Sözcü Plus Giriş

En güzel 23 Nisan şiirleri kısa, anlamlı ve coşkulu… 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı şiirleri ve hikayeleri…

Corona virüsü sebebiyle 23 Nisan 2020 evlerde kutlanacak. Eğitimine uzaktan online olarak devam eden öğrenciler, en güzel 23 Nisan şiirlerini ve hikayelerini aratıyor. Ulu önder Atatürk’ün tüm dünya çocuklarına armağanı olan 23 Nisan 2020 için en güzel şiirler ve hikayeler haberimizde…

08:23 -
En güzel 23 Nisan şiirleri kısa, anlamlı ve coşkulu… 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı şiirleri ve hikayeleri…

Büyük önder Mustafa Kemal Atatürk, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin açılış tarihi olan 23 Nisan'ı tüm dünya çocuklarına bayram olarak hediye etmişti. Bu sene 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, corona virüsü pandemisi sebebiyle okullarda kutlanmayacak. Öğrenciler online olarak eğitimlerine evlerde devam ediyor. Evlerde de olsa 23 Nisan coşkusunu yaşamak isteyen öğrenciler, en güzel 23 Nisan şiirlerini araştırıyor. İşte 23 Nisan 2020 en güzel 23 Nisan şiirleri kısa, özgün ve anlamlı…

EN GÜZEL 23 NİSAN ŞİİRLERİ

23 Nisan

Sana armağan etti,

Ata bu güzel günü,

23 Nisan bugün,

Çocuk Bayramı günü.

Sevin, oyna, gez, dolaş,

Senin bayramın bugün.

Bayrağı sev arkadaş.

Dalgalandıkça öğün.

R.Gökalp ARKIN

23 Nisan

Egemenlik bizimdir,

Düğün şenlik bizimdir,

Bu esenlik bizimdir,

Geldi 23 Nisan

Coşalım, sevinelim,

Süslenip giyinelim,

Coşkuyla övünelim,

Geldi 23 Nisan

Bayrakları alalım,

Alanlara dalalım,

Hepimiz bir olalım,

Geldi 23 Nisan.

Hadi BESLEYİCİ

23 Nisan

Biz dünyaya gelmeden

Her yeri düşman almış.

Atatürk düşmanları,

Yurdumuzdan çıkarmış

23 Nisan günü

Meclis kuruldu diye,

Büyük bayram verilmiş

Çocuklara hediye.

Gülelim eğlenelim

Kutlayalım bayramı

Verelim hep el ele

Yükseltelim vatanı.

 

Melahat UĞURKAN

Foto: DepoPhotos

23 Nisan

Baharın mutlu günü

Yurdumun kutlu günü

Neşelerin düğünü

Güzel 23 Nisan

İnanarak yürekten

Hız aldık Atatürk’ten

Bizi ona yükselten

Bir el 23 Nisan

23 Nisan

Bugün 23 Nisan

Atatürk’ten armağan

Sevinelim coşalım

Neşelenip taşalım.

Kağıt fener yapalım

Sınıflara asalım

Süsleyerek her yanı

Kutlayalım bayramı

23 Nisan…

Yurdu koruyan,

Yarını kuran,

Sen ol çocuğum.

Eskiyi unut,

Yeni yolu tut,

Türklüğe umut,

Sen ol çocuğum.

Bizi kurtaran,

Öndere inan,

Sözünü tutan,

Sen ol çocuğum.

Küçüksün bugün,

Yarın büyürsün

Her işte üstün

Sen ol çocuğum.

Çalışıp öğren,

Her şeyi bilen

Yurduna güven

Sen ol çocuğum.

 

Hasan Ali YÜCEL

23 NİSAN

Nasıl bayram etmez, sevinmez insan,

23 Nisan bu, 23 Nisan.

Türklük gerilemiş çaresiz kalmış,

Götürmüşken üç kıtaya şeref, şan.

 

Kalmış bir sultanın keyfine işler.

Nice yıllar olmuş Türkler perişan.

Gittikçe kuvvetsiz, çaresiz kalmış,

Dört yandan üstüne saldırmış düşman.

 

Milleti yüzüstü bırakıp kaçmış,

Canının derdine düşmüş de Sultan…

Ansızın işlerin başına geçmiş,

Milletin bağrından kopan kahraman…

 

Başlamış bir ölüm-dirim kavgası,

Sultana isyan bu, cihana isyan

Millet öyle büyük, baş öyle büyük,

Bakmış, parmağını ısırmış cihan…

 

Ana toprak için al bayrak için,

Tepe tepe gövde, dere dere kan…

Türk hak edince egemenliği,

Açılmış önünde bir şanlı meydan…

 

Kimsenin keyfine boyun eğmek yok,

Toplandığı tarih: 23 Nisan

Milletin adına Millet Meclisi,

Milletin isteği olsun her zaman…

 

BEHÇET KEMAL ÇAĞLAR

Foto: DepoPhotos

23 NİSAN ÖYKÜLERİ

23 Nisan ve Küçük Ali

Ulusal bayramlarımız içinde en sevdiğim bayram 23 Nisan'dır. Çünkü benim çocukluğumda okulca iki ulusal bayram kutlanırdı. Biri Cumhuriyet, diğeri 23 Nisan. Okulun açılışının ilk günlerine rastladığı için yeteri kadar hazırlanma fırsatı bulamadığımızdan Cumhuriyet Bayramı kutlamaları yavan ve sönük geçerdi.

Oysa 23 Nisan öyle mi? Bir kere hazırlık için uzun bir süre var. Sonra, uzun ve sert geçen bir kıştan sonra sıcak günlerin habercisi, baharın başlangıcı, tabiatın uyanışı, börtü böceğin canlanması… 23 Nisan beni, çocukluk günlerime, ilkokuluma götürür. İki ya da üçüncü sınıftaydım. O gün gökyüzü bulutsuz, hava sıcaktı. Yemyeşil harman yerinde kuzular, koyunlar, danalar, taylar otluyor, kadınlar madımak topluyordu.

Okulun bahçesinde sıra olduk. Başta bir ağabeyin taşıdığı okul bayrağı arkada annelerimizin hazırladığı küçük ebatlı Türk bayraklarımızla Eskişehir Marşı'nı söyleyerek köyü baştan başa dolaşıp harman yerine, geniş harman yerinde tek bir ev olan tuğlalı ve balkonlu bizim “öğretmenevi” dediğimiz, resmi ağızların lojman dedikleri binanın önüne geldik. Büyüklerimiz önceden gelip kendileri için ayrılan yerlere yerleşmişlerdi bile…

Lojmanın yerden bir metre kadar yüksek olan balkonu sahne olarak düşünülmüş. Önüne asılan perde, Küçük Ali piyesinin dekorunu saklamakta, diğer etkinlikler perdenin önünde gerçekleşmekteydi. Seyirciler, sahnenin önünde, yaşlılar sandalyelerde diğerleri uygun buldukları yerlere ilişmiş, ama hepsinin gözleri pür dikkat sahnede…

İstiklal Marşı, günün anlam ve önemini belirten konuşma, şiirler, türküler, halk oyunları, alışılmış ama köyümüz için renkli görüntülerdi. Hepsi ayrı beğeni topluyor, özellikle kahramanlık ve Atatürk Şiirleri, yaşlılarımızı ve kimi gazilerimizi derinden etkiliyordu.

Gözleri bağlı yoğurt yeme yarışları, ağza alınan kaşıklardaki yumurtaları düşürmeden koşma yarışmaları, çuvala girerek yapılan koşular, köylümüzün şimdiye kadar görmediği, şaşkınlık ve beğeniyle izlediği yarışmalardı. Bütün bu ve benzeri etkinliklerden sonra sıra piyese, Küçük Ali piyesinin sergilenmesine gelmişti.

Oyunu ayrıntısıyla hatırlamıyorum ama konusu Kurtuluş Savası'yla ilgiliydi. Yedi – sekiz yaşlarındaki Küçük Ali'nikahramanlıklarının anlatıldığı oyun, şehit olan Ali'nin bayrağa sarılı cesedinin bir büyüğünün kucağında görülmesiyle sona eriyordu. Bu final büyük küçük herkesi etkilemişti. Aralarında Kurtuluş Savaşı gazilerinin de bulunduğu büyüklerimiz neler düşünüyordu bilinmez ama biz küçükler kararımızı çoktan vermiştik bile.

– Seneye 23 Nisan'da Küçük Ali'yi ben oynayacağım. Büyüyünce de kesinlikle öğretmen olacağım. 23 Nisanları daha görkemli kutlamak için.

23 Nisan’ımz

Gözleri açmıştım. Koşarak lavaboya gidip elimi yüzümü yıkadım nedense bu gün içimde bir heyecan vardı. Hemen annemi yatağından çekiştirip . ‘ Anne uyan ! uyan ! ‘ dedim . ‘Bu gün 23 Nisan ‘ dedim . Annem de hemen uyandı . Bana giymem gereken kıyafetlerimi verdi. Bu gün okulda tören vardı. Hemen giymem gereken kıyafetlerimi giydim. Koşarak sofraya oturup annemin lezzetli mi lezzetli yaptığı patates kızartmasını yedim . Sonra annemle birlikte okula gittik

Annem beni okulun kapısından sonra bıraktı. Çok mutluydum bu gün hem ders yoktu hem de bizim günümüzdü . Yani çocukların günüydü. Öğretmenlerimiz eşliğinde sınıflara çıktık sınıfımızı bir güzel dekorite ettik . Etrafa balonlar ve Atatürk posterleri astık. Sonra öğretmenimiz bize bu günün öneminden uzunca bahsetti. Meğer Atatürk sayesinde buralardaymışız. Sonra sırayla konfrans salonuna gittik . Bir anda müzikler çalmaya başladı. Bizler de izliyorduk . Ülke ülke kzılar ve erkeler eşli dans ediyordu. Çok eğlenceliydi….

23 NİSAN ULUSAL EGEMENLİK VE ÇOCUK BAYRAMININ ÖNEMİ

Bu bayram, TBMM’nin açılışının birinci yılında kutlanmaya başlanan 23 Nisan Millî Bayramı ve 1 Kasım 1922’de saltanatın kaldırılmasıyla, önce 1 Kasım olarak kabul edilen, sonra 1935’te 23 Nisan Millî Bayramı’yla birleştirilen Hâkimiyet-i Milliye Bayramı ile Himaye-i Etfal Cemiyeti’nin 1927’de ilan ettiği ve ilki Atatürk’ün himayesinde düzenlenen 23 Nisan Çocuk Bayramı’nın kendiliğinden birleşmesiyle oluştu. 23 Nisan’ın Türkiye’de ulusal bayram olarak kabul edilmesinin nedeni, 1920’de o gün Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılmış olmasıdır.

Son güncelleme: 10:17 21.04.2020
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more