Sözcü Plus Giriş

Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Savaş: Suriyelilerin toprak almasını önledik

Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş'tan çarpıcı açıklama... Yayladağı'nda çilek ve mantar yetiştirerek zengin olan Suriyelilerin tarla almaya çalıştıklarını belirten Savaş, şunları söyledi: Bunu duyunca çok üzüldüm, "Ne kadar çilek üretebilecek çiftçi varsa fidesini ben alacağım" dedim. 2 milyon TL verip 700 dönüme yakın arazinin fidesini aldım. Topraklarının başında olsunlar, köylerine terk etmesinler istedim.

Mehmet SERBES
08:34 -
Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Savaş: Suriyelilerin toprak almasını önledik

Corona virüsü salgınında şimdiye kadar sadece iki ölümle en şanslı illerden birisi olan Hatay'ın Büyükşehir Belediye Başkanı Doç. Dr. Lütfü Savaş da bu hastalığı ayakta atlattığını söyledi.

CORONA VİRÜSÜNÜ AYAKTA ATLATTIM

Ocak ayının ortalarında Almanya ve Hollanda'da toplantılara katıldıktan sonra İstanbul'da EMITT Fuarına gittiğini ve Hatay'a döndüğünde vücudunda bir kırgınlık hissettiğini kaydeden Başkan Lütfü Savaş, şunları söyledi:

* Genel Başkanımızla deprem bölgelerine ziyarete gittim. Ben o ziyaret sırasında aslında çok hastaydım, Hatay'a döndüğüm sürede de çok hastaydım. Hatta eşim de “Ben seni ilk kez böyle gördüm” dedi.

* Doktor olduğum, enfeksiyonlarla ilgili uzmanlıklarım da bulunduğu için takviye ilaçlar ve antibiyotikler aldım. Çünkü ateşim de vardı. O sırada benim dışımda birçok insanın da semptomları gripten farklı hastalıklarla karşılaştıklarını gördüm. Semptomları Covid 19'la örtüşüyordu. Ben de şanslı olarak belki de bağışıklık sisteminin güçlü olması ve aldığım önlemlerle bu hastalığı ayakta geçirdim.

Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Doç. Dr. Lütfü Savaş, Sözcü Adana Temsilcisi Mehmet Serbes’in sorularını yanıtladı. (FOTO: SÖZCÜ)

SURİYELİLERDE VAKA SAYISI ÇOK AZ

Türkiye'de en çok göçmenin yaşadığı illerden olan Hatay'da yoğun biçimde bulunan Suriyelilerin çok fazla Covid 19'la karşılaşmadıklarını kaydeden Lütfü Savaş, “Suriyeliler kapalı yaşıyorlar. Çok yabancı insanlarla ilişki kurmuyorlar. Özellikle Suriye'de 33 askerimizin şehit edilmesi olayından sonra biraz daha içe kapandılar. Bu nedenle Suriyelilerden hastalık konusunda ürkütecek bir tablo görünmedi” dedi.

EXPO'NUN ERTELENMESİNİ İSTEMİYORUZ

Hatay'da 2021 yılında yapılması kararlaştırılan Uluslararası Hatay EXPO Fuarı’yla ilgili olarak çalışmalarının sürdüğünü kaydeden Savaş, şöyle dedi:

* Biz de bir söz vardır: Hiç ölmeyecekmiş gibi çalış, yarın ölecekmiş gibi ibadet yap. Biz 2021'de yapılacak Expo için her türlü hazırlıklarımızı yapıyoruz. Şu an bizim erteleme gibi bir talebimiz yok ancak EXPO yönetimi ileride dünyadaki gelişmelere uygun olarak farklı bir karar alırsa bilemem. Biz hazırlıklarımızı tam gaz sürdürüyoruz ve zamanında yetiştireceğiz.

VİRÜS KİMSEYE TORPİL GEÇMİYOR

* İnsanların gözle göremediği, hayal edemediği bir virüs dünyayı teslim almış durumda. Din, dil, ırk, etnik köken, siyasetçi, sporcu fark etmiyor herkese aynı muamele yapıyor. Kimseye torpil geçmiyor.

* Bu virüs bize insanlığımızı hatırlattı, yaşlılarımızı, gençlerimizi, aile mefhumumuzu hatırlattı, iki günlük dünya için bu kadar hırs yapmamamızı hatırlattı. Biz siyasetçilere, toplumda ekonomik durumu güçlü olan insanlara, popüler olan insanlara “Sen ne yaparsan yap, sıradan insanlardan farklı değilsin” dedi. Dünyada artık yeni gelişmelere gebe olduğunu gösterdi.

BİR BEZ PARÇASI DEĞERLİ HALE GELDİ

* Artık birçok meslek evden yapılacak, eğitimin şekli değişecek. Ulus devletlerinin yapması gereken iki aşama olacak. Bir, kendi kendine yeten güvenli tarım, ikincisi de sağlık sistemini yeniden dizayn etme.

* Bakın bir ateş ölçer için, bir maske için bazı devletler, bazı devletlerin maske taşıyan uçaklarını indirip el koydurdu, yani bir bez parçası, bir örtü bile o kadar değerli hale geldi. Demek ki her milletin kendine has bir tarım sistemi ve sağlık sistemi kurması ve olağanüstü şartlara hazır olması gerekir.

(FOTO: SÖZCÜ)

ÜLKELERİN SALGINLARA HAZIR OLMASI LAZIM

* Corona deyip geçmeyin. Bu yedinci corona virüsü vakası. 30 civarında corona virüsü var. Misk kedilerden denildi, develerden denildi, yarasalardan denildi ama bunların konak olarak kullandıkları canlılar hayvanlardı. Genetik mutasyonlarla birlikte insanları kullanabiliyorlar demek ki. Bu ne son ne ilk vaka. Hükümetlerin bundan sonra pandemilere hazır olması lazım. Nasıl depreme hazır olacaksak buna da refleks olarak hazırlıklı olmak gerekiyor.

(FOTO: SÖZCÜ)

ÜRETTİĞİMİZ BUĞDAYIN PROTEİNİ DÜŞÜK

* Eskiden her türlü ürünü biz kendimiz yetiştiriyorduk, ayrana milli içecek diyoruz ama ayranı üreten ineği, yediği samanı ithal ediyoruz ondan sonra ayrana ‘milli içecek' diyoruz.

* Birçok ülke tarım ürünlerinin ihracatını durdurdu . Biz buğday üretiyoruz ama protein değeri olan buğdayı fazla üretemiyoruz. Bizim Rusya ya da başka ülkeye buğday ithal etmememiz lazım. Adam satmıyorum deyince senin elindeki paranın hiçbir değeri kalmıyor.

(FOTO: SÖZCÜ)

* Bizi bile Singapur'dan “Maske alabilir miyiz?” diye aradılar. Şu an dünyadaki en güçlü ülke ABD görülüyor ama göremedikleri bu mikroba teslim şimdi. 500 kilometre uzaklıktaki hedefi vuracak devlet bir görünmeyen virüsle baş edemiyor şimdi. Katma değerli ürünler ve güvenli tarım üretiminin önemine değinen Başkan Lütfü Savaş şunları söyledi:

BİZ BİR LİRA ONLAR 25 LİRA KAZANIYOR

* Biz defne yaprağı üretiyoruz ancak bu yaprağı bizden alanlar bunun yağını çıkarıp 25 katına satabiliyor. Siz bir lira kazanırken bunu yapan 25 lira kazanıyor. Defne yaprağını hem kurutup yemekte kullanılıyor hem kozmetik hem de ilaçla kullanılıyor.

KATMA DEĞERİ YÜKSEK ÜRÜNLERE DÖNMELİYİZ

* İspanya ürettiğinin üç katı zeytinyağı satıyor. Çünkü bizim gibi ülkelerden alarak üzerine markasını koyarak dünyaya satıyor. Katma değeri yüksek ürünlere yönelmeliyiz. Aynı şekilde güvenli gıda üretimini de yoğunlaştırmalıyız. Çünkü siz güvenli gıdayla beslenmez, immün sistemini bağışıklı kılmazsanız her türlü hastalıkla karşılaşabilirsiniz. Bu nedenle bir toplumun sağlıklı beslenmesi çok önemli ama çiftçinin de bu döngüyü sağlayacak kapasitede de olması lazım.

KÜSEN ÜRETİCİ KENTE GÖÇÜYOR

* Üreticiler ektiği malın maliyeti bir sonraki senenin masrafını karşılamıyorsa bunu ekmiyor ve şehre göçüyor. Kentte istihdam artmadığı için hele hele Suriyelilerden sonra insanlarımız arasında işsizlik arttığı gibi tarım üretimi de azalıyor.

* Önümüzdeki süreçte her ülkenin kendi kendine yetecek gıda üretimi yapıyor olması ve ürettiği gıdanın güvenli gıda olması, köylerin kırsalın boşalmasının önlenmesi lazım. Bu Hatay için de Kırşehir için de Afyon için de her yer içinde böyle olmalıdır.

(FOTO: SÖZCÜ)

* Artık merkezi hükümetlerin; telekomünikasyonun bu kadar geliştiği bir dünyada her yeri merkezden yönetmek yerine, her bölgenin farkını görerek bölgeleri tasnif ederek o bölgenin özelliklerine göre tarım ve üretim planları yapmaları lazım. Her yerin toprak özellikleri, iklimi bir değil. Kırsal kesimdeki insanların bundan sonraki döndü içinde katma değerli ürünler üretmeli ve güvenilir gıdaya katkı yapması lazım. Biz de Hatay olarak güvenli gıda ve güvenli hayvancılık konusunda çalışıyoruz.

SÜTÜNÜ SATAMAYAN KÖYLÜ AĞLIYOR

* Son günlerde salgın nedeniyle süt ürünleriyle insanların bağı koptu. Süt fiyatı azalınca besici ineğini satacak. Ekonomi için çok büyük majör tedbirler almak lazım. Tarımla uğraşanlar elektrik faturasını ödeyemiyor. Su çekemiyor, sulayamıyor. Ovada ağayım diyen insanlar elektrik faturasını ödeyemiyor.  Köylü süt satamadığı için ağlıyor.

(FOTO: SÖZCÜ)

HAYVANLAR İÇİN TIRNAK KESME MAKİNESİ

* Bir hayvanın tırnağı bir yılda uzuyormuş. Dışarıda yayılıyorsa tırnağı pek uzamıyormuş ama ahırda beslenen hayvanların tırnağı uzuyor ve rahatsız oluyorlarmış, geriliyorlarmış. Yavrulama ve süt yapma verimini düşürüyormuş.

KÖYLÜNÜN 15 BİN LİRASI CEBİNDE KALDI

* Şimdi bir tırnak kesme makinesi yaptırdık, köy köy, ahır ahır dolaştırıyoruz. Bir kamyonetle ulaştırıyoruz. Her büyükbaş hayvanın tırnak kesimi 150 TL imiş. 100 tane hayvanı olsa 15 bin TL edecek. Şimdi bu adamın 15 bin lirası cebinde kaldı, iki inek parası. Bütün köylülerimizin hayvanlarının tırnaklarını bedava kesiyoruz.

* Köylüler, ayıların bal kovanlarını yemesini önlemek için bizden elektrik üretecek güneş paneli istediler. Çünkü bu küçük panelle aydınlatma sağlayabiliyor ve ayılardan korunmak için önlem alıyor. Biz de köylülere tek panelli güneş enerjisi sistemi yardımında bulunduk.

SURİYELİLERİN TOPRAK ALMASINI ÖNLEDİK

Savaş, bu arada Hatay'da tarımla zenginleşen ve sonrasında Türk çiftçilerin topraklarını satın almak isteyen Suriyelilere, Türk vatandaşlarının toprak satmamaları için yaptıkları bir çalışmayı da şöyle anlattı:

* Zamanında Yayladağı Kaymakamı Suriyeliler için hibe kredi bularak çilek ve mantar yetiştirtmiş, Suriye'den gelen insanlar bu yolla bayağı zengin olmuşlar. Böyle de olunca Yayladağı'ndaki vatandaşların mülklerine, tarlalarına satın almak için talip olmuşlar.

(FOTO: SÖZCÜ)

ÇİLEK FİDELERİ İÇİN 2 MİLYON TL

* Ben bunu duyunca çok üzüldüm, “Ne kadar çilek üretebilecek çiftçi varsa fidesini ben alacağım” dedim. 2 milyon TL verip 700 dönüme yakın arazinin fidesini aldım. Benim istediğim topraklarının başında olsunlar, köylerine terk etmesinler dedim. Yakında bu çileklerin ilk hasadı yapacağız.

TARIMI GÖZ ARDI ETMEMEMİZ LAZIM

* Hatay'ın büyük bölümlerinde iki hatta üç ürün alabilirsiniz. Şu anda birçok tarım ürününün ekim zamanı, erik gibi meyvelerin de toplanma zamanı. Tarım topraklarımızı hiç boş bırakmamız lazım. Mayıs ayı buğdayın hasat döneni, mısırda ekim zamanı. Elbette virüsle ilgili mücadele edeceğiz ama bütün enerjimizi corona virüsüne çevirip tarımı göz ardı etmememiz lazım.

GASTRONOMİ ŞEHRİ HATAY

* Bizim tarım, demir-çelik, çimento, mobilya, ayakkabıcılık gibi önemli sektörlerimiz var, bunları ayakta tutmamız lazım. Hatay olarak yükselen önemli bir turizm hamlemiz vardı. 13 medeniyetin üstüne oturan, önemli bir tarih şehri olan ve  Gastronomi Şehri  de ilan edilen Hatay'ın ticaret ve turizm merkezi olması yolundaki çalışmalarımız artarak devam edecek.

CANSİPERANE ÇALIŞIYORUZ

* CHP'li belediyeler olarak şu anki hükümetle ayrı partilerdeyiz ama aynı insanlara hizmet ediyoruz, bu Covid 19 olayından sonra hükümetle CHP'li belediyeler arasında kavga varmış gibi görüntü çıktı. Bizim CHP'li belediyeler olarak hiç birimizin iyi niyetinden kuşkumuz yok, hepimiz halkımız için cansiperane çalışıyoruz, hükümetin rekabet edeceği kurumlar bizden değildir. Siyasi partilerin genel merkezidir.

FIRSAT EŞİTLİĞİ TANINSIN

* Bizler hizmet etmek istiyoruz. Fırsat eşitliği tanınmasını istiyoruz. İktidar partisine mensup belediyeler hangi imkan ve hizmetlerden yararlanıyorsa biz de yararlanmak istiyoruz. Bir kavga istemiyoruz, hizmet için geldik. Şimdi böyle bir seferberlik içindeyken birbirimizle uğraşmanın anlamı yok.

HÜKÜMETLER SEÇİLMİŞ KİRACILARDIR

* Türk halkı sıkıntılı günlerinde yanlarında olmamızı istiyor. Biz de yanlarında olalım iktidar da yanlarında olsun. Başka bir şey istemiyoruz. Büyükşehirlerin ellerinden imkanları almak için bazı düzenlemeler yapmak isteniyor. Devlet bakidir, devlet ev sahibidir. Hükümetler, seçilmişler kiracılardır. Baki olan devlete hiç birimizin zarar verme hakkı yoktur. Hepimiz giderken bir hoş seda ile gidip, giderken de milletin hayır duasını almak isteriz.

ORTAK HAREKET ETMEMİZ LAZIM

* Şu dönem ayrı durmamızda yarar var ancak ayrı dururken de yönümüz aynı olsun.  Ancak corona virüsü sonrası ekonomi, tarım, eğitim, sağlık gibi sorunlarımız devam edecek ve bu sorunlarımızın çözümü için ortak hareket etmemiz lazım. Birliği bütünlüğü aynı menzile yürüme ihtiyacımız var. Suriye'deki bütün problemlerine rağmen ayakta duran Hatay halkı, bu problemi de ayakta atlatacaktır.

Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more