Sözcü Plus Giriş

İl il sahur vakitleri 2020: Ezan saat kaçta? Ankara, İstanbul, İzmir, Bursa sahur saatleri! imsak vakitleri!

Ezan saatine az bir zaman kala vatandaşlar imsak vakitlerini araştırıyor. Ramazan ayında ilk günlerin tamamlanmasıyla bir sünraki gün için niyet edecek olanlar sahur için hazırlıklarını yapmaya başladı. Her günü ayrı bir öneme sahip olan mübarek Ramazan ayında Türkiye'nin tüm illerinin sahur vakitlerini ve ezanın saat kaçta okunacağını sayfamızdaki linkten takip edebilirsiniz. Ankara, İstanbul, İzmir, Bursa ve diğer tüm illerin imsak vakitleri sayfamızda. İşte Diyanet 28 Nisan 2020 il il sahur vakitleri...

20:45 -
İl il sahur vakitleri 2020: Ezan saat kaçta? Ankara, İstanbul, İzmir, Bursa sahur saatleri! imsak vakitleri!

Bu gece sahura kalkacak Müslümanlar ezan saatlerini şimdiden merak etmeye başladı. Vatandaşlar bulundukları ilde sabah ezanının saat kaçta okunduğunu öğrenmeye çalışıyor. Ramazanın dördüncü günü de bu akşam yapılan iftar ile tamamlandı. Bu gece ise beşinci günün orucu için sahura kalkılacak. Müslümanlar sahur öncesinde mutfaklarda sofra hazırlıklarına başlarken, imsak vaktinin ne zaman olduğunu da araştırıyor. Özellikle Ankara, İstanbul, İzmir, Bursa, Konya, Adana gibi nüfüs yoğunluğu fazla olan illerde ezan saatleri sıkça merak ediyor. Diyanet İşleri Başkanlığı’nın yayınladığı 2020 İmsakiyesine göre il il sahur vakitlerini sayfamızda sizler için derledik. İşte 28 Nisan il il imsak vakitleri…

ANKARA SAHUR VAKTİ

 

İSTANBUL SAHUR VAKTİ

 

İZMİR SAHUR VAKTİ

İL İL İMSAK VAKİTLERİ

ORUCUN RÜKÜN ve ŞARTLARI

İbadetlerde rükün, o ibadetin meydana gelmiş sayılabilmesi için bulunması zorunlu olan ana unsurlar demektir. Orucun rüknü, oruç süresince yeme içme ve cinsî ilişkiden uzak durma anlamına gelen “imsak”tir. Niyet de, aşağıda açıklanacağı üzere bazı mezheplerce rükün sayılmaktadır. Hangi durumlarda rüknün ihlâl edilmiş olacağı konusu, ileride orucun şartları ve orucu bozan davranışlar bahsinde ayrıntılı şekilde incelenecektir.

İbadetin vücûb sebebi, o ibadetin mükellef tarafından bizzat yerine getirilmesi yükümlülüğünün başladığını gösteren maddî göstergelerdir (alâmet). Meselâ vaktin girmesi namaz yükümlülüğünün, zenginlik zekât yükümlülüğünün sebebi sayılmıştır. Orucun vücûb sebebi ise vakittir, yani ramazan ayının girmesidir. Buna göre, yükümlülük şartlarını taşıyan kimsenin ramazan ayına ulaşması oruç emrinin fiilen ona yönelmesi anlamına gelir. Vücûb sebebi tabiriyle kastedilen budur. Nitekim “… ramazan ayına yetişen onu oruçlu geçirsin” (el-Bakara 2/185) âyeti de bu yükümlülük-sebep ilişkisini göstermektedir.

Namaz ibadetinde vakit, namazın hem vücûb sebebi hem de sıhhat şartı olduğundan onun sebep yönü üzerinde ayrıca durulmamıştır. Ramazan ayı ise, orucun sadece vücûb sebebi olduğundan ayrıca üzerinde durulmasına ihtiyaç vardır. Konuyu önemli hale getiren bir diğer sebep de ramazan ayının başlangıç ve bitişinin tesbitinin nasıl yapılacağı konusunun öteden beri tartışmalı oluşudur. Literatürde bu konu “rü’yet-i hilâl” yani hilâlin görülmesi meselesi olarak adlandırılır.

ORUCUN YÜKÜMLÜLÜK ŞARTLARI

Orucun yükümlülük şartları denince, bir kimsenin oruç ibadetiyle yükümlü (mükellef) sayılması, farz veya vâcip bir orucun bir kimsenin zimmetinde borç olarak sabit olması için aranan şartlar kastedilir. Fıkıh literatüründe bu şartlar, ‘orucun vücûb şartları” olarak da anılır. Oruç tutmamayı mubah kılan mazeret halleri de, bu yükümlülük şartlarını açıklayan ilâve bilgilerdir.

Yükümlülük Şartları: Namaz mükellefiyeti için gerekli olan şartlar yani Müslümanlık, ergenlik (bulûğ) ve belli bir aklî olgunluk düzeyinde olmak (akıl), oruç için de gerekli ve geçerlidir. Ergenlik yaşına gelmeyenler ibadetlerle yükümlü olmamakla birlikte, alıştırmak ve ısındırmak maksadıyla, aile büyükleri onlara ara ara namaz kılmalarını ve oruç tutmalarını söyleyebilir.

Peygamberimiz (s.a.s), yedi yaşından on yaşına kadarki sürede çocuğun namaza alıştırılmasını önermiştir. Bedenî durumları dikkate alınmak şartıyla çocukların 8-9 yaşlarından itibaren oruca alıştırılmaları da uygundur. Genel vücûb şartları yanında kişinin ayrıca oruç tutmaya güç yetirecek durumda olması ve yolcu olmaması da şarttır. Bu şartlar orucun edasının vâciplik şartları olarak da adlandırılır. Oruç bahsinin başında zikrettiğimiz âyetin belirttiğine göre, hasta ve yolcu olan kişiler isterlerse oruç tutmayabilirler.

Fakat tutmadıkları oruçları normal duruma döndükten sonra kazâ ederler. Hasta için normal durum iyileşmek, yolcu için ise, yolculuğun bitmesidir (ikamet). Oruç tuttuğu takdirde kendisinin veya çocuğunun zarar görmesi muhtemel olan gebe veya emzikli kadınlar da oruç tutmayabilirler. Hatta zarar görme ihtimali kuvvetli ise tutmamaları gerekir. Durumları normale döndüğünde tutamadıkları oruçları kazâ ederler. Yaşlılık sebebiyle oruç tutmaya artık gücü yetmeyenler, bunun yerine bir fakir doyumluğu olan fidye verirler.

İLGİLİ HABERKimler oruç tutamaz? Oruç tutmamayı mubah kılan mazeretler...Kimler oruç tutamaz? Oruç tutmamayı mubah kılan mazeretler... İLGİLİ HABERRamazan'ın olmazsa olmazı Güllaç nasıl yapılır? Güllaç tarifi: İşte malzemeler...Ramazan'ın olmazsa olmazı Güllaç nasıl yapılır? Güllaç tarifi: İşte malzemeler...
Son güncelleme: 21:32 27.04.2020
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more