Sözcü Plus Giriş

Davutoğlu: Cumhurbaşkanlığı, Meclis’e karşı konumlanmış bir sistem olmuştur

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada TBMM’nin açılışının 100’üncü yılını kutladı. Konuşmasında Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemini de eleştiren Davutoğlu, "Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi büyük ölçüde meclise ve temsil ettiği değerlere karşı konumlanmış bir sistem olmuştur" dedi.

Müslüm EVCİ
16:56 -
Davutoğlu: Cumhurbaşkanlığı, Meclis’e karşı konumlanmış bir sistem olmuştur

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu sosyal medya hesabından TBMM'nin kuruluşunun 100. Yılına ilişkin açıklamalarda bulundu.

“CUMHURBAŞKANLIĞI, MECLİS’İN BİRLEŞTİRİCİ ROLÜNÜ ZEDELEMİŞTİR”

Konuşmasında Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemini eleştiren Davutoğlu şu ifadeleri kullandı:

* Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi kurgusu ve uygulamaları itibarıyla Meclis’in anlamını ve işlevini, birleştirici rolünü ve demokratik misyonunu ciddi şekilde zedelemiştir.

* Türkiye'nin 15 Temmuz hain darbe teşebbüsü üzerinden girdiği olağanüstü koşullar müzakere ve katılımı dışlamaya bahane kılınarak siyasi geleneğimizle uyumsuz, iddiaların aksine etkin yönetimi aksatan otoriter bir sistem kurgulanmış ve hayata geçirilmiştir.

* Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi bir taraftan etkin değil keyfi bir yönetime yol açmış, diğer taraftan TBMM'ni etkisizleştirmiştir.

“ELDE EDİLEN KAZANIMLARIN KAYBEDİLMESİNE YOL AÇMIŞTIR”

Cumhurbaşkanlığı Hükümet sisteminin milli irade ve demokrasi lehine elde edilen kazanımların kaybedilmesine yol açtığını aktaran Davutoğlu sözlerini şöyle sürdürdü;

* Sistemin yürürlüğe girmesinden bu yana geçen 2 yılda Meclisimizin hafızası, tecrübesi, temsil gücü ve iradesi önce yok sayılmış sonra da gece yarısı kararnamelerinin, bırakın Meclis’i, bürokratik kadrolarda bile tartışılmayan yaklaşımların tahakkümü altına alınmıştır.

* Bu, aslına bakarsanız, on yıllardır vesayetle yürütülen ve çok şükür hepimizin çabalarıyla milli irade ve demokrasi lehine elde ettiğimiz kazanımların kaybedilmesine yol açmaktadır.

* Nasıl vesayet odakları milli iradeyi yok sayan, etkisizleştiren bir sistem arzusunda oldularsa, bugünkü sistem de Meclis’te tecelli eden milli iradeyi yok sayan, etkisizleştiren bir pratik üretmiştir.

* Ne yazık ki muhalefetin bile tüzük değişiklikleri ile neredeyse konuşamaz hale geldiği bir sistemde 100. yılını kutlayacağımız milli meclisimiz bir varlık-yokluk sınavı ile karşı karşıyadır.

“MECLİS SİYASAL AĞIRLIĞININ BÜYÜK ÖLÇÜDE KAYBETMİŞTİR”

Meclis’in siyasal ağırlığının büyük ölçüde kaybedildiğini belirten Davutoğlu şöyle konuştu:

* Açıkça söylenmesi gereken şudur: Bugün 100. Yılını kutladığımız Meclisimiz bir asır önce kurulmuş olan ilk Meclis'in niteliklerinden çok uzaktadır.

* Bugünkü Meclisimiz, iradesini, hafızasını, demokratik derinliğini, temsil gücünü ve en önemlisi millet adına kullanacağı siyasal ağırlığını maalesef büyük ölçüde kaybetmiş bir Meclis’tir.

* Bugünkü Meclis, milletin seçtiği 600 vekilin iradesine rağmen bir tek kişinin fesih kararıyla seçime gitmek zorunda kalacak bir Meclis’tir.

* Bugünkü Meclis, ülkemizin açık ara en fazla siyasal temsil gücüne sahip olmakla birlikte en aciz siyasal organı haline getirilmiştir.

* Anayasa düzenlemesi henüz taslak halindeyken, bu mahzurların hepsini tek tek, madde madde Sayın Cumhurbaşkanına ve ilgili yetkililere en üst seviyede ilettik.

* ‘Yapmayın, böylesi bir güç temerküzü bir müddet sonra kalıcı bir otoriterleşmeye dönüşür' dedik. ‘Önünüzde bir tarih yazma, ülkeyi yeniden ayağa dikme, isminizi altın harflerle yazdırma fırsatınız var kaçırmayın” dedik.

“HİÇBİR UYARI DİKKATE ALINMADAN BÖYLE BİR SİSTEME GEÇİLDİ”

“15 Temmuz'un darbe psikolojisinde, hiçbir değerlendirme, uyarı ve öneriyi dikkate almadan böyle bir sistemi hayata geçirdiler” diyen Davutoğlu konuşmasını şöyle sürdürdü;

* Hain bir kanlı darbe girişimi sonrasında ortaya çıkan kaotik ortamdan istifade edilerek, alelacele, anti-demokratik eğilimlerle Türkiye yüzde elli düzenine taşındı.

* Meclis’in yüzde 100’e yakın temsil gücüne ulaşmasına karşın Cumhurbaşkanının zar zor yüzde 50 ile seçileceği çarpık bir anti demokratik düzene geçildi.

* Bu düzenin ilk kurbanı Meclisimiz oldu. Bu düzenin ilk kurbanı milletimizin iradesi oldu

 “KUTUPLAŞTIRICI DİLİ TERK EDİN”

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve iktidar mensuplarına çağrıda bulunan Davutoğlu şunları kaydetti:

* Kısa dönemli siyasi çıkarlar için kullana geldiğiniz toplumu ayrıştırıcı, kutuplaştırıcı ve dışlayıcı söylemi terk edin. Bu dilin kullananlara da faydası olmamıştır ve bumerang gibi önce kullananları vurmuştur.

* Siz ne yaparsanız yapın biz bu dışlayıcı ve kutuplaştırıcı dile karşı birleştirici ve kapsayıcı siyaset dilini kullanmaya devam edeceğiz.

* Gün zaten zor durumda olan halktan Tekalif-i Milliye benzeri yardım isteme günü değil, israftan kaçınıp tasarrufları doğru kullanarak çözüm üretme günüdür.

* Bırakın her isteyen yerel yönetim, sivil toplum kuruluşu ve kurum yardım yapsın, siz sadece kural koyun ve denetleyin.

* Ramazanı da vesile kılarak yardım toplama yasağı gibi vahim bir hatadan dönün ve herkese yardım faaliyetine katılma çağrısında bulunun.

“ZOR DURUMDAKİ ESNAF VE ÇİFTÇİLERE BİN 250 LİRA İFTARİYELİK VERİLMELİ”

Corona virüsü salgınından dolayı zor bir süreç yaşan esnaf, işçi ve çiftçilere asgari ücretin yarısı kadar iftariyelik yardımı yapılması gerektiğini belirten Davutoğlu,

“Ramazan'ın ilk günü, işini kaybetmiş ve maaşını alamamış işçilere, tarlasına çıkamamış çiftçilere, dükkânını açıp siftahını yapamamış esnaflara asgari ücretin takriben yarısı kadar (1250) TL iftariyelik yardımı yapılmalı ve aynı düzeydeki ikinci dilim Ramazan bayramının hemen arifesinde de devam etmeli ve her haneye bu mübarek ay içinde en az bir asgari ücret girmelidir ”dedi.

“GÜN MECLİSİMİZİ GÜÇLENDİRME GÜNÜDÜR”

“Meclis’in güçlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Davutoğlu şu ifadeleri kullandı:

* Gün, Meclisimizin ve milletimizin iradesini ihya etme günüdür. Gün, Türkiye'nin Meclis’inin iradesine sahip çıkacağı tam demokratik bir ülke yolunda ilerleme günüdür.

* Gün, gıpta ile bakılacak bir hukuk devletini en baştan kurma günüdür. Gün, Milletimizin hiçbir ferdinin aidiyet sorunu yaşamadığı huzurlu ve müreffeh bir ülke inşa etme günüdür.

* Gün, milletimizin emaneti olan bütçeyi, yetimin hakkını gözeterek, kamu malının üzerinde titreyerek yapacak ve denetleyecek şekilde Meclisimizi güçlendirme günüdür.

Son güncelleme: 17:11 20.04.2020
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more