Sözcü Plus Giriş
AYTUNÇ ERKİN

Koronavirüs sonrasında yeni dünyayı kim kuracak?

11 Nisan 2020

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'nın açıkladığı ‘Hayat Eve Sığar' adlı teknolojik uygulamanın detayları önemli… Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'nun (BTK) desteğiyle Türk Telekom, Turkcell ve Vodafone iş birliğinde hazırlanan uygulama şöyle olacak: Testi pozitif çıkan hastalar bu uygulamayı zorunlu olarak telefonlarına yükleyecek. Böylece, karantina koşullarına uyup uymadığı takip edilecek. Hasta olmayanlar da telefona uygulamayı yüklediğinde Kovid- 19 virüsünün nerede yoğun olduğuna dair sinyal alabilecek.

Peki, salgının ilk başladığı Çin ne yapmıştı? Hastalarını yakından takip eden teknolojiyi kullanmıştı! İşte esas tehlike burada… Nasıl mı?

Çin halkı telefon üzerinden denetleniyor.

Şanghay Üniversitesi'nde akademisyen olan ve aynı zamanda Independent Türkçe'de yazan Nurettin Akçay'ın, “Gelecekte bizi nasıl bir dünya bekliyor: Aslında biliyoruz!” başlıklı yazısı dikkat çekici. 4 Nisan günlü yazı bizi bekleyen tehlikeyi, yani İngiliz istihbaratının yazarı George Orwell'ın “1984” kitabında abartılı bir şekilde anlattığı “Stalin'in Sovyetler Birliği”nin, Çin'de nasıl uygulandığını anlatmış! Aslında okuyacağınız bu cümleler yeni değil! Neden mi? WikiLeaks'ın kurucusu ve şu an İngiltere'de tutuklu bulunan Julian Assange, akıllı telefonlar başta olmak üzere, sosyal medya hesaplarından her an ‘gözetlendiğimizi' anlatmıştı. Bu sadece Çin'e has değil, ABD, İngiltere, İsrail gibi ülkeler, “Büyük abinin gözleriyle” bizi zaten takip ediyor!

Karekod ve hayat…

O zaman gelin akademisyen Nurettin Akçay'ın tespitlerine bakalım: “Metrodan aşağı iniyor, telefonumdan karekod uygulamasını açıp bilet kontrol cihazına okuttuktan sonra hızlıca gelen trene yetişmeye çalışıyorum. Metrodaki internet, evimdeki internetten daha hızlı olduğu için yaklaşık 45 dakika süren yolculuğumun nasıl geçtiğini fark etmeden Jing'an Temple istasyonundan inerek, ikinci hatta aktarma yapıyorum. Mini bir markete girip içecek bir şeyler alıyor ve ödemeyi her zaman olduğu gibi ‘WeChat Pay' ile yapıyorum. Zaten Çin'de en son ne zaman para kullandığımı dahi hatırlamıyordum. Çin'de sistem teknoloji kullanımını öyle ciddi bir şekilde teşvik ediyor ki isteseniz dahi bundan uzak kalamıyorsunuz. Küresel salgınla birlikte Çin'de çok yeni teknolojiler kullanılmaya başlandı. Öyle ki sadece 3 aylık bu süreçte, Çin yönetimi 2000 yeni teknolojiden faydalandı.”

George Orwell'ın kitabı “1984” film de yapılmıştı.

Gözetleme toplumu…

Nurettin Akçay, Çin deneyini anlatmayı şöyle sürdürüyor: “Çin, uzun bir süredir vatandaşlarının davranışlarını ‘sosyal güven' başlığı altında sıralayarak büyük bir puanlama sistemi kurmuş durumda. Sistem şahıslara sahip oldukları puanlara göre ödül veya ceza veriyor. Devletin belirlediği kurallara uyanlar ödüllendirilecek. Kurallara uymayanlar cezalandırılıp teşhir edilecekti. Basitçe anlatmak gerekirse; bankaların kara listesi olduğu gibi artık devletlerin de kara listeleri olacak. Kara listeye girenler birçok ayrıcalıktan faydalanamayacak. Seyahat ve sağlık hakları dahi kısıtlanabilecek.”

SİSTEM KORKUTUCU

“Çin'de yüz tanıma sistemine sahip kameralar her yerde. Yapay zekanın da dâhil olduğu sistem korkutucu. Bilim kurgu gibi gelse de her şey gerçek. Sistem aynı anda yüzlerce kişiyi analiz ediyor. En önemli kısım sistemin psikolojik analizler yapabilmesi. Kamera görüş alanında bulunan bütün insanları tanımlıyor. Sakin mi sinirli mi olduğunu, yüzündeki mutluluk oranını, üstünde nasıl bir elbise olduğunu, saç rengini, cinsiyetini, adını soyadını hatta ırkını bile anında tespit edebiliyor. Sistem herkesi izliyor, tanıştıkları diğer kişileri belirliyor ve iki hafta boyunca takipte kalabiliyor.

SORU ŞU: Teknolojiyle birlikte insanların hayatını ‘kontrol eden' bu yapay sistem mi kazanacak yoksa doğayla yaşamak isteyen, hukuk, eşitlik ve bağımsızlık diyenler mi?

Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more