Sözcü Plus Giriş

Hulusi Akar’dan Fransız Senatosu kararına tepki

Millî Savunma Bakanı Hulusi Akar, Fransız Senatosunun sözde "Dağlık Karabağ Cumhuriyeti'ni" tanıyan kararına ilişkin "Fransa'nın AGİT MİNSK grubunun eş başkanı olarak tarafsız olması gerekmektedir. Bu karar, Fransa'nın çözümün değil, sorunun parçası olduğunu bir kez daha göstermiştir." ifadelerini kullandı.

Sozcu.com.tr
Güncellenme: 15:26, 26/11/2020
Hulusi Akar’dan Fransız Senatosu kararına tepki

Millî Savunma Bakanı Hulusi Akar, gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını cevapladı. Fransız Senatosunun sözde “Dağlık Karabağ Cumhuriyeti’ni” tanıyan kararına ilişkin değerlendirmesi sorulan Bakan Akar, şunları söyledi:

“Fransız Senatosu’nun aldığı karar Karabağ sorunun 30 yıldır neden çözülemediğinin açık bir göstergesi olmuştur. Fransa’nın AGİT MİNSK grubunun eş başkanı olarak tarafsız olması gerekmektedir. Bu karar ise bunun böyle olmadığını, Fransa’nın Karabağ ile ilgili çözümün değil, sorunun parçası olduğunu bir kez daha göstermiştir.”

“GÖZDEN GEÇİRİLMESİ GEREKTİĞİNİ DEĞERLENDİRİYORUZ”

Afganistan’da Hamid Karzai Havaalanında ana havaalanlarının sivil sektörlerin işletilmesi ile ilgili BAE ve Afganistan arasında bir anlaşma imzalandığı hatırlatılarak, havalimanının askeri tarafının işletmesinden sorumlu Türkiye’nin konuya ilişkin değerlendirmesi sorulan Bakan Akar,

“Elbette Afganistan’ın egemen bir devlet olarak bu kararına saygı duyuyoruz. Her türlü kararı alabilirler. Ancak BAE’nin Türkiye’ye yönelik düşmanca tavırları göz önüne alındığında, Kabil Havaalanının askeri kısmının işletmesinden sorumlu olmamız nedeniyle bu kararın hukuki ve operasyonel açıdan yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini değerlendiriyoruz” diye konuştu.

“SUÇU BİRBİRLERİNE ATMA GAYRETİNDELER”

Türk ticaret gemisine Akdeniz’de yapılan hukuk dışı aramaları hakkında da konuşan Bakan Akar, şunları kaydetti: “Olaydan sonra yapılan açıklamalarda herkesin sorumluluğu üstlenmekten kaçındığını net şekilde görüyoruz. Ortada uluslararası hukuka aykırı bir durum olduğunu bildikleri için suçu birbirlerine atma gayretindeler.

Courbet olayında olduğu gibi gerçekleri örtbas etmeye, çarpıtmaya çalışıyorlar, hukuki bir temele dayanmayan, temeli sağlam olmayan bu olayın altında kalmamak için kaçıyorlar. Bu arada Courbet olayını da hala takip ettiğimizi, Fransa'nın hala gecikmiş bir özür borcunun olduğunu hatırlatmak isterim. Hukuksuz, yanlı ve tartışmalı bir harekat olan İrini'yi NATO harekatlarıyla ilişkilendirmeye yönelik çabalar olduğunu da biliyoruz. Fransa, Akdeniz'de açıkça deniz serbestisini ihlal eden bu harekatı NATO ile ilişkilendirmek suretiyle kendince meşrulaştırmaya çalışıyor. Bu tür girişimlere karşıyız.”

“NATO’YA EN FAZLA KATKI VEREN ÜLKE TÜRKİYE’DİR”

Olayı NATO ile ilişkilendirme çabalarına en güzel cevabın NATO Genel Sekreteri’nin verdiğini belirten Bakan Akar, şöyle konuştu; “Türkiye’nin NATO’daki önemi ve katkıları NATO Genel Sekreteri tarafından bir kez daha vurgulanmıştır. Stoltenberg, daha önce olduğu gibi objektif açıklamalarıyla gerçekleri gözler önüne sermiştir.
Türkiye'nin tatbikatlar, harekatlar, NATO karargahlarına personel desteği gibi konularda ve diğer alanlarda İttifak’a karşı tüm sorumluluklarını yerine getirdiği ve NATO'ya en fazla katkı veren ülkelerden biri olduğu unutulmamalıdır.”