Sözcü Plus Giriş
AYTUNÇ ERKİN

Org. Hurşit Tolon SÖZCÜ’yü aradı ve şöyle dedi: Beni cezaevine attıran FETÖ’nün gizli tanığı Onbaşı İlker Çınar nerede?

16 Ekim 2020

Dün sabah saatlerinde emekli Orgeneral Hurşit Tolon'un telefonuyla güne başladım…

Tolon Paşa, “Yazını okudum ve heyecanlandım. Ahmet Zeki Üçok'un yattığı 3 yıl için kazandığı tazminatının iptali için verilen dilekçede ‘Üçok hukuka uygun cezaevinde yatmış' cümlesinden sonra seni aramak istedim. Bir bilgiyi paylaşmak istedim” dedi… Hurşit Tolon önce, SÖZCÜ'nün Fetullahçı Terör Örgütü'ne karşı verdiği mücadeleyi övdü ve “Savaş veriyorsunuz. Başınıza neler geldi anlamak mümkün değil” dedi.

Peki Org. Hurşit Tolon beni neden aradı?

Tarih: 3 Temmuz 2008.. SÖZCÜ, Tolon Paşa'nın tutuklanmasını böyle manşete taşıdı.

Hatırlayın… 13 yıl önce…

Malatya'da Niyaz-i Mısri Mahallesi Ağbaba İşhanı'nın üçüncü katındaki Zirve Yayınevi'nde çalışan Alman Tilman Ekkehart Geske ile Necati Aydın ve Uğur Yüksel, 8 Nisan 2007'de boğazları kesilerek öldürülmüştü. Cinayetlerin işlendiği gün yayınevine giden polisler, zanlılar Salih Gürler, Cuma Özdemir, Hamit Çeker ve Abuzer Yıldırım'ı olay yerinde yakalamıştı. Yayınevinin penceresinden kaçmaya çalışırken düşerek yaralanan Emre Günaydın ise İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi'nde tedavi edildikten sonra tutuklanmıştı.

Orgeneral Hurşit Tolon da 1 Temmuz 2008'de gözaltına alınıp tutuklandı. 7 ay Kandıra ve Silivri Cezaevi'nde tutuklu kaldı. Sonra 12. Ağır Ceza Mahkemesi nöbetçi hakimi Nejat Ede tarafından delil yetersizliğinden serbest bırakıldı.

Zirve Yayınevi katliamı Mart 2011'de Ergenekon soruşturması kapsamına alındı. 17 Mart 2011'de dönemin Malatya Jandarma Alay Komutanı olan emekli Albay Mehmet Ülger'in de aralarında bulunduğu 20 kişi gözaltına alındı.

10 Ocak 2012'de Hurşit Tolon bir kez daha tutuklandı. Bu kez Ergenekon'dan…

Bitmedi…

Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesi, Org. Hurşit Tolon'un da aralarında bulunduğu dört kişi hakkında 10 Ocak 2013 Cuma günü tutuklama kararı verdi. Tolon Paşa, 1.5 yıl cezaevinde yattı…

Sonra…

9 yıl 5 ay 10 gün süren yargılamanın ardından 28 Eylül 2016 günü verilen kararda… 2. ek iddianameyi hazırlayan savcıların meslekten ihraç edildiğini, yargılamayı yapan hakimlerin meslekten ihraç edildiğini, FETÖ kapsamında tutuklandıklarını… Kod adı Deniz Uygar olan gizli tanık İlker Çınar'ın (Uzman Onbaşı ve eski misyoner papaz) suç uydurduğunu, yalancı şahitlik yaptığını, mahkemeye sunduğu belgelerin sahte olduğunun ortaya çıktığını dile getirdi. Mahkeme heyeti, davaya sonradan dahil edilen 8 asker 2 sivil hakkında tüm suçlamalardan beraat kararı verdi.

Peki bu davanın gizli tanığı İlker Çınar nerede?

Uzman Onbaşı ve papaz!

Şimdi söz sırası Hurşit Tolon'da…

“Malatya'daki cinayet hukuk tarihine geçti. 2007'de yaşanan bu olaydan sonra yıllar geçti… FETÖ, Zirve Yayınevi kumpasına herkesi dahil etti. Peki nasıl dahil etti? 1993 yılında TSK'dan disiplinsizlik nedeniyle atılmış bir uzman onbaşı buldular: İlker Çınar. Gizli tanık yaptılar. Tarsuslu… Beş ay hapiste yatmış. Mahkeme esnasında adamın dosyasını biz bulduk. Mahkeme bulmadı. Bizi bu cinayeti azmettirmekle suçladı bu alçak.”

Org. Tolon, FETÖ kumpaslarından yıllarca yargılandı.

 ÖZ VE KANSIZ'IN DİLEKÇELERİ

“Bu onbaşı sonra papaz olmuş, para kazanmış ve sonra tekrar Müslüman olmuş. Mahkemelerde verdiği ifadelere bakın. Biz savunma yapıyorduk, aylarca çalışıp gerçeği anlatıyorduk. Mahkeme bu adamı konuşturup, bizim söylediklerimizi çürütmek için harekete geçiyordu. Yalanlarla, dilekçe veriyordu İlker Çınar. Bu dilekçeleri o Zekeriya Öz, Cihan Kansız gibi savcılar yazıp onbaşıya veriyorlardı.”

İFADE VERİRSE NELER ÇIKACAK

“Davalar bitti… Beraat ettik. Peki bu İlker Çınar'a ne oldu? Suç uydurduğu, yalancı şahitlik yaptığı, mahkemeye sunduğu belgelerin sahte olduğu ortaya çıktı, dava açıldı ve ceza aldı! Adama ne oldu? Ben İlker Çınar'ın peşindeyim. Ne oldu bu adama? Bu adamın yargılanıp hak ettiği cezayı alması gerekiyor. Bu yetmez. Yargılanırken neler anlatacak, neler çıkacak! Kim getirdi, kim besledi, kim dilekçeleri yazdırdı, kim para verdi? Ben bunu merak ediyorum.”

İlker Çınar korunuyor mu?

“Nihayet öğrendim. 2016'da, Malatya'da, bu adamla ilgili soruşturma dosyası açılmış. Dosyanın numarası 2016/2517… Kamu davası… İfadesi var mı? İfadesi yok ortada! 4 yıldır ortada yok! İlker Çınar kaçtı mı? Birileri tarafından korunuyor mu? Endişem bu! 15 Temmuz'dan sonra itiraflarda bulundu ve yok oldu ortada. Alçak İlker elini kolunu sallayarak dolaşıyor! İlker önemli değil, vereceği ifade önemli. İlker Çınar'ı ne yaptılar? Beni içeri attıran… Birçok subayı suçlayan… Ben bu ithamlarla 1.5 yıl yattım. Senin yatmana sebep veren adam dolaşıyor. Bu adamı devlet bulmalı.”

FETÖ'nün gizli tanığı İlker Çınar

Ekmek ve su çürüdü

“Önce ekmekler bozuldu, sonra her şey… Çünkü yeryüzünde savaş vardı. İnsanlar sebebini bilmeden, düşünmeden ölüyor, öldürüyorlardı. Savaş kelimesi dünyanın her yerinde en çok kullanılan söz olmuştu. Radyolarda marşlar, nutuklar şaşkın insan sürülerinin üzerine savruluyor, gazeteler korkuyla okunuyordu…”

Oktay Akbal'ın ilk öykü kitabının adı: Önce Ekmekler Bozuldu…

Kitabın önsözünde şöyle der Akbal: “…Önce Ekmekler Bozuldu adını taşıyan ilk kitabımı da 1946 yılında, annemin sattığı Tophane'deki evin parasıyla kendim bastırmıştım. İki yüz liraya, bin beş yüz tane. Her biri altmış kuruş. Kendim dağıtmıştım…”

Ekmeğe yapılan zammın ardında aklıma ilk gelen cümleydi:

Önce ekmekler bozuldu…

Sonra da ‘Işıklar yanıyor' tartışması başladı ve Ahmet Telli'nin ‘Su Çürüdü' şiirini mırıldandım:

Bataklıktaki suyun da bir su yanı vardır

Çürüyen bir bedenin bile dayanılabilir

kokusuna/ Kutuda kalan son bir yudum su

bu bile değildi artık. Küstü, öldürdü kendini su

Su çürüdü… Adımdan gayrısını bilmiyorum…

Evet… Hukuk çürüdü… Ekmek çürüdü… İnsan çürüdü…

Bu sitsem artık kendisini taşıyamıyor! Yalanlarla nereye kadar sürecek, kimse bilmiyor!

Bildiğimiz ise…

TÜİK'in rakamları doğru mu?

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Temmuz 2020 Hane Halkı İşgücü Araştırması (HİA) sonuçlarını 12 Ekim 2020'de açıkladı. Temmuz 2020 verileri salgının en yoğun geçtiği nisan ve mayıs aylarından sonra kısmi bir gerilemenin görüldüğü ve ekonominin açıldığı dönemi yansıtıyor.  TÜİK'e göre dar işsizlik oranı 0.5 puanlık azalış ile yüzde 13.4 seviyesinde gerçekleşti. Türkiye genelinde
işsiz sayısı 2020 Temmuz döneminde geçen yılın aynı dönemine göre 369 bin kişi azalarak 4 milyon 227 bin kişi oldu.

Peki bu rakamlar doğru mu?

DİSK'in açıkladığı rapora göre: “TÜİK açıkladığı dar tanımlı işsizlik oranı ve işsiz sayısı ile Covid-19'un yarattığı tahribatı yansıtmaktan oldukça uzaktır. Nisan 2020'den bu yana uygulanan işten çıkarma yasağı nedeniyle dar tanımlı işsizlik verileri işgücü piyasalarındaki gerçek tabloyu yansıtmıyor.”

Peki durum ne?

İşsiz sayısı: 9.8 milyon

DİSK, “TÜİK'in işsizlik hesaplama tekniğinin yetersizliğinden kaynaklanan bir sonuç” diyor açıklanan
rakamlar için ve
gerçek rakamları kamuoyuna sunuyor:

Temmuz 2020'de de Covid-19 ve ekonomik krizin işgücü piyasaları üzerindeki tahribatı sürüyor.

– DİSK-AR, Ulusla arası Çalışma Örgütü ILO'nun yöntemini esas alarak Covid-19'un yarattığı gerçek istihdam kaybını ve işsizliği hesapladı.

Covid-19 etkisiyle revize edilmiş geniş tanımlı işsiz sayısı ve iş kaybı Temmuz 2020'de 10.4 milyon olarak gerçekleşti!

– Revize edilmiş geniş tanımlı işsizlik ve iş kaybı yüzde 29.1 olarak hesaplandı.

Covid-19 Temmuz 2020'de en az 1 milyon 879 bin yeni eşdeğer istihdam kaybına yol açtı.

– Geniş tanımlı işsiz sayısı 9.8 milyona yükseldi.

Geniş tanımlı işsizlik oranı yüzde 27.3 olarak gerçekleşti.

– İstihdam bir yılda 1 milyon 254 bin kişi azaldı.

İstihdam oranı yüzde 43.5'e geriledi.

– İşbaşında olanların sayısı son bir yılda 1 milyon 333 bin kişi azaldı.

Ümitsiz işsizlerin sayısı bir yılda 614 binden 1 milyon 335 bine yükseldi.

– Kadın işgücü yüzde 7.5, kadın istihdamı yüzde 6.3 azaldı.

SONUÇ: Su çürüdü!

Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more