Sözcü Plus Giriş

TGC’den ‘Dünya Basın Özgürlüğü Günü’ açıklaması

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü öncesi bir açıklama yaptı. Gazetecilerin ağır baskı altında olduğu belirtilen açıklamada “Haberin özgürce dolaşabildiği bir toplum olmalıyız. Ülke barışının sağlanabilmesi adına cezaevinde tutuklu bulunan gazetecilerin bir an önce serbest bırakılması gereğine inanıyoruz” ifadeleri kullanıldı.

15:38 -
TGC’den ‘Dünya Basın Özgürlüğü Günü’ açıklaması

Corona virüs salgınıyla mücadele ederken gazetecilerin halkın haber alma kanallarını açık tutmak için özveriyle çalışıldığı belirtilen açıklamada, bu yıl da Dünya Basın Özgürlüğü Günü'nü gazeteciler yeni sıkıntılarla ve güçlüklerle karşıladığı ifade edildi.

“TUTUKLU GAZETECİLER CORONA TEHDİTİ ALTINDA”

Corona virüsü salgını sürecinde özellikle sahada görev yapan muhabir, kameraman, ve foto muhabirlerin yaşadıkları zorluklara dikkat çeken açıklamada şu ifadelere yer verildi:

* Bulaşıcı salgından korunmak için ne medya patronlarından ne de devletten yeterli destek görüyor. Cezaevlerinde tutuklu ve hükümlü bulunan meslektaşlarımız da corona virüsü karşısında korumasız bir durumda bulunmaktadırlar.

* İnfaz Yasasıyla çete mensuplarının, katillerin, uyuşturucu satıcılarının yararlandığı indirimden, kalemlerinden başka hiçbir silahı olmayan, yazıp çizmekten başka hiçbir suçu bulunmayan gazeteciler fevkalade güç koşullarda yaşamlarını sürdürmeye çabalıyorlar.

“TUTUKLU GAZETECİLER SERBEST BIRAKILMALI”

Tutuklu gazetecilerin serbest bırakılması gerektiğine değinen açıklamada, “Halkın haber alma, bilgilenme hakkı çeşitli yollarla örselenmemeli, düşünceyi ifade özgürlüğünün önüne her geçen gün yeni engeller çıkarılmamalı. Hak ihlallerini yazan, gündeme getiren, olayları halk adına sorgulayan gazeteciler suçlanıp cezalandırılırken, gerçek suçluların, azmettiricilerin toplumda serbestçe dolaşmaları adaletle bağdaşmıyor Haberin özgürce dolaşabildiği bir toplum olmalıyız. Ülke barışının sağlanabilmesi adına cezaevinde tutuklu bulunan gazetecilerin bir an önce serbest bırakılması gereğine inanıyoruz” denildi.

“10 BİNLERCE GAZETECİ İŞSİZ”

Gazetecilerin görevlerini yapma uğraşlarına çeşitli engellemeler getirildiğine değinen TGC,  “Basın sektöründe 10 binlerce gazeteci işsiz ve mesleğini yapamamanın ızdırabını yaşıyor. Yayın yasakları, sansür ve oto sansürün hızla sürdüğü bir ortamda halkın haber alma, bilgilenme hakkını sağlamaya çalışan bir avuç gazeteciye selam olsun” ifadeleri kullanıldı.

“GAZETECİLERİN ÜZERİNE AĞIR BİR BASKI UYGULANIYOR”

Sadece son haftalarda yaşanan uygulanmaların gazeteciler üzerindeki ağır baskıyı ortaya koyduğuna değinilen açıklamada  şu ifadelere yer verildi;

* Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun'un Kuzguncuk'ta kiraladığı araziye yaptırdığı çardağın İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından yıkılmasına ilişkin haberi nedeniyle başlatılan soruşturmada Cumhuriyet Gazetesi'nden dört haberci ifadeye çağrıldı.

* Yazı İşleri Müdürü İpek Özbey, Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Olcay Büyüktaş Akça, muhabir Hazal Ocak ve foto muhabiri Vedat Arık İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nde ifade verdi. Fox TV ana haber sunucu Fatih Portakal hakkında Twitter'da paylaştığı bir mesaj nedeniyle üç yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı.

* Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), Halk TV’de yayınlanan Ayşenur Arslan ile Medya Mahallesi programına 5 kez program durdurma ve yüzde 5 idari para cezası verdi.

* Basın İlan Kurumu Sözcü Gazetesi'ne 22 gün, Korkusuz Gazetesi için 19 gün ilan kesme cezası uyguladı

 “GAZETECİLİK SUÇ DEĞİLDİR”

‘Gazeteciler dönemlerin tanığıdır ve tarihe not düşerler’ ifadeleri kullanılan açıklamada, “Bu nedenle ısrarla diyoruz ki gazetecilik suç değildir. Gazetecilik halkın haber alma, bilgilenme hakkına hizmet eden saygın, onurlu bir meslektir. Haberin özgürce dolaşabildiği bir toplum olmalıyız. Ülke barışının sağlanabilmesi adına cezaevinde tutuklu bulunan gazetecilerin bir an önce serbest bırakılması gereğine inanıyoruz” ifadeleri kullanıldı.

“ÜLKEMİZ BU AYIPLARDAN ARINDIRILMALIDIR”

Açıklamada iç barışı sağlamakla yükümlü siyasetçilerin nefret söylemleriyle toplumu bölünmeye ittiği belirtilerek şu ifadeler kullanıldı:

* Yargı bağımsızlığı, editöryal bağımsızlık işlemiyor. Ülkemiz bu ayıplardan arındırılmalı, bunu gerçekleştirmesi gerekenler ise siyasetçiler ve iktidarlardır.

* 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü mesleğini özenle ve özveriyle yapan bütün gazetecilere kutlu olsun. Umuyoruz ki gelecekte, demokrasinin yeşerdiği, cezaevlerinde gazetecisi bulunmayan aydınlık ve barışçıl bir ülkede 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü'nü gururla kutlayacağız, bu en büyük dileğimiz.

Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more