Sözcü Plus Giriş

Salgına karşı hijyen önlemleri

Yeni tip corona virüsünün (koronavirüs) salgın ilan edilmesiyle birlikte hem kendimizi hem çocuklarımızı bulaşıcı hastalıklara karşı korumak için alabileceğimiz önlemleri Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hilal Mocan’dan dinledik. İşte bulaşıcı hastalıklara karşı almamız gereken önlemler ve günlük hayatımızda yapmamız gereken temel değişiklikler...

09:00 -
Salgına karşı hijyen önlemleri

Yeni tip corona virüsü tüm dünyayı etkisi altına aldı. Bu virüse karşı diğer bulaşıcı hastalıklardan farklı olarak ne yapmalıyız?

Tüm bulaşıcı hastalıklarda olduğu gibi yeni tip corona virüsüyle karşı karşıya olduğumuz bu dönemde de en büyük önceliğimiz hijyen. Hem kişisel hijyenimize hem de yaşadığımız alanlardaki hijyene azami özen göstermemiz gerekiyor.

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hilal Mocan

El hijyenini sağlamak ve elleri sık sık yıkamak ilk günden beri vurgulanıyor. Kişisel hijyenimizi sağlamak için dikkat etmemiz gerekenlerden bahsedebilir misiniz? Başka neler yapabiliriz?

Hem kendimizi hem de çevremizdeki insanları koruma önlemi olarak kişisel hijyen çok önemli. Elleri yıkamak ise bu önlemin temelini oluşturuyor. Ellerinizi en az 20 saniye boyunca ve iyice ovuşturarak yıkamalı, iyice durulamalı, sadece sizin kullandığınız temiz bir havlu ile kurulamalı ve bu işlemi gün içerisinde sık sık tekrarlamalısınız. Su ve sabunun olmadığı durumlarda alkol bazlı temizleyiciler kullanabilirsiniz. Önemli olan ellerinizi temizlemeden ağız, burun, göz ve yüze dokunmamak.

Bulaşıcı hastalıklara karşı çocuklarımızı korumak adına nasıl önlemler alabiliriz?

Aslında yetişkin bireyler ve çocuklar için alınabilecek önlemler arasında temelde bir fark yok. Burada önemli olan çocuklara gerekli hijyen bilincinin kazandırılması. Onların da tıpkı yetişkinler gibi gün içerisinde sık sık ellerini en az 20 saniye süreyle sabun ve su kullanarak yıkaması gerekiyor.

Ebeveynlerin üzerine düşen ise doğru yıkama tekniklerini, temas edilmemesi gereken yüzeyler, öksürmeleri veya hapşırmaları durumunda yapmaları gerekenleri anlatmak. Çocuklarımıza öksürürken veya hapşırırken tek kullanımlık mendil ile ağız ve burunlarını kapatmaları ve ardından bu mendili çöpe atmaları gerektiğini öğretmeliyiz.

Yemeklerden önce ve sonra, tuvalete girmeden önce ve girdikten sonra, kirli bir zemine dokunduklarında ellerini yıkamayı öğütlemeliyiz; bunu yaptıklarından emin olmak için onları yakından gözlemleyebiliriz.

Çocukların kullandığı oyun alanlarını, masalarını, bilgisayar, telefon ve tablet gibi cihazlarını da gün içinde iki kez dezenfekte edebilirsiniz. Bu dönemde okulların tatil olması sebebiyle ve sosyal mesafeyi de korumamız gerektiği için çocuklar dışarı çıkmıyor. Ancak bir zorunluluk sebebiyle dışarı çıkmaları gerekirse de hijyen kurallarına dikkat edilmesi gerekiyor. Dışarıdayken hiçbir yere dokunmamaları, eve dönünce giysilerini çıkarıp ellerini sabunla yıkamaları, banyo yapmaları ve temiz kıyafetler giymeleri önemli. Dışarıda kullanılan giysileri ise 60 ila 90 derecede uygun bir deterjanla yıkayabilirsiniz.

Hiç dışarı çıkmıyor olsak da evlerimizde almamız gereken önlemler var mı?

Gereken sosyal mesafeyi sağlamak için hepimiz evlerimizdeyiz. Ama işin eve taşınması, okulların tatil edilmesi gibi durumlar sebebiyle evlerimizi daha sık kullanır olduk. Dolayısıyla yaşam alanlarımızın hijyenini sağlamak da önemli bir konu haline geldi.

Unutmamalıyız ki virüs taşıyan birinin öksürmesi veya hapşırmasıyla ağzından çıkan damlacıklar içinde yer alan yeni tip corona virüsünün ortamda üç saate kadar canlı kalabildiğini gösteren çalışmalar var. Bu süre virüsün indiği yüzeye göre farklılaşıyor. Araştırmalar plastik yüzeylerde beş gün, cam ve tahta üzerinde dört gün kadar yaşayabildiğini gösteriyor. Dolayısıyla yüzey temizliği şart.

Evlerde yüzey temizliğinin sağlanması hakkında önerileriniz var mı?

Bu noktada Dünya Sağlık Örgütü'nün de önerdiği klor, etkili bir dezenfektan. Klor içeren çamaşır sularını temizlik için kullanarak gerekli hijyeni sağlayabilirsiniz. Bunun için yarım çay bardağı ölçüsünde klorlu çamaşır suyunu beş litre suya eklemek yeterli. Tabii ki mutlaka ambalaj üzerindeki talimatları da dikkate almayı unutmamalıyız. En sık temas ettiğimiz yüzeylerin hijyenini bu şekilde sağlayabilirsiniz.

Hangi yüzeylerden bahsediyoruz?

Mesela masa, kapı kolları, elektrik düğmeleri, banyo ve tuvalet, musluk başları bunlardan yalnızca birkaçı. Buna ek olarak halı, kilim, koltuk gibi yüzeyleri de özel temizlik ürünleri veya sabunlu suyla silerek temizleyebilirsiniz.

Dışarı çıkmak zorunda kaldığımızda üzerimizde olan giysileri temizlerken nelere dikkat etmeliyiz?

Dışarıdan geldiğinizde giysilerin belirli bir alanda çıkarılmasını ve bu giysileri 12 saat havalandırmadan kullanılmamasını öneriyoruz. Dışarıda öksüren veya hapşıran biriyle temas etmeniz durumunda ise giysilerinizi ayrı bir poşetle saklayabilir ve ardından minimum 60 derece sıcaklıkta yıkayabilirsiniz.

Mümkünse kurutucuda kurutmayı tercih edebilirsiniz. Ayakkabılarınızı ise kapı dışında bırakın. Bırakamıyorsanız evde ayakkabılara özel kapalı bir alanda tutabilirsiniz. Gün içinde sık sık kullandığımız mobil telefonlar, bilgisayarlar, cüzdan, çanta gibi kişisel eşyalar da dezenfekte edilebilir.

Marketlere gidip ihtiyaçlarımızı karşıladığımızda eve getirdiklerimizi nasıl temizlemeliyiz?

Marketten satın aldıklarımızı taşımak için kendi alışveriş çantalarınızı götürmenizi öneriyorum. Buna ek olarak plastik poşetleri de eve sokmadan önce sabunlu bez veya dezenfektan ile silebilirsiniz.

Hijyen kadar önemli bir diğer konu da bağışıklık sistemimiz. Bağışıklık sistemimizi güçlendirmeye yardımcı olmak için neler önerirsiniz?

Doğru beslenerek, aktif kalarak, düzenli uyuyarak ve takviyelerle bulaşıcı hastalıklara karşı bağışıklığınızı destekleyebilirsiniz. Gıdalar açısından günde beş öğün taze meyve ve sebze ve protein yönünden zengin bir beslenmeden bahsediyoruz.

Yoğurt, kefir, yeşil salata, karabuğday ilave edilmiş pilav, bulgur pilavı, yeşil, sarı ve mor renkli sebzeler, lahana, soğan, sarımsak ilave edilen ev yemekleri, kemikli et ve tavuk suyuna yapılan çorbalar, yulaf ve diğer tahıllara öğünlerinizde yer vermelisiniz.

Ayrıca C vitamini, çinko, beta glukan bağışıklığınızı güçlendirmeye yardımcı olabilir. Bu önerilerimi hem yetişkinler hem de çocuklar için dikkate alabilirsiniz.

Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more