiği 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı için kısa bir süre kaldı. Her yılın aksine bu yıl 23 Nisan’ı evlerinde kutlayacak öğrenciler 23 Nisan şiirleri ve öyküleri araştırmaya devam ediyor.

23 NİSAN ŞİİRLERİ

23 Nisan

Bugün sen de bayrağım,
Daha şanlı dalgalan.
Bugün büyük bayramım
Bugün 23 Nisan.
Bugün başta talihim
Ve milletim uyandı
Ankara'nın bağrında
Bir sönmez ateş yandı.
Aydınlattı yurdumu
Dağıldı alev alev
Bugün kalktı ayağa
Uyuklayan koca dev.
Bugün bana Ata'mdan
En büyük bir armağan.
Bugün büyük bayramım
Bugün 23 Nisan…

İ.Hakkı TALAS

23 Nisan

23 Nisan…
Yurdu koruyan,
Yarını kuran,
Sen ol çocuğum.
Eskiyi unut,
Yeni yolu tut,
Türklüğe umut,
Sen ol çocuğum.
Bizi kurtaran,
Öndere inan,
Sözünü tutan,
Sen ol çocuğum.
Küçüksün bugün,
Yarın büyürsün
Her işte üstün
Sen ol çocuğum.
Çalışıp öğren,
Her şeyi bilen
Yurduna güven
Sen ol çocuğum.

Hasan Ali YÜCEL

23 Nisan

Sana armağan etti,
Ata bu güzel günü,
23 Nisan bugün,
Çocuk Bayramı günü.
Sevin, oyna, gez, dolaş,
Senin bayramın bugün.
Bayrağı sev arkadaş.
Dalgalandıkça öğün.

R.Gökalp ARKIN

23 Nisan

Bugün 23 Nisan
Atatürk'ten armağan
Sevinelim coşalım
Neşelenip taşalım.
Kağıt fener yapalım
Sınıflara asalım
Süsleyerek her yanı
Kutlayalım bayramı

23 Nisan

Egemenlik bizimdir,
Düğün şenlik bizimdir,
Bu esenlik bizimdir,
Geldi 23 Nisan
Coşalım, sevinelim,
Süslenip giyinelim,
Coşkuyla övünelim,
Geldi 23 Nisan
Bayrakları alalım,
Alanlara dalalım,
Hepimiz bir olalım,
Geldi 23 Nisan.

Hadi BESLEYİCİ

23 NİSAN ÖYKÜLERİ

23 Nisan ve Küçük Ali

Ulusal bayramlarımız içinde en sevdiğim bayram 23 Nisan’dır. Çünkü benim çocukluğumda okulca iki ulusal bayram kutlanırdı. Biri Cumhuriyet, diğeri 23 Nisan. Okulun açılışının ilk günlerine rastladığı için yeteri kadar hazırlanma fırsatı bulamadığımızdan Cumhuriyet Bayramı kutlamaları yavan ve sönük geçerdi.

Oysa 23 Nisan öyle mi? Bir kere hazırlık için uzun bir süre var. Sonra, uzun ve sert geçen bir kıştan sonra sıcak günlerin habercisi, baharın başlangıcı, tabiatın uyanışı, börtü böceğin canlanması… 23 Nisan beni, çocukluk günlerime, ilkokuluma götürür. İki ya da üçüncü sınıftaydım. O gün gökyüzü bulutsuz, hava sıcaktı. Yemyeşil harman yerinde kuzular, koyunlar, danalar, taylar otluyor, kadınlar madımak topluyordu.

Okulun bahçesinde sıra olduk. Başta bir ağabeyin taşıdığı okul bayrağı arkada annelerimizin hazırladığı küçük ebatlı Türk bayraklarımızla Eskişehir Marşı’nı söyleyerek köyü baştan başa dolaşıp harman yerine, geniş harman yerinde tek bir ev olan tuğlalı ve balkonlu bizim “öğretmenevi” dediğimiz, resmi ağızların lojman dedikleri binanın önüne geldik. Büyüklerimiz önceden gelip kendileri için ayrılan yerlere yerleşmişlerdi bile…

Lojmanın yerden bir metre kadar yüksek olan balkonu sahne olarak düşünülmüş. Önüne asılan perde, Küçük Ali piyesinin dekorunu saklamakta, diğer etkinlikler perdenin önünde gerçekleşmekteydi. Seyirciler, sahnenin önünde, yaşlılar sandalyelerde diğerleri uygun buldukları yerlere ilişmiş, ama hepsinin gözleri pür dikkat sahnede…

İstiklal Marşı, günün anlam ve önemini belirten konuşma, şiirler, türküler, halk oyunları, alışılmış ama köyümüz için renkli görüntülerdi. Hepsi ayrı beğeni topluyor, özellikle kahramanlık ve Atatürk Şiirleri, yaşlılarımızı ve kimi gazilerimizi derinden etkiliyordu.

Gözleri bağlı yoğurt yeme yarışları, ağza alınan kaşıklardaki yumurtaları düşürmeden koşma yarışmaları, çuvala girerek yapılan koşular, köylümüzün şimdiye kadar görmediği, şaşkınlık ve beğeniyle izlediği yarışmalardı. Bütün bu ve benzeri etkinliklerden sonra sıra piyese, Küçük Ali piyesinin sergilenmesine gelmişti.

Oyunu ayrıntısıyla hatırlamıyorum ama konusu Kurtuluş Savası’yla ilgiliydi. Yedi – sekiz yaşlarındaki Küçük Ali’nikahramanlıklarının anlatıldığı oyun, şehit olan Ali’nin bayrağa sarılı cesedinin bir büyüğünün kucağında görülmesiyle sona eriyordu. Bu final büyük küçük herkesi etkilemişti. Aralarında Kurtuluş Savaşı gazilerinin de bulunduğu büyüklerimiz neler düşünüyordu bilinmez ama biz küçükler kararımızı çoktan vermiştik bile.

– Seneye 23 Nisan’da Küçük Ali’yi ben oynayacağım. Büyüyünce de kesinlikle öğretmen olacağım. 23 Nisanları daha görkemli kutlamak için.

23 Nisan'ımız

Gözleri açmıştım. Koşarak lavaboya gidip elimi yüzümü yıkadım nedense bu gün içimde bir heyecan vardı. Hemen annemi yatağından çekiştirip . ‘ Anne uyan ! uyan ! ‘ dedim . ‘Bu gün 23 Nisan ‘ dedim . Annem de hemen uyandı . Bana giymem gereken kıyafetlerimi verdi. Bu gün okulda tören vardı. Hemen giymem gereken kıyafetlerimi giydim. Koşarak sofraya oturup annemin lezzetli mi lezzetli yaptığı patates kızartmasını yedim . Sonra annemle birlikte okula gittik

Annem beni okulun kapısından sonra bıraktı. Çok mutluydum bu gün hem ders yoktu hem de bizim günümüzdü . Yani çocukların günüydü. Öğretmenlerimiz eşliğinde sınıflara çıktık sınıfımızı bir güzel dekorite ettik . Etrafa balonlar ve Atatürk posterleri astık. Sonra öğretmenimiz bize bu günün öneminden uzunca bahsetti. Meğer Atatürk sayesinde buralardaymışız. Sonra sırayla konfrans salonuna gittik . Bir anda müzikler çalmaya başladı. Bizler de izliyorduk . Ülke ülke kzılar ve erkeler eşli dans ediyordu. Çok eğlenceliydi….

Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more