Sözcü Plus Giriş
AYTUNÇ ERKİN

Savcılık yaptığının doğru olduğunu göstermek için vahim bir tablo sunuyor

28 Nisan 2020

Emekli Hakim Albay Ahmet Zeki Üçok, Barışlar hakkında istenen cezaya ve iddianameye isyan etti:  

MİT Kanunu'na muhalefetten tutuklanan Barış Terkoğlu, Barış Pehlivan ve diğer gazeteciler 19 yıla kadar hapis cezasıyla yargılanacak. Çünkü… Suçlamalardan biri de ‘Devletin gizli kalması gereken bilgilerini açıklamak'… Başlıktaki tespiti yapan hukukçu Üçok, “Bu iddianame hukuki eleştirilere ve hukuki değerlere karşı yapılmış agresif bir saldırıdır” dedi

Tarih 5 Mart 2020… Cumhuriyet Gazetesi yazarı ve Odatv Haber Müdürü Barış Terkoğlu ile  gazeteci Hülya Kılınç tutuklandı.

Tarih 6 Mart 2020… Odatv Genel Yayın Yönetmeni Barış Pehlivan tutuklandı.

Tarih 9 Mart 2020… Yeniçağ Gazetesi yazarı Murat Ağırel tutuklandı.

Şimdi Silivri Cezaevi'nde yatıyorlar. Tutuklanmalarına neden olan haber ise Libya'da şehit olan MİT personelini ifşa etmek, cenaze törenlerini yayınlamak vs… Tahliye talepleri reddedildi…

Tarih 24 Nisan 2020… İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Libya'da hayatını kaybeden Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) mensubunun cenaze töreniyle ilgili haber yaptıkları için MİT Kanunu'na muhalefetten tutuklanan 6 gazeteci hakkındaki soruşturmayı tamamladı. Avukatların görmediği iddianameye ilişkin haber, bazı gazetelerin internet sitesinde yayınlandı. Şüpheliler, iddianamenin kabul edilmesi halinde MİT Kanunu'nun 27. Maddesi ile ‘Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgileri' açıklama suçunu düzenleyen Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 329. Maddesi'ni ihlalden, 7 yıldan 19 yıla kadar hapis cezasıyla yargılanacak.

Emekli Hakim Albay Ahmet Zeki Üçok, yazarımız Aytunç Erkin'e konuştu. Balyoz kumpasında 5 yıl tutuklu kalan Üçok, gazetecilerin hapse atılmasına tepki gösterdi.

2009'DAKİ GECE YARISI OPERASYONU

Emekli Hakim Albay ve Balyoz kumpası mağduru Ahmet Zeki Üçok ile gazetecilerin tutuklanmasını, infaz yasasını, yasaya eklenen MİT Kanunu'nu ve süreci konuştum. Söz Üçok'ta: “… MİT Kanunu veya başka kanunlar da kapsam dışı bırakılabilir. Ancak o gece yarısına kadar hiçbir partinin gündeminde olmayan, tasarıda yer almayan ve hiçbir platformda tartışılmayan MİT Kanunu'nun gece yarısı verilen bir önerge ile kapsam dışı bırakılması, herkesin aklına sert söylemleri olan Barış Terkoğlu ve Barış Pehlivan'ı cezalandırmak için yapılmış bir düzenleme olabileceği düşüncesini getirdi. Hatta bazıları bunu 25 Haziran 2009 da benzer şekilde gece yarısı verilen bir önerge ile Askeri Mahkemeleri devre dışı bırakan yasa değişikliğine benzettiler.”

MİT KANUNU NE ZAMAN DEĞİŞTİ?

Herkesin kafasında şu soru var: Denetimli serbestlik süresi üç yıla çıkarılmasına rağmen Barışların avukatlarının yaptıkları tahliye talepleri reddedildi. Sorun neydi? Söz, Ahmet Zeki Üçok'ta: “Barışlar ile Murat Ağırel ve Hülya Kılınç'ın tutuklanmasına gerekçe yapılan MİT Kanunu'nun 27'nci maddesi, 17 Nisan 2014 tarihinde yapılan değişiklikten önce sadece MİT görev ve faaliyetlerine ilişkin evrak ve malumatı ifşa etmeyi suç sayıyordu. Ancak, 2014 tarihinde yapılan değişiklikle, evrak ve malumata ilave olarak MİT mensupları ve ailelerinin kimlik, görev ve faaliyetlerinin ifşa edilmesini ve ifşanın yanı sıra bu kişi ve bilgilerin her türlü vasıta ile yayınlanmasını, yayılmasını veya açıklanmasını da suç kapsamına almıştır.”

VAHİM TABLO İDDİASI

“Önemli bir gelişme yaşandı… Geçen hafta iddianamenin yazıldığı ve MİT Kanunu'nun yanı sıra TCK'nın 329'uncu maddesinde yer alan ‘Devletin güvenliğine ve siyasal yararlarına ilişkin bilgileri açıklamak' suçundan da cezalandırılmaları talep edildi. Bu ne demek?” dedim. Üçok şöyle değerlendirdi: “MİT mensubu şehidimizin ve ailesinin kimlik bilgilerinin yayınlanması nedeniyle Barış Terkoğlu ve arkadaşlarının tutuklanmaları kamuoyunda ve hukuk çevrelerinde çok eleştirildi. Tutuklanmaların ve sonrasında tutukluluk hallerinin devam ettirilmesinin hukuka uygun olmadığı üst perdeden eleştirilince, savcılık makamı kendince bir savunma mekanizması geliştirerek, yaptığının doğru olduğunu göstermek için suç yoğun, vahim bir tablo sunuyor. Eğer iddianame ile ilgili basında yer alan bilgiler doğruysa, bu iddianame, hukuki eleştirilere ve hukuki değerlere karşı yapılmış agresif bir saldırıdır.”

AİLENİN CAN GÜVENLİĞİ…

Peki… Ne olacak şimdi. Dışarı çıkamayacaklar mı? Üçok, çarpıcı bir ayrıntıya dikkat çekti: “Savcılık makamı şehit haberinin Odatv'de yayınlanması ile ilgili olarak şüpheliler hakkındaki tüm tutuklama taleplerinde ve tutuklama kararında; aynen yazıdan alıyorum; ‘… MİT mensubu şehidin yürütmüş olduğu görev itibari ile ailesinin can güvenliğinin tehlikeye düşürüldüğü… Bu eylemin MİT faaliyetleri yanında şehit yakınlarının dahi can güvenliklerini tehlikeye düşürebilecek aleniyette yapılmış oluşu…' diyor. Temel suçlama, şehit MİT mensubumuzun ve ailesinin kimlik bilgilerinin açıklanması suretiyle, aile üyelerinin can güvenliğinin tehlikeye düşürüldüğüdür. Burada ilgili yani mağdur olanlar şehidimizin ailesidir. Annesi ve babasıdır.”

ŞEHİDİN AİLESİNİN ŞİKAYETİ YOK

Bunu neden anlattığını sorduğumda Üçok önemli bir bilgi verdi: “Şehidimizin cenaze töreni 19 Şubat 2020'de aile yakınlarının, köy halkının, siyasi parti temsilcilerinin, kaymakamın, MİT mensuplarının aralarında bulunduğu birçok kişinin katılımı ile yapılıyor. 23 Şubat 2020 tarihinden itibaren, şehidimizin MİT mensubu olduğuna, Libya'da şehit olduğuna dair haberler ve fotoğraflar sosyal medyada paylaşılıyor. 26 Şubat 2020 tarihinde İYİ Parti Milletvekili Ümit Özdağ, TBMM'de şehitlerimizin ismini vererek sessiz sedasız şekilde cenaze töreni yapılmasından bahsederek sitem dolu bir konuşma yapıyor. Odatv'deki haber 3 Mart 2020 tarihinde yayınlanıyor. 4 Mart 2020 tarihinde İstanbul Savcılığı kendiliğinden harekete geçiyor. 19 Şubat ile 4 Mart arasında geçen tam olarak 14 gün süresince can güvenliği tehlikeye düşürülerek mağdur olduğu iddiası ile şu ana kadar dört kişinin tutuklanmalarına gerekçe yapılan şehidimizin anne ve babasının tek bir itirazı, sosyal medya açıklaması, şikayeti, polise ya da savcılığa müracaatları yok.”

HUKUKA UYGUNLUK SEBEBİ

Hukuki durumu nasıl etkiliyor bu? Ailenin rızası ne demek? Cezasızlık mı söz konusu… Hukukçu Ahmet Zeki Üçok tane tane anlattı: “Rıza, belirli bir durum ve olguyu onaylama, isteme, teşvik etme, kabullenme ve bu durumların varlığına ilişkin olarak izin ve/veya icazet verme anlamlarını taşımaktadır. Kısaca açıklamaya çalıştığım üzere şehidimizin ailesi, evlatlarının defnedildiği 19 Şubat 2020 ile tutuklamaların başlatıldığı 4 Mart 2020 tarihleri arasında geçen tüm yayınlara sessiz kalarak zımnen rıza göstermişlerdir. Bu durum TCK'nın 26/2. maddesi ve Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nce kabul edilen hukuka uygunluk sebebidir. Hukuka uygunluk sebebi varsa ceza verilemez.”

GÖREV, ŞEHİDİMİZİN AİLESİNDE

Soru şu: Peki ne yapılmalı? Balyoz mağduru Üçok net konuştu: “Burada görev şehidimizin ailesine yani anne ve babasına düşmektedir. Zımni olarak ortaya koydukları rıza beyanlarını, bu tutuklamaların ve hatta bundan sonra meydana gelmesi muhtemel tutuklamaların önüne geçmek için herkesin anlayabileceği şekilde açıkça ifade etmeliler. Cenaze törenine katılımı, başta mahalle muhtarının yaptığı olmak üzere sosyal medyada ve basında yapılan yazılara bir şey demediklerini açıklamalılar. Bakın ben yaklaşık beş yıl hapis yattım. Hapse girdiğimde biricik kızım ortaokula gidiyordu. Ben kızımın ne ortaokul ne de liseden mezuniyetlerini göremedim. Bunun ne kadar acı verici olduğunu çekmeyenler bilemez. Bu nedenle ben şehidimizin ailesinden rica ediyorum…  Lütfen bir basın kuruluşuna ya da tanıdıkları bir gazeteciye ta başından bu yana sessiz kalarak rıza gösterdiklerini açıklasınlar veya sosyal medyadan duygularını paylaşsınlar. Şehidimizin ailesi, evlat acısını en iyi bilen ana babalar olarak, belki kendi acılarına bir çözüm bulamayacak ama bu tutuklamalar nedeniyle küçücük evlatlarından ayrı bırakılan babaların acılarını dindirebilir. Herkese gösterin bu vatan için canını feda edecek kadar kahraman evlatlar yetiştiren yüce gönüllü bir şehit annesi, babası olduğunuzu.”

Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more