Sözcü Plus Giriş

Edirne ve Çanakkale’de bayram namazı saat kaçta? 2020 Edirne, Çanakkale duha (kuşluk) namazı saati belli oldu!

Tüm İslam aleminde olduğu gibi ülkemizde de Ramazan Bayramı heyecanı yaşanıyor. Edirne ve Çanakkale'de bayram namazı saatlerinin de belli olduğu açıklandı. Müslümanlar evlerde kılınacak bayram namazı için ezan saatlerini şimdiden araştırıyor. Peki Edirne ve Çanakkale illerinde bayram namazı saat kaçta kılınacak?

13:15 -
Edirne ve Çanakkale’de bayram namazı saat kaçta? 2020 Edirne, Çanakkale duha (kuşluk) namazı saati belli oldu!

Bir Ramazan ayı daha geride kaldı ve bayrama erişmenin mutluluğu yaşanıyor. İslam dünyası bayram namazına hazırlanırken, ülkemizde de Edirne ve Çanakkale illerinin bayram namazı saatleri belli oldu. Vatandaşlar bu sene bayram namazını pandemi dolayısıyla evlerde kılacak. Diyanet’in yayınladığı 2020 Edirne ve Çanakkale bayram namazı saatlerini sayfamızdan takip edebilirsiniz.

EDİRNE’DA BAYRAM NAMAZI SAAT KAÇTA?

Bu sene 24 Mayıs’a gelen Ramazan Bayramı için hazırlıklar tamamlandı. Diyanet İşleri Başkanlığı Edirne’nin bayram namazı saatlerini belirledi. Bu yıl Edirne’de bayram namazı saat 06:21’de olacak.

ÇANAKKALE’DE BAYRAM NAMAZI SAAT KAÇTA?

Çanakkale’de de bayram namazı saatleri belirlendi. Diyanet İşleri Başkanlığı 2020 Çanakkale bayram namazı saatini 06:25 olarak duyurdu.

DUHA NAMAZI NEDİR? KUŞLUK NAMAZI SAAT KAÇTA KILINIR?

Duha namazı aynı zamanda kuşluk namazı olarak da bilinir. Güneşin bir mızrak boyu yükselmesinden, yani Güneş doğduktan 45 dakika sonra başlar, öğle namazına 45 dakika kalıncaya kadar devam eder. Niteki bir hadîs-i Şerîfte: “Kuşluk namazı, deve yavrusunun ayakları sıcaktan kızdığı zamandır.” Buyurulur. (Müslim, Misâfirîn, 143)Duhâ (kuşluk) namazı dediğimiz nafile namaz bu andan itibaren kılınır. Zeval vaktine yarım saat kalıncaya kadar devam eder. İki veya dört veya sekiz veya on iki rek‘at kılınabilirse de, en faziletlisi sekiz rek‘at kılmaktır.

TÜM İLLERİN BAYRAM NAMAZI SAATLERİ İÇİN TIKLAYINIZ

NAMAZIN ÇEŞİTLERİ NELERDİR?

Namazlar; hükmü, kılınışı ve vakti itibariyle üç çeşittir:

1. Hükmü itibariyle namazlar; beş vakit namaz gibi farz, vitir ve bayram namazları gibi vacip ve beş vakit namazın sünnetleri gibi nafile olmak üzere üç kısımdır.

2. Kılınışı itibariyle namazlar rükûlu-secdeli ve rükûsuz-secdesiz olmak üzere iki kısımdır. Rükûlu-secdeli namazlar; sabah namazı gibi iki rekâtlı, akşam ve vitir namazı gibi üç rekâtlı, öğle namazının farzı gibi dört rekâtlı olmak üzere üç kısma ayrılır. Rükûsuz ve secdesiz kılınan namaz,
sadece cenaze namazıdır.

3. Vakti itibariyle namazlar; vaktinde kılınan namazlar (eda), vakti çıktıktan sonra kılınan namazlar (kaza) olmak üzere iki kısma ayrılır. İslâm'da günde beş vakit namaz kılmak ergenlik çağına gelmiş, akıllı her müslümana farzdır. Kur'ân'ın pek çok ayetinde yer alan “Namazı kılın” emrinin yanında “ Şüphesiz, namaz belirli vakitlere bağlı olarak mü'minlere farz kılınmıştır” (Nisa, 4/103) ayetinde de bu farz oluş açıkça belirtilmiştir. Namaz, İslâm'ın ilk yıllarında ikişer rekât olarak farz kılınmıştır. O yıllarda sabah ve akşam olmak üzere günde iki vakit namaz kılınıyordu.

BAYRAM NAMAZI EVDE KILINIR MI?

Kur-an’ı Kerim ‘de Ramazan Bayramı ile ilgili ayet şu şekildedir:

“(O sayılı günler), insanlar için bir hidayet rehberi, doğru yolun ve hak ile batılı birbirinden ayırmanın apaçık delilleri olarak Kur’an’ın kendisinde indirildiği Ramazan ayıdır. Öyle ise içinizden kim bu aya ulaşırsa onu oruçla geçirsin. Kim de hasta veya yolcu olursa tutamadığı günler sayısınca başka günlerde tutsun. Allah size kolaylık diler, zorluk dilemez. Bu da sayıyı tamamlamanız ve hidayete ulaştırmasına karşılık Allah’ı yüceltmeniz (tekbirler getirmeniz) ve şükretmeniz içindir.” (Bakara, 2/185).

Kur’an- Kerim’deki ilgili ayetlerden bayram namazının cemaatle kılınması gerektiği anlaşılmaktadır. Dolayısıyla cemaatle olmak kaydıyla evde veya herhangi bir mekânda bayram namazı kılınabilir.

ÇANAKKALE İLİ TARİHÇESİ

Antik çağdan kalan Troya kalıntıları il sınırları içerisindedir. Bölgede ilk yerleşim yaklaşık 6000 yıl öncesindeki Bakır Çağı’na dayanır. Fakat bu dönemde şehrin kimliği ve yaşayan insanların özellikleri hakkında pek bir şey bilinmemektedir. Yapılan kazı çalışmaları ve çeşitli araştırmalara göre, bölgedeki ilk kalıcı yerleşim izi Kumtepe civarında bulunmuştur. MÖ 4.800 – 4.000 arasına tarihlenen Kumtepe höyüğü, bu tarihten sonra da çeşitli yerleşim izleri içeren tabakalara sahiptir. Bölgedeki kazılar ilk olarak 1934 yılında Cincinnati Üniversitesi’nden J.L. Caskey ve J. Sperling tarafından yapılmıştır. MÖ 3000 yılında kurulan Troia geçirdiği bir deprem sonucu MÖ 2500 yılında yıkılmıştır. Sonraki yüz yıllarda çeşitli göçlerle kavim dengesi değişen Çanakkale bölgesi, MÖ 7. yüzyılda Lidyalılar’ın hakimiyetine girmiştir. MÖ. 6. yüzyılın ortalarında bölgede Pers egemenliği başlamıştır. Perslerin önemli imparatorlarından Darius ve Xerxes bölgeyi stratejik bir nokta olarak görüp, burayı ellerinde tutmayı amaçlamışlardır. Yunan tarihçi Herodot’a göre Çanakkale Boğazı üzerinde Avrupa’ya geçmek için ilk köprüyü yapan Xerxes’tir.

MÖ 386’da Spartalılar ile Persler arasında yapılan Kral Barışı sonucu Persler bölgede hakimiyetini güçlendirdi. MÖ 334 yılında Makedonya Kralı Büyük İskender bu bölgeyi Perslerin elinden almak istiyordu. Bu amaçla Çanakkale Boğazı’nı geçerek bugünkü Karabiga yakınlarındaki Kocabaş Çayı (Granikos)’nda iki ordu birbiri ile karşılaştı ve aldıkları büyük bozgun karşısında Persler bölgeyi Büyük İskender’in hakimiyetine bırakarak bölgeden çekilmek zorunda kaldılar. Ancak İskender’in ani ölümü üzerine bölgeyi ünlü komutanlarından Antigonos yönetmeye başlamıştır. O da uzun süre yönetemeden, Balkanlardan gelen Kelt kökenli Galatlar, bölgeye yerleşmişlerdir. MÖ 133’te Bergama Kralı III. Attalos’un vasiyeti üzerine Roma hakimiyetine giren Çanakkale, sonrasında Asia eyaletine bağlanmıştır.

Roma İmparatorluğu’nun 395’te Doğu ve Batı diye ikiye ayrılmasından sonra, bölge daha sonradan Bizans adıyla anılacak olan Doğu Roma İmparatorluğu’nun hakimiyetine girmiştir. İmparator Justinian modern Eceabat yakınlarındaki Sestos bölgesinde boğazın kontrolünü sağlamak amacıyla kale inşa ettirmiştir. Bölgede ilk Türk hakimiyeti 11. yüzyıl sonlarında ünlü deniz komutanı Çaka Bey’in seferleri ile başlamıştır. Sonrasında Karesi Beyliği ile devam eden Türk hakimiyeti, 1361 yılında beyliğin savaşsız bir şekilde Osmanlı İmparatorluğu’na katılması ile bölgede yaklaşık 6 asır sürecek bir Osmanlı dönemi başlamış oldu.

EDİRNE İLİ TARİHÇESİ

Roma-Bizans dönemi
Kentin tarihinin bu kısmından günümüze fazla eser kalmamıştır; şehirde bu döneme ait biricik yapı, 19. yüzyıl sonlarına kadar ayakta kalmış Roma dönemine ait Hadrianopolis surlarının yıkıntıları ve de eskiden üzerinde 1893 yılında inşa edilmiş ve 1953 senesinde depremde zarar gördüğü ve kentin silüetini bozduğu gerekçesiyle dönemin belediye reisince dinamit kullanılarak yıktırılmış bir de saat kulesi bulunan Makedonya Kulesi’dir. Makedonya Kulesi adı Osmanlının ünlü seyyahı Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme adlı eserinde geçmektedir.

Osmanlı-Türk dönemi
Kent bu dönemden kalma yapılar bakımından oldukça zengin olup bunlar dini ve sivil yapılar olmak üzere iki altbaşlıkta toplanabilir.

Dinî yapılar

Eski Camii Dış Duvarı
Bu yapılar içerisinde en görkemlisi klasik Osmanlı mimarisinin doruk noktası sayılan ve Mimar Sinan’ın ‘ustalık eserim’ dediği Selimiye Camii’dir (1575). Bunun dışında Eski Cami (1414) ve Üç Şerefeli Cami (1447) klasik dönem öncesi Osmanlı mimarisinin anıtları olarak kent merkezini süslemektedir. Şehirde görülebilecek diğer tarihî camiler Muradiye Camii (1426), Ayşekadın Camii, Darülhadis Camii, Defterdar Camii, Hıdır Ağa Camii, Gazimihal Camii ve Şahmelek Camii’dir.

Edirne kentinin biraz dışında yer alan İkinci Beyazıt Kulliyesi (1488) mimarisiyle olduğu kadar zihinsel engellilerin tedavi edildiği, günümüzde Sağlık Müzesi olarak kullanılan şifahanesi ile de dikkat çekmektedir.

Ayrıca kentte Kaleiçi’nde bulunan İtalyan Kilisesi, Kıyık’ta bulunan Sveti Georgi Bulgar Kilisesi ve Kirişhane’de bulunan Sveti Helena-Konstantin Kilisesi günümüze kadar gelmiş ve ayinler hâlâ yapılmaktadır.

Kaleiçinde bulunan Edirne Büyük Sinagogu vardır. Türkiye sınırları içerisindeki en büyük ve Avrupa’nın 3. büyük sinagogu olan yapı, 26 Mart 2015 tarihinde 46 yıl aradan sonra yeniden ibadete açılmıştır.

Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more