Sözcü Plus Giriş

Bugün sahur saat kaçta? İl il imsak vakitleri! 2020 Diyanet İstanbul, İzmir, Ankara sahur vakti…

Sahur için hazırlıklar sürüyor. 2020 Ramazan Ayı, geçtiğimiz yıllardan farklı olarak corona virüsü salgını nedeniyle iftar çadırlarının ve etkinliklerinin de yasak olması nedeniyle daha çok evlerde geçiriliyor. Vatandaşlar mutfaklarda iftar ve sahur yemeklerini hazırlayarak ezan saatini bekliyor. Bu gece de Ramazan ayının bir sonraki gününe niyet için sahura kalkılacak. İstanbul sahur vakti, Ankara sahur vakti, İzmir ve diğer tüm illerin sahur vakitleri ise şimdiden merak ediliyor. İşte 29 Nisan 2020 il il imsak vakitleri...

20:49 -
Bugün sahur saat kaçta? İl il imsak vakitleri! 2020 Diyanet İstanbul, İzmir, Ankara sahur vakti…

Her geçen gün bayrama bir adım daha yaklaştığımız mübarek Ramazan ayında bir gün daha geride kaldı ve ertesi gün için sahur yapılacak. Milyonlarca Müslüman sahur yemeği hazırlıklarına saatler öncesinden başlayarak imsak vaktini bekliyor. Her yıl çeşitli iftar ve sahur etkinlikleriyle huzur içerisinde geçen Ramazan Ayı bu sene corona virüsü salgını nedeniyle etkinlikler olmadan evlerde geçiriliyor. Çoğu ibadetin bireysel olarak yapıldığı bu günlerde ise vatandaşlar iftar ve sahur vakitlerini öğrenmeye çalışıyor. Tüm yurtta illere göre farklılık gösteren ezan vakitleri dolayısıyla vatandaşların akşam ve imsak vakitlerini sayfamızdaki grafik üzerinden takip etme seçeneği bulunuyor. İstanbul’da sahur saat kaçta? Ankara’da sahur vakti ne zaman? İzmir’de imsak vakti kaçta? gibi soruların yanıtına haberimizden ulaşabilir, 28 Nisan il il sahur vakitlerini takip edebilirsiniz.

Ramazan Ayı süresinde tüm illerde farklılık gösteren iftar ve sahur vakitlerine aşağıda paylaştığımız grafikler üzerinden il seçimi yaparak ulaşabilirsiniz. İşte il il iftar ve sahur vakitleri…

ANKARA İMSAK VAKTİ

İSTANBUL İMSAK VAKTİ

İZMİR İMSAK VAKTİ

 

ORUCUN MAHİYETİ VE ÖNEMİ

Oruç Farsça’daki rûze kelimesinin Türkçeleşmiş şeklidir. Arapça’sı savmve sıyâmdır. Savm kelimesi Arapça’da “bir şeyden uzak durmak, bir şeye karşı kendini tutmak, engellemek” anlamında kullanılır.

Fıkıh terimi olarak ise, imsak vaktinden iftar vaktine kadar, bir amaç uğruna ve bilinçli olarak, yeme içme ve cinsel ilişkiden uzak durmak demektir.İmsak, Arapça’da, “kendini tutmak, engellemek” anlamına gelir. Orucun temel unsuru da (rükün) bu anlamdır. İmsak vakti tabiri, dilimizde, oruç yasaklarından (yeme içme ve cinsel ilişki) uzak durma vaktinin başlangıcı anlamında kullanılır. İmsak vakti, tan yerinin ağarması (fecr-i sâdık; bk. Namaz Vakitleri bölümü) vakti olup, bu andan itibaren yatsı namazının vakti çıkmış, sabah namazının vakti girmiş olur; bu vakit aynı zamanda sahurun sona erip orucun başlaması vaktidir.

İftar vakti ise, oruç yasaklarının sona erdiği vakit anlamında olup, güne- şin batma vaktidir. Bu vakitle birlikte akşam namazının vakti de girmiş olur. Gündüz ve gecenin teşekkül etmediği bölgelerde oruç süresi, buralara en yakın normal bölgelere göre belirlenir.

İmsakin, ikinci fecirle başlayacağı konusunda fakihler arasında görüş birliği olmakla birlikte, kimi fakihler bu hususta, daha ihtiyatlı olduğu gerekçesiyle fecr-i sâdıkın ilk doğuş anına, kimileri ise oruç tutanlar lehine olduğu gerekçesiyle ışığın biraz uzayıp dağılmaya başladığı zamana itibar edilmesini önermişlerdir.

Âyette orucun başlangıç ve bitiş vakti, mecazi bir anlatımla şöyle belirtilir: “…Fecrin beyaz ipliği (aydınlığı) siyah ipliğinden (siyahlığından) ayırt edilecek hale gelinceye kadar yiyip içiniz; sonra, akşama kadar orucu tamamlayın…” (el-Bakara 2/187).

İmsak vaktinden iftar vaktine kadar yeme, içme ve cinsel ilişkiden uzak durmanın bir amacı olmalı ve bu iş bilinçli olarak yapılmalıdır. Bu amaç ve bilinç, orucun Allah rızâsı için tutuluyor olmasıdır ki kısaca “niyet” tabiri ile anlatılır. Bu amaç ve bilinç olmadığı zaman, meselâ imkân bulamadığı için veya perhiz, rejim, zindelik gibi başka amaçlar için bu üç şeyden (yeme, içme, cinsel ilişki) uzak durmak oruç olarak değer kazanmaz.

Oruç, Peygamberimiz'in hicretinden bir buçuk sene sonra şâban ayının onuncu günü farz kılınmış olup, İslâm’ın beş şartından biridir. Peygamberimiz bu hususu “İslâm beş şey üzerine kurulmuştur: Allah’tan başka Tanrı olmadığına ve Muhammed’in O’nun kulu ve elçisi olduğuna tanıklık etmek; namaz kılmak, zekât vermek, ramazan orucunu tutmak ve gücü yetenler için Beytullah’ı ziyaret etmektir (hac)” diyerek bildirmiştir (Buhârî, “Îmân”, 34, 40; “İlim”, 25; Müslim, “Îmân”, 8).

Orucun farz kılındığını bildiren âyetler de şunlardır:

“Ey iman edenler! Sizden öncekilere olduğu gibi, size de oruç tutma yükümlülüğü getirilmiştir; bu sayede kendinizi koruyacaksınız. Oruç sayılı günlerdedir. İçinizden hasta veya yolculukta olanlar başka günlerde tutabilirler; hasta veya yolcu olmadığı halde oruç tutmakta zorlananlar ise bir fakir doyumluğu fidye vermelidir. Daha fazlasını veren, kendine daha fazla iyilik etmiş olur; fakat yine de, eğer bilirseniz, oruç tutmanız sizin için daha hayırlıdır” (el-Bakara 2/183-184).

İLGİLİ HABERKimler oruç tutamaz? Oruç tutmamayı mubah kılan mazeretler...Kimler oruç tutamaz? Oruç tutmamayı mubah kılan mazeretler...
Son güncelleme: 21:05 28.04.2020
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more