Sözcü Plus Giriş
AYTUNÇ ERKİN

Korona sonrası ekonomik buhrana çözüm Atatürk!

16 Nisan 2020

Atatürk, ekonomide tarım sektörüne çok önem veriyordu.

Uluslararası Para Fonu… Yani IMF (International Monetary Fund)… 1944 yılında ABD'nin New Hampshire eyaletindeki Bretton Woods'da kuruldu. 1947'de fiilen çalışmaya başladı. Merkezi Washington'da… 2. Dünya Savaşı sonrası, ekonomik anlamda ayakta kalan tek ülke ABD'ydi (altın stoklarından dolayı) ve dünyaya ‘yardım' elini de bu ülke uzattı! Ancak… Doğrudan yardım yerine, resmi kurumlarla çalışmak isteyen Amerika, IMF ve Dünya Bankası'nı kurdurdu… Yani yardımları yapan ABD'ydi ama görünüşte iki kurum üzerinden dağıtım yapıldı… Bugün de korona krizi sürecinde IMF'den destek alınıp alınmaması tartışılıyor…

İktidar, IMF konusunda net: “Yardım istenmeyecek…”

O zaman, IMF'nin hazırladığı son rapora bakalım…

Raporun adı: “Küresel Finansal İstikrar Görünümü: Kovid-19 Zamanında Piyasalar.” Rapora göre… IMF, Türk ekonomisinin bu yıl yüzde 5 daralacağını, 2021'de yüzde 5 büyüyeceğini öngördü. Türkiye'de işsizlik oranı ise yüzde 17.2'ye yükselecek.

Ekonomist Mahfi Eğilmez, sosyal medya hesabından raporu şöyle yorumladı: “IMF'nin 2020 tahminlerine göre ABD, Japonya, Almanya, Fransa, İngiltere, Kanada, Rusya, Brezilya, Meksika ve S. Arabistan resesyona girecek. İspanya, İsrail ve Yunanistan resesyonla deflasyon arası bir yerde olacak. Çin durgunluk yaşayacak. Türkiye ve İran slumpflasyona girecek.”

Resesyon… Ekonomide küçülme…  Yani… Üst üste iki çeyrekte Gayri Safi Milli Hasıla'nın küçülmesi…

Deflasyon… Fiyatların genel düzeyinde sürekli düşüş hali. Bu durumda paranın satın alma gücü yüksek.

Slumpflasyon… Mahfi Eğilmez'in dikkate sunduğu bu kavram ise ekonomik krizlerin en keskin olanı! Yani… Enflasyon yaşanırken ekonominin küçülmesi. Eğilmez Hoca diyor ki: “… Bir yandan enflasyonu düşürmeye uğraşırken bir yandan da ekonominin küçülmesini önce durdurmaya sonra da büyümeye döndürmeye yönelik bir ekonomi politikası uygulamak gerekmektedir. Bir yandan enflasyonu düşürmek, bir yandan büyümeye geçmek, bir yandan bunlara eşlik etmesi büyük olasılık içinde olan işsizlik artışını engelleyip istihdamı artırabilmek birbiriyle çelişen hedeflerdir.”

Peki Türkiye ne yapacak? Kaynak nerede? Esas soru bu!

IMF'den yardım kabul edilmiyorsa, alternatif ne?

Ekonomide, üretim ve tarım öncelik olmazsa sorun büyür

Depresyon… Psikiyatride sürekli üzüntü halinde olma…

Depresyon hastalığı… Ekonomide yüksek işsizlik, düşük üretim ve yatırım… Toplam yatırımlarda azalma, rantiyeciliğin yaygınlaşması, borsada yaşanan çöküşler vs…

1929 ekonomik buhranında ABD'de çıkan gazeteler.

Örneğin… 1929 Büyük Ekonomi Buhranı… Dünyada 50 milyon insan işsiz kaldı… Toplam üretim yüzde 42 oranında azaldı… En önemlisi ise dünya ticareti de yüzde 65 oranında geriledi. Amerika'da da… 24 Ekim 1929 Perşembe günü borsa dibe vurdu. 1929 yılının fiyatlarıyla 4.2 milyar dolar yok oldu. 4 bine yakın banka battı, binlerce insanın mal varlığı yok oldu. Açlık yaşandı vs…

Peki Türkiye ne yaptı?

Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşları, devlet eliyle sanayileşmeye öncelik verdi… Kamu ve özel sektör beraber çalışacaktı… İthalat azaltılmaya çalışıldı, dış ticarette kliring (denkleştirme) ve trampa (takas/malın malla değişimi) sistemleri uygulandı. Türk parasının istikrarını korumak için Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası kuruldu. Tarım ülkesi Türkiye, çiftçisini korudu ve devlet, çiftçiden doğrudan alım yapmaya başladı. Böylece ürün fiyatlarının düşmesi engellendi. Yerli malı kullanımını teşvik için Milli İktisat ve Tasarruf Cemiyeti kuruldu. Lozan Antlaşması ile Türkiye'nin üstlendiği Osmanlı borçları için yeni bir ödeme planı yapıldı.

SONUÇ: Koronavirüs sonrası muhtemel bir depresyon dünyayı bekliyor… Dünya önlemlerini alırken iki model karşı karşıya gelecek. Birisi ‘liberalizm' diğeri ise üretime önem veren, tarımına sahip çıkan, yani halkını önceleyen ‘karma ekonomi'!

Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more